Alan Moorekonuk ninja

Alan Moore‘u, çizgi romanlarını ve dolayısıyla siyasi mizacını bilen bilir. Son dönemlerde ciddi siyasi altmetinler üstüne oturttuğu “V for Vendetta” ve “Watchmen” gibi çizgi romanları bir hayli törpülenerek de olsa sinemaya uyarlanarak daha büyük kitlelerle buluşma şansı yakaladı. Ben “törpülenerek de olsa” diyorum ancak Moore bundan hiç ama hiç hoşnut değil.

cenk-kafkaCenk Könül

Filmlerin her birinde önce danışmanlık yapan ve sonra bu törpülenme işleminin farkına varan Moore, uyarlamaların son haline ağız dolusu küfürler ederek çıkan sonucu beğenmediğini ve isminin bu filmlerle birlikte anılmasını istemediğini defalarca belirtip projelerden çekilmişti. Yazdığı “Wildc.a.t.s” hikayeleriyle birçok defa batmaktan kurtardığı DC Comics‘in alt markası Wildstorm, ne yaparsa yapsın çöküşüne engel olamadığı American Comics ve aynı yayınevinin etiketiyle çıkardığı epik\felsefik “Promethea” öyküsü henüz sinemacıların elini uzatmaya çekindiği birer maden olarak bekliyor.

moore

Ancak Moore yazmaya, kendisini ve fikirlerini anlatmaya çabalamaya son verecek gibi durmuyor. İçinde yaşadığı toplumun apolitikliği onu çileden çıkarmayı sürdürdükçe, Alan Moore da yazmaya devam edecek. İnsanlara, politikanın yalnızca parlamentolar içinde yaşayan, oradan dışarı çıktığında ölmeye mahkum olan bir organizma olmadığını; hayatlarının her evresinde sergilemeleri gereken politik bir duruş olduğunu öğütlemeyi sürdürecek. Toplumu elinden geldiğince emperyalizme, kapitalizme ve her türlü ezici güce karşı örgütlemeye devam edecek. Kendisini, bilgiyi paylaşmaya adamış bu büyük yazar, bunu uygulayabileceği en rahat mecra olarak çizgi romanı seçmiş gibi görünüyor ancak sıkı takipçileri biliyor ki durum tam olarak böyle değil. Şiir kitapları, erotizm üzerine yazılmış uzunca birer tez konusu gibi duran araştırma kitapları ve çocuk masallarındaki algıyı yerle bir edecek erotik masal uyarlamalarıyla da durmaksızın farklı bakış açıları sunmaya devam ediyor insanlığa.

Tam da bu noktada Moore ile ilgili tüm bu verileri olabilecek en kompakt şekilde bizlere sunan ve Moore’un kendi yayınevinden çıkarmaya başladığı fanzin formatındaki dergisi Dodgem Logic devreye giriyor. “Kendi yayınevi” ifadesini kullanmak aslında haksızlık olur. 1980′lerde Gilbert Shelton‘un “Freak Brothers” adlı şimdilerde kült mertebesine erişmiş çizgi roman serisini ve tanınmamış, çoğunluğu ingiliz yazar\çizerlerin işlerini yayınlamak amacıyla Tony Bennett ve Carol Bennett tarafından kuruldu Knockabaout Comics. Melinda Gebbie (Alan Moore’un eşi) ve Robert Crumb gibi sert, hazmı kolay olmayan işleriyle tanınan çizerlerin de yayıncısı oldu. Sürekli açılan davalarla ve gerici kitlelerin tepkileriyle uğraşmak zorunda kaldı yayın hayatı boyunca. 2000′lerin sonlarına doğru manevi desteğin yanısıra maddi desteğini de yayınevinin arkasına koyan Moore, ortaklardan biri oldu. Knockabout Comics, çok sevilen ve sonradan sinemaya uyarlanan bir klasik olan “The League of Extraordinary Gentlemen”in yeni cildini basan Top Shelf yayıneviyle de ortak birçok çizgi romana imza attı.Geçtiğimiz Kasım ayının ortalarında Knockabout logosuyla raflardaki yerini alan Dodgem Logic dergisi tüm bu birikimin cisimleşmiş hali adeta.

DL1

Dergiyi elimize aldığımızda öncelikle bir hayli ucuz olan fiyatı dikkatimiz çekiyor. İlk sayfayı açtığımızda ise karşımıza derginin hediyesi olan bir müzik CD’si çıkıyor. Sayfaları çevirmeye devam ediyoruz. Josie Long, Dave Hamilton, Kevin o’Neill gibi çizerlerin irili ufaklı karikatürleri, kısa öyküleri fırlıyor derginin içinden.

Sonra Wendy Jarett’in limonlu sütlaç tarifine takılıyoruz. Hayır şaka değil! Gerçekten malzemeleriyle, tarifiyle limonlu sütlaç var karşımızda.

Çizgi roman üzerine, dergicilik üzerine kısa Alan Moore makalelerine rastlıyoruz sayfaların arasında dolaştıkça. Küçük büyük birçok illüstrasyonla bezeli dergi sayfalarında zevk içinde kaybolmak üzereyken karşımıza çıkan “The Destructor” yazısı, bize bu derginin neden çıkmaya başladığını anlatıyor. Vakıf destekli yerel bir dergi için Alan Moore’un, genel olarak manevi değerlerin kapitalizme yenik düşüşünü anlattığı “The Destructor” yazısı, dergi tarafından “çok siyasi” bulunarak reddediliyor. Moore’un “Eğer siz yayınlamazsanız ben de kendi dergimi kurar orada yayınlarım” düsturu Dodgem Logic’in çıkış noktası anlayacağınız.

destructor

Moore’u ve görüşünü destekliyorsanız ya da tüm bunların ötesinde şimdiye kadarki yapıtlarının bir kısmını da olsa beğendiyseniz, bu dergi tam size göre. Üzerine güzel bir limonlu sütlaç ziyafeti çekeceğiniz garantisiyle birlikte!

Derginin ilk sayısı Gon Çizgi Roman raflarında halen mevcut. Online olarak şuradan satın alma şansınız da var.

Bu yazılar da ilginizi çekebilir