lucio fulci top-ten

Yaşamının büyük bir bölümü İtalyan tür sinemasına ürün vererek geçirmiş bir büyük ustanın upuzun filmografisinde, korku gerilim alt türünde çektiği filmleri içinden cımbızla çektiğimiz 10 tanesi kendi aralarında sıralandı. Oldukça çekişmeli geçen sıralama esnasında bazı filmlerin gözü çıktı, bazı filmlerin bandı koptu. Ama olsundu. Gore, gerilim ve gizem üstadı Lucio Fulci‘ye değerdi.

Tuğba Keleş Tuğba Keleş & Murat Ocakcan Murat Ocakcan

sette note in nero

1. Sette Note in Nero (The Psychic) 1977

Psişik güçlere sahip Virginia’nın (Jennifer O’Neill), gündüz düşlerinin peşinde bir gizemi çözme telaşı. Fulci’nin gerilim, kurgu ve görselliği bir zanaatkar edasıyla dengelediği ustalık dönemi eseri. Seyirciyi ters köşeye yatıran mükemmel bir film. Adeta bir başyapıt. Tevekkeli değil bizim de listemizin 1 numerosu!

 A-LIZARD-IN-WOMANS-SKIN

2. Una Lucertola con la Pelle di Donna (A Lizard in a Woman’s Skin) 1971

Pastel renkli 70’lerin başlangıcını 68’in ertesinden kalan renklerle bezeyen, öykünün geçtiği mekanları mükemmel kadrajlarla ön plana çıkaran, kabuslarla psikanalizin sularında gezen Carol’un (Florinda Bolkan) cinai hezeyanlarının tezahürü. Erotizm ve cinayeti bir araya getiren film, Fulci’nin kamera oyunlarıyla bir sanat eserine dönüşüyor.

non si sevizia un paperino

 3. No si Sevizia un Paperino (Don’t Torture a Duckling) 1972

Fulci’den bir köy giallosu. Türün şehirlilik ve beynelmilellik temelinde yükselen anlatı örgüsünü köye taşıyarak, Fulci’nin popüler alt türlere her zaman kendine özgü dokunuşlarla yaklaştığını kanıtlayan bir film. Köydeki çocuk ölümleri ve voodoo bebekleri. Florinda Bolkan’ın asilliği, Barbara Bouchet’in şuhluğu ve Tomas Milian’ın asiliği. Başka bir şey eklemeye gerek var mı?

4. …E Tu Vivrai nel Terrore! L’aldilà (The Beyond) 1981

Yapıların bodrum katlarının iyi kontrol edilmesi ve bakılması gerektiğinin kanıtı film. Cehennemin Kapıları üçlemesinin (City of the Living Dead, The House by the Cemetery) ikinci filmi. Fulci’nin korku dehası olduğunun göstergesi. Cehennemin yedi kapısından birinin açılmasıyla ortaya çıkan kötülük silsilesi. Doğaüstü güçler, kötümser final. Bu filmi neden 1 numaraya almadık ki?

5. Quella Villa Accanto al Cimitero (The House by the Cemetery) 1981

“Evlerinin önü boyalı yatır, gel kes beni Fulci satır satır” adlı türkünün kaynağı. Kötülüğün merkezi yine mimari, yine bir bina. Görsel efekt uzmanı Fulci, adeta döktürüyor.

Jean Sorel ve Marisa Mell
Jean Sorel ve Marisa Mell

6. Una sull’Altra (One on the Top of the Other) 1969

Sofistike entrikalar yumağı. Zengin muhitte geçen klas bir giallo. İşin içinde hayat sigortası varsa bebeğim, aşkı unutmaya inan ki gebeyim. Paranın olduğu yerde huzurun kalmayacağının kanıtı. Akıl karıştıran oyunlar, erotik esinlemeler, kızlar için Jean Sorel, erkekler için Marisa Mell.


7. The Black Cat 1981

Kedili vahşet yumağı. Kedi deyince hayatı duranlardansanız daha fazla yazmaya gerek yok demektir.

zombi_2_

8. Zombi 2 1979

Vahşetiyle zombileri sevdiren güzelleme. Ara açıp, hasetlik çıkaran bir sinema hatırası. Birincisini görmeden ikiyle piyasayı altüst eden film. Tropikal bir adada gizem içinde kaybolan babasının peşinden giden genç kadının zombilerle sınanması.

9. Paura nella Città dei Morti Viventi (City of the Living Dead) 1980

Fulci’yi dünya piyasasına tanıtan Zombiliboylardan bir diğeri. Amma velakin asıl Cehennemin Kapıları üçlemesinin ilki. Ölenler ve dirilenler. Kısaca “Aşağıdakiler, Yukardakiler”.

10. Lo Squartetore di New York (The New York Ripper) 1982

Büyük kentin seri katil ve genç kadın çilesine Fulci yaklaşımı. Kanlı bir slasher evrakı. Türküde de söylendiği gibi; Gore gore olmuş dalaklarım kanıyor.

 

Paylaş

HENÜZ YORUM YOK