
Sinemasız kalmayın çünkü sinema hayatı "eşsiz" kılar.
Genelde adet olduğu üzere, yılbaşından sonra geriye dönüp Türk sinemasına bakmak ve gördüklerimizi sizinle paylaşmak istedik.
Önemli olaylardan, festivallerden, filmlerden, durumlardan bahseden kapsayıcı bir yazı yerine, sitemizin dört daimi yazarının kısa değerlendirmelerini içeren bir döküm yapmayı tercih ettik. 2009’daki bütün Türk filmlerini izlemediğimizi yazımızda da göreceksiniz, ama en azından künyelerini belirterek sizlere hatırlatmayı uygun gördük. Sonuçta ortaya çok uzun bir yazı çıktığı için bölüp sıralı halde yayıma sokuyoruz.
![]() |
Kıskanmak
Yönetmen: Zeki Demirkubuz |
Önceki filmlerinin derinliğini bulamadığımız bir Zeki Demirkubuz filmi. İlk kez bir uyarlama yapan Demirkubuz’un ruhuna uygun değil belki de uyarlamak. [L.]
Büyük oranda adından kaynaklanan bir kanıyla, kıskançlık üzerine -mümkünse- her şeyi anlatması beklenen bir film olarak Kıskanmak, olmuş ya da olacak her gelişmeyi gözümüze sokmadan, kahramanların -doğal olarak- kafalarında gizlediği duyguları ya da planları ancak zamanı geldiğinde, o da gayet ekonomik olarak ortaya çıkaran; tercih ettiği bu yolla da insan denen mahlukatın bilinmezliğini ya da hesaba kitaba gelmezliğini göstermeye çalışan iyi bir film… [N.S.]
Yazarın daha ayrıntılı değerlendirmesi için tıklayın
İnsan ruhunun karanlık dehlizlerinde dolaşmaktan vazgeçmeyen Demirkubuz, hem bir roman uyarlamasına girişmesiyle hem de bir dönem filmi çekmesiyle şaşırttı sevenlerini. Çıkan sonuçla bir nevi terse yatırdı izleyicilerini. Filmin hakkının verilmediğini kabul edebiliriz, ama yine de önceki eserlerinin gerisinde kaldığını düşünmemiz abes değil. [D.A.]
![]() |
Mezuniyet
Yönetmen: Doğa Can Anafarta |
![]() |
İncir Çekirdeği
Yönetmen: Selda Çiçek |
![]() |
Bornova Bornova
Yönetmen: İnan Temelkuran |
Yılın başarılı Türk filmlerinden. İnan Temelkuran yoluna emin adımlarla devam ediyor. Bir hikaye değil de, sanki bir hikayenin sonunu anlatıyor bu filmde. Tabi bu “son”dan yeni bir hikaye çıkıyor. Biz de iki hikayeyi karşılaştırma şansı buluyoruz. Karşılaştırma değil de çıkarma. Geçmişten bugünü çıkarıyoruz. Elde bir şey kalmadığını görüyoruz. Ya da görüyoruz, ama gördüğümüz hiç hoşumuza gitmiyor. Temelkuran gözlemi, kalemi güçlü bir yönetmen. Ama “sinema duygusunu” biraz daha ciddiye almalı. Seyirciyi hikayenin içine biraz daha çekebilir belki bu sayede. L.
Film, genç olmanın zaten kendiliğinden üzerine yıktığı bireysel problemlerle cebelleşen insanların, bir de içinde bulundukları ilgisizliğin, işsizliğin ve geleceksizliğin iyice kararttığı bir ortamda baş gösteren toplumsal sorunlarla bunalmışlığını da gayet yetkin bir dille anlatıyor… [N.S.]
Yazarın daha ayrıntılı değerlendirmesi için tıklayın
Senenin sürprizlerinden biriydi. Ahlaki temelleri dağılmış, inançlarını kaybetmiş alt sınıfın nasıl da birbirini yediğini anlatan film, araya serpiştirdiği birkaç kurgusal numaraya rağmen, uzun tiradlar silsilesine dönüşmekten kurtulamıyor. Ama etkili diyalogları ve başarılı oyunculukları sayesinde bu dezavantajın altından kalkabiliyor. [D.A.]
![]() |
Suluboya
Yönetmen: Cihat Hazardağlı |
![]() |
7 Kocalı Hürmüz
Yönetmen: Ezel Akay |
Eğlenceli, çok renkli, şatafatlı bir gösteri. Sanat yönetimi kusursuz. Yine de Akay’ın yapabileceğinin en alt sınırı. [L.]
7 Kocalı Hürmüz’den Ezel Akay’ın ilk iki filmi kadar sinemasal bir tat alamadım.. Bunu yönetmenin -diğer filmlerinden farklı olarak- senaryo veya yapımcılıktan uzak kalmasına bağlıyorsam da; öte yandan son tahlilde, hakiki ya da derin düşüncelerden azade, tamamen gülmeye yönelik popüler bir vodvil oyunundan ibaret bu hikâyeden bir “yüksek sanat” etkisi beklemenin mantıksızlığı, gayet açıktır diye de düşünüyorum… [N.S.]
Yazarın daha ayrıntılı değerlendirmesi için tıklayın
![]() |
Kurtlar Vadisi Gladio
Yönetmen: Sadullah Şentürk |
![]() |
Neşeli Hayat
Yönetmen: Yılmaz Erdoğan |
Hikâyesiyle, anlatımıyla, karakterizasyonlarıyla… Yılmaz Erdoğan’ın en iyi filmi… [L.]
Büyük şehirde var oldukları halde, yanı başlarındaki bambaşka dünyanın maddi ve manevi nimetlerinden uzakta yaşamaya mahkum edilmiş insanlar üzerine yaptığı son filmi Neşeli Hayat, Vizontele’ler ve Organize İşler gibi sürekli belli bir ortalamanın üzerinde seyreden filmlerin sahibi Yılmaz Erdoğan’ın sinemasını daha da olgunlaştırdığına bir delil teşkil ediyor… [N.S.]
Yazarın daha ayrıntılı değerlendirmesi için tıklayın
Yılmaz Erdoğan’ın yoksul mahallenin insanlarından çıkardığı bu naif hikâye, hem önceki eserlerine göre daha bütüncül olduğu hem de modern hayatın tezatlarında sallanmadan durabildiği için beğenimizi kazandı. Landlord’un dediği gibi: Yılmaz Erdoğan’ın en iyi filmi… [D.A.]
Yazarın daha ayrıntılı değerlendirmesi için tıklayın
![]() |
Türkler Çıldırmış Olmalı
Yönetmen: Murat Aslan |
![]() |
Adını Sen Koy
Yönetmen: Tuna Kiremitçi |
Özellikle ne yapacağına karar veremeyen Aybige karakteriyle, gerçekleri bir türlü göremeyen veya görmemeyi tercih eden bir çeşit ‘Ednan’ bey olarak Can’la -çok da lazımmış gibi- bir nevi Aşk-ı Memnu tadı da hissettiren Adını Sen Koy, “zorla” oluşturduğu aşk üçgeni içinde ilerleyemiyerek donup kalmakta, seyircisini de sıktıkça sıkmaktadır… [N.S.]
Yazarın daha ayrıntılı değerlendirmesi için tıklayın
![]() |
Abimm
Yönetmen: Şafak Bal |
![]() |
Gecenin Kanatları
Yönetmen: Serdar Akar |
Serdar Akar gibi özellikli bir yönetmenin, ancak kendine kötü dedirtmeyecek şekilde vasati kriterlere ulaşabilen bu filmi çekmiş olmasına üzülmekten başka bir şey gelmiyor elimden. Kurtlar Vadisi Irak’a bile en azından estetik ve görsel anlamda kendinden bir şeyler katabilen, Gemide ve Dar Alanda Kısa Paslaşmalar gibi Türk sinemasının önemli filmlerini yaratan bir Serdar Akar, para için de olsa Gecenin Kanatları projesine hiç dahil olmamalıymış bence. Oyunculukların da aynı vasat çizgide olduğunu söyleyebiliriz, ama zaten kimsenin kendini öne atacağı bir rol yok ortada. Yine de en akılda kalıcı olanlar hanesine sade oyunuyla Erkan Petekkaya’yı ve jön enerjisiyle Murat Ünalmış’ı yazalım. [L.]
Yazarın daha ayrıntılı değerlendirmesi için tıklayın
Gecenin Kanatları’nın, Serdar Akar sinemasından hala umutlu olanların kendilerini sorgulamalarına yol açacağı kesin. Ben çoktan bu umudu taşımayı bırakmıştım. Mahsun Kırmızıgül açısından ise bir şey söyleyemiyorum, zira hikâyeye katkısı ne ölçüde bunu bilemiyorum. Çünkü bildiğim kadarıyla Ahmet Küçükkayalı’nın senaryosu film çekilmeden önce başka yapımcılara da sunulmuş. [T.Ö.]
Yazarın daha ayrıntılı değerlendirmesi için tıklayın
![]() |
No Ofsayt
Yönetmen: Mehmet Bahadır Er, Maryna Gorbach |
Bu yazı dizisinin diğer yazıları:
2009 Türk Filmlerine Bakış -1
2009 Türk Filmlerine Bakış -2
2009 Türk Filmlerine Bakış -3
2009 Türk Filmlerine Bakış -4
2009 Türk Filmlerine Bakış -5
2009 Türk Filmlerine Bakış -7
Yorum Yazın