
Sinemasız kalmayın çünkü sinema hayatı "eşsiz" kılar.
8 Şub
Tek kollu efsanesi kaldığı yerden devam ediyor.
Tuğba Keleş1971, Wang Yu açısından bereketli bir yıl olmuşa benzer. Japon Daiei firmasıyla, Shaw Brothers’ın rakip şirketi Golden Harvest, başka bir sinema-kaymak ikilisi olan Japon Zatoichi ile Tek Kollu’yu biraraya getiren “Zatoichi, Tek Kollu Kahraman’a Karşı” filmini çekerler. 1962 ile 1989 yılları arasında toplam 26 film çekilerek oluşturulan Zatoichi serisinin 22. filmidir bu. Kimiyoshi Yasuda’nın yönettiği filmde, bir kere daha Tek Kollu Kahraman ünvanını alan kişi Wang Yu’dan başkası değildir. Japonya’da bir tapınaktaki rahip dostunun yanına gitmek için, ta Çin’den kalkıp gelen tek kollu Wang Kang, adetlerini bilmediği bu ülkede, resmi geçit yapan samurayların önüne çıkma talihsizliğini gösteren, kendi gibi Çinli bir çocuğu kurtarmak isterken, tüm samuray ahalisinin öldürülmek üzere peşine düşmesine neden olur. Samuraylara karşı cesurca savaşmışsa da, bir şekilde ortamdan kaçmayı başaran Wang Kang’ın yolu, Zatoichi ile kesişir. Önceleri, Wang Kang’a yardımcı olan Zatoichi, dil problemi nedeniyle yanlış anlaşılır ve finalde bu iki kahraman karşı karşıya gelir. Filmin finalinde, Japon filmi olmasının ağırlığıyla Zatoichi galip çıkar. Finalin, bir de Hong Kong versiyonu olduğu, orada da galibin, Tek Kollu olduğu rivayet edilir. Ama bizzat şahit olmadığımdan kesin bir şey söyleyemiyorum şu an için. Her iki kahramanın da tüm film boyunca yalnızca kendi dillerinde konuşmaları takdire şayanken, finalde, Zatoichi ve Tek Kollu’nun, birbirlerini anlamadan sarfettikleri “Ah keşke birbirimizi anlayabilseydik. O zaman dövüşmemize gerek kalmazdı” temelli cümleler, o zamana kadar birbirlerinin sinemasında hep düşman olarak ortaya çıkan iki millet için oldukça manidardır.
Aynı yıl, Jimmy Wang Yu, kendi yazdığı ve yönettiği yeni bir Tek Kollu filmi çeker Tek Kollu Boksör adıyla. Malum, 70’lerde kılıçlar artık hükmünü kaybetmiş, yerini çıplak elle yapılan dövüşlere bırakmıştı. İşte sağa dönsek kung fu, sola dönsek kung fu ambiyanslı o yılların sinemasının bir örneği olarak film, rakip iki kung fu okulunun, araya “kötü” japonları da sokarak, birinin diğerini ortadan kaldırmaya çabalamasını, ama elbette iyi olan tarafın, kahraman bir öğrencisi vesilesiyle –ki bu kahraman kolunu bu defa Japonlara teslim eden Wang Yu’dur- intikamını alış hikâyesini anlatır. Filmle ilgili daha fazlasına, daha önce şurada yazdığım yazıdan ulaşabileceğinizden uzatmıyorum.
Kaymağın katmerlendiği filmlerden biri de fantastik ötesi bir silah barındıran bu filmdir. Yine yönetmen ve oyuncu olarak Wang Yu tarafından kotarılan film, ilk filmin izini takip eder. Kung fu okulunun başına geçmiş Tek Kollu Boksör Wang Yu, bu defa uçan giyotin ustası kör bir rahiple karşılacaktır. Ama ondan önce türlü türlü heyecanlar, okuyucuyu Ters Ninja’nın daha önceki sayfalarında beklemektedir.
Dandik ruhum kurusun, şahsen illegal serinin en sevdiğim parçası bu filmdir. Doğrudan aksiyonla açılan film, yine Tek Kollu’yu canlandıran Wang Yu’nun 9 kişiyi hunharca harcamasını anlatan, “Ben senin 2 yıl önce öldürdüğün adamın amca oğluyum” temelli nadide bir parçadır. Üstelik bu filme kadar, hep sağ kolu olmayan Tek Kollu’nun, bu defa sol kolu yoktur! Aslında film, daha önceki hiçbir filmin devamı niteliğinde olmadığı için tek kolun hangi tarafta olduğunun bir önemi de yoktur. Önemli olan, filmin isminin Swordsman olmasına rağmen, film boyunca wuxia filmlerinden aşina olduğumuz kıyafetler içerisindeki Tek Kollu’nun, kılıç kullanmaması ve önüne gelene tekme tokat girişmesidir. Yanında çalıştığı efendisi tarafından ihanete uğrayan babasının ve katledilen ailesinin intikamını almak için yolan koyulan Tek Kollu’yu, yol boyunca çeşitli entrikalar ve dövüşçüler ile sürpriz bir final beklemektedir. Bu esnada seyirciyi de ağız dolusu kahkaha ve bir dönemin (kung fu) sonunun artık yavaş yavaş geldiğinin hüznü bekler.
Bu filmler dışında 1976 tarihli The New One Armed Swordsman’in Tek Kollusu David Chiang ile orijinal Tek Kollu Wang Yu’yu karşı karşıya getiren, Tayvan yapımı, 1976 tarihli Du Bi Shuang Xiong /One Armed Swordsman adlı film, yine Wang Yu’nun kaymağın artık son kaşığını yediği 1977 tarihli Du Bi Dao Da Zhan Du Bi Dao/One Armed Chivalry Fight Against One Armed Chivalry (daha çok Point The Finger of Death adıyla bilinir) adlı bir başka film ile yazıdan da anlaşılacağı üzere daha çok bir şekilde Chang Cheh ve Wang Yu’yu içeren filmleri toparlamaya calıştığımdan araya sokamadığım 1972 Tayvan yapımı One Armed Swordswoman adında Tek Kolluyu bir kadının canlandırdığı bir film daha var. Ayriyeten el insaf! Doğma büyüme Hong Kong’lu olmadığım için, henüz bu üç filme bulaşamadığımı söylemekte beis görmüyorum.
Sonuç olarak toparlamak gerekirse, Tek Kollu, ahkâm kesmeyen, dövüşmenin hayatta arzuladığı son şey olduğu, iyi huylu, ancak ‘sosyal çevre’ nedeniyle dövüşmek zorunda kalan bir karakterdir. Sadakât ve onur etrafında dönen wuxia ve kung fu filmlerinin en iyi örneklerindendir bu filmler. Üstelik türe, ‘engelli’ alt türünü de ekleyerek yeni kapılar açmıştır. Olayın kaymağını yiyen en başta, kolunu bağlayarak dövüş sahnelerinde denge sağlamakta zorlandığını dile getirerek, akıllara, havaya uzattığı o kılıçlı tek koluyla kazınan Wang Yu’ymuş gibi görünse de, son tahlilde asıl kaymağı yiyen, şanslı seyirciden başkası değildir.
Sinema-kaymak kuramıma(!) burada son verirken, yeni bir kuramda daha buluşmak üzere esenlikler diliyorum…
"9 Film birden kuşağında bu hafta: Tek Kollu Kahraman (İkinci Perde)" için 3 Yanıt
tek kollu kahraman filmini çocukken izledim hala aklımdan çıkmıyor, ALLAH var .ne durumda olursan ol umudunu yitirme çalış azmet kazanırsın TEKKOLLU OLSAN BİLE
Tek kollu kahraman filmi icin calismalariniz mükemmel olmus. Bir flim kolleksiyoncusu olarak inanin bu filmi yillardan beri kesintisiz versiyonunu aradim ama maalesef bulamadim.Wan Yu bu rolle parladi ve o yillarin karete devi oldu.Belirtiginiz gibi halen Sony Chiba,nin flimleride bulunamiyor.Türkiye,de Sinema gösterimindeki gibi hafizalarimizda kaldi. Acaba bu flimlerin arsivinden dvd yada Blu Ray olarak tekrar flim sirketleri altinda kaliteli olarak piyasaya Türkce olarak cikmasi.Türkce dublajlari sinemada oynadigi gibi Mono ses olsada olur. Cünki kisilerin karekterlerine o yillarda yapilan seslendirmeler uyuyordu.Sonradan seslendirmeler maalesef hic uymuyor.Böyle bir konuyu untmadan tüm Sinema sevenlere sundugunuz icn sonsuz Sükranlar dilegiyle Ellerinize Saglik.
Yazıya karşı göstermiş olduğunuz ilgiye asıl ben teşekkür ederim. Geçmişte vizyonda gösterilmiş bazı filmler, arşivlerden yararlanarak vcd formatında basılmıştı. Hatta Jackie Chan’in vb. bazı filmlerini bu formatta bulmak halen mümkün. Piyasanın içinde olmadığım için bilemiyorum tabii ama bu filmler kaliteli bir formatı hakediyor aslında. Ama elimizden dilemekten başka şey gelmiyor maalesef…
Yorum Yazın