11. !f İstanbul Uluslararası Bağımsız Filmler Festivali yarın başlıyor. Festivallerin Uzakdoğu didikçisi olan Tuğba ise, naçizane listesini okuyucusuyla paylaşıyor.

 Tuğba Keleş

Film seçerken çok titiz davranıyorum diyerek hava atmak isterdim ama haftanın 6 günü çalışan bir kölenin kriterleri ne kadar titiz olabilir? Dolayısıyla önce zaman, sonra Uzakdoğu yapımı olmaları ön koşuluyla kendime oluşturduğum ufak listeyi, bu hafta yazım olarak siz sevgili okuyuculara çaktırmadan yutturmak istiyorum… Yorgunuz arkadaşım…

Çok şükür festival Uzakdoğu menşeili filmler açısından bu yıl pek bereketli. Film seçerken konuya fazla odaklanmayan biri olarak, o çok merak ettiğinizi (!) bildiğim kriterler eşliğinde seçtiğim filmleri listeliyorum.

  • Kendine has yönetmen, Katsuhito Ishii’nin elinden çıktığı ve Masanobu Ando gibi bir “dilber” barındırdığı için Sumagurâ: Omae no Mirai o Erabu / Kaçakçı.
  • Erkekler arası dostluğun izinde şiir gibi aksiyon filmleri ile sevdiğimiz Johnnie To’nun filmi olduğu için Si Piu-Kuralsız Hayat.
  • Manganın önemli isimlerinden Yoshihiro Tatsumi’yi anlattığı için Eric Khoo’nun yönettiği Tatsumi.
  • Ekranda garip şeyler seyretmeyi deneyimlemeyi sevdiğim için İspanyol yapımı Finisterrae.
  • Festivallerde kült filmleri seyretmeyi desteklediğim için Les Yeux sans Visage.
  • Seyircisine şiddet uygulamayı seven Sion Sono’nun Nefret Üçlemesinin son filmi olduğu ve üçleme-beşleme ve gözlemeleri eksik bırakmaktan hoşlanmadığım için Koi no Tsumi-Aşk Suçları. Nöbetçi Sinema bölümünde gecenin kör saatlerinde gösterilecek olan filmden çıktıktan sonra ruhunuzu temizlemek biraz zaman alabilir, benden uyarması.
  • Son yılların en ilginç bulduğum komedyeni Hitoshi Matsumoto’nun son filmi olduğu için Saya Zamurai-Kılıçsız Samuray. Film hakkında daha önce yazdığım yazıyı şuradan okuyabilirsiniz.
  • Takashi Miike isminin zikredilmesinin seyretmek için yeterli olabileceği ama bunun yanında ilginç bir Nintendo Ds oyununun uyarlaması olması dolayısıyla Gyakuten Saiban-Dava Vekili.

Bonus: Listedeki filmler içerisinde zamanı bana uymayan tek film !f Müzik bölümünde yine Japonya ile ilgili olan Kanzeon.

Yeni yılın ilk kallavi film festivalinin herkese hayırlı uğurlu olması temennisiyle sözlerime bugünlük son verirken, hayat herkese kendine ayırabileceği bol zaman versin diyorum.

2 YORUMLAR

  1. Selam Ninja,

    Şimdi senin film festivali yazını okuyunca, Numan Serteli’nin Ters Ninja’da yazdığı İstanbul Film Festivali’ne bilet alma hikayeleri aklıma geldi. Ne güzel yazılardı. O kadar doğal ve samimi yazılardı ki onlar, benim gibi köyde yaşayan birinin, İstanbul’daki film festivallerine gitmesine hem heveslendirmiş hem de cesaret vermiştir. Kendisine minnettarım.

    Şimdi Ninja Kardeş’ten festival yazısı okudum. Ne güzel!

    Film festivali olunca, iliklerime işledi ya bir kere… Alışkanlık değil bağımlılık vaziyeti hasıl oldu… İşimin kölesiyim ama kendi işim ya… Keyfimin kahyası olmak için haftaya bir gün işi kıracağım. Kısmetse, aynı gün üç film! Mevsimlik ruh temizliği… Ohh! İlaç niyetine bir filmden çıkıp diğerine dalacağım.

    Ne yazık ki yollarımız senin filmlerde kesişmiyor… Elbet bir gün karşılaşacağız ninja:) Du bakalım…

  2. Sevgili Hayal Kahvem,

    Festivaller ile ilgili heyecanınıza hayranım. Hafta içi bir gün peşpeşe film seyretme fırsatı yaratmanız da kıskançlık hissettirici doğrusu. :)

    Şaka bir yana, bir gün bir filmde, yollarımızın kesişeceğinden eminim. Demedi demeyin…

CEVAPLA