
Sinemasız kalmayın çünkü sinema hayatı "eşsiz" kılar.


NTV Yayınları‘ndan çıkan Sizin Kahramanınız Kim? 40 Farklı İsim Kendi Kahramanını Yazdı adlı kitapta Sevin Okyay “benim kahramanım Ahmet Uluçay” demişti.
Kahramanlık, karşısındakilerin gücüne aldırmadan onlara karşı çıkmaktır temelde. Bu karşı çıkış, düpedüz siahı alıp hasmın üstüne yürümek şeklinde de gelişebilir, bir “ideal”e yılmadan bağlı kalma meselesi de olabilir. Aşkla bağlı olduğu ideallerin peşinden koşmak için her türlü itiraza, tepkiye karşı gelip, aykırı olmayı göze alan, buna aldırmayan kişi, kahramandır. Hatta bazen sadece ayakta kalmayı başaran kişi de kahraman olabilir.
Ahmet Uluçay, sadece Türk sinemasında ya da sanat dünyasında değil, ,insanlar arasında bir kahraman olarak da benim ilk aklıma gelen isimlerden biri. Ahmet yapmak istediğin şeyin aşkla peşinden koştu, nasıl bir tepki alacağına hiç aldırmadı. Daha doğrusu, tepkilerle karşılaşacağını bildiği ve karşılaştığı halde, yapmak istediği şeyden caymadı, kendi doğrusundan ayrılmadı. Başkaları için yanlış olsa da, kendisi için doğru olanın peşinden gitti.
Sayfa 121

Ahmet Uluçay (1954 - 30 Kasım 2009)
Ne var ki bence, aslında Ahmet Uluçay’ın hayat hikayesi, büyük ölçüde, her türlü zorluğa rağmen “film yapmak” üzerine bir hikaye. Bir söyleşisinde, heyecana kapılmış, “Bazı konularda benim yakınmam gerekirken, çıkıp başkalarının, hakları olmadığı halde yakınmalarına çok kızıyorum” demişti. “’Öküz yükü çeker, kağnı bağırır’ diye bir söz var bizim oralarda. Para yok, imkan yok diyen yönetmenleri anlayamıyorum. Bir derdiniz varsa, ölürsünüz de gene çekersiniz Benim söyleyecek bir derdim var.”
Sayfa 123

Sizin Kahramanınız Kim? 40 Farklı İsim Kendi Kahramanını Yazdı
NTV Yayınları
Yorum Yazın