“Ali Baba ve 7 Cüceler”: Hollywood usulü yerli mizah ya da kısaca ‘Bir Cem Yılmaz Filmi’!

ali baba ve 7 cüceler

Sinemamızın sektörel olarak artık en büyük isimlerinden biri olan, karikatür kökenli komedyen/oyuncu Cem Yılmaz’ın (tek başına) ikinci kez kamera arkasına geçtiği Ali Baba ve 7 Cüceler uzun zamandır merakla bekleniyordu. Bir önceki filmi Pek Yakında ile Yeşilçam’a saygı duruşunda bulunan Yılmaz, Ali Baba ve 7 Cüceler‘de de Hollywood kalıplarını kullanarak bir komedi-aksiyon pastişine imza atmış.

Ercan Dalkılıç (2) Ercan Dalkılıç

Bahçe cücesi satıcısı Şenay (Cem Yılmaz) ile ortağı ve kayınbiraderi İlber’in (Çetin Altay) Sofya’da mesleki bir fuarda yanlışlıkla Bulgar mafyasına bulaşması ve sonrasında olanları izliyoruz Ali Baba ve 7 Cüceler‘de. Kötü adam karakteri Barış Mançov’da yine Cem Yılmaz boy gösteriyor –ki bu karakter G.O.R.A.‘da daha önce kullandığı Komutan Logar adlı tiplemeyi andırıyor fena halde. Bakalım Şenay filmin sonunda kötü yürekli Barış Mançov’un elinden yakayı sıyıracak, Mançov’un zorla elde tuttuğu sevgilisi Veronika’nın (Irina Ivkina) kalbini çalabilecek midir?

Ali Baba ve 7 Cüceler‘in referansları saymakla bitmez; çok bilindik ajan filmlerinden tutun da son yıllarda patlama yapan filmlerden biri olan savaş-komedisi Tropik Fırtına‘ya (Tropic Thunder) kadar uzanıyor bu skala… Hatta bir süre sonra sardırdığı zombi parodisinden de alnının akıyla çıkıyor Yılmaz. Kullanmadığı trük, kalıp kalmıyor neredeyse. Kötü adam üzerinden Barış Manço’nun karşısında önünü iliklerken; gerçekten akıl dolu bir anekdot ile İzzet Altınmeşe’ye selam sarkıtıyor. Bu yeter mi, yetmez tabii, başlıyor kendine dönüşlü (Av Mevsimi‘nin şarkısını duyuyoruz kısa süre) göndermelere…

abv7c (71)

Ali Baba ve 7 Cüceler‘in senaryosu da çok temiz; Yılmaz, artık ilk filmlerinde –biraz da gişe kaygısıyla- sığındığı skeçvari dilden uzaklaşarak özgüven kazandı. Sağlam bir omurgaya iliştiriyor mizahını. Bu filmde de tıkır tıkır işliyor bu düzenek. Cem Yılmaz mizahının şöyle bir özelliği var; ne çok kaba, ne çok entelektüel, ne de yabancı bize… Tamamen içerden yakalanan bir damar bu; halkın duyularını bilen Yılmaz, orayı gıdıklamayı iyi beceriyor ve halkın gönlünde de, gişede de en tepeye çıkmayı başarıyor. Her yiğidin harcı değil bu başarı.

Yılmaz’ın başarısının en büyük sırrı da bence oyuncu yönetiminde saklı… Yılmaz, her filminde tüm oyuncularından tam verim almayı başarıyor. Bu filmde de başta Çetin Altay olmak üzere, Irina Ivkina, Zafer Algöz –Algöz, Sovyet çavuşu rolünde deyiş yerindeyse döktürüyor- ve Yosi Mizrahi tam konsantrasyonla çalışmışlar. Müthiş bir kimya oluşmuş oyuncular arasında. Ali Baba ve 7 Cüceler‘i kaçırmayın demiyorum size, çünkü zaten kaçırmayacağınızı adım gibi biliyorum…

***