İnsanoğlunu dünya üstündeki diğer canlılardan ayıran nahoş farklılıklardan biri de ondaki kin güdebilme ve intikam peşinde koşabilme kapasitesidir. Biz de “intikam” peşinde koşalım istedik ve yeni çıkan 5 DVD’de bu duygunun izini sürdük. (Ters Ninja Arşiv)

 sisko-ninjaEge Görgün (Landlord)

Edebiyat ve intikam dendiğinde çoğunun aklına ilk olarak Alexandre Dumas’nın eseri Monte Kristo Kontu gelir herhalde. Belki de her türlü popüler yayıncılık mecrasına malzeme olup, uyarlamalarla tüm dünyada en çok bilinen klasiklerden biri haline geldiği için. Ayrıca bir anlamda intikam uğruna yapılabileceklerin çıtasını belirlemiştir Kont. En azından uzun yıllar için… Modern zamanlarda şiddetin, popüler kültür eserlerinde yaygın, hatta sıradan bir unsur haline gelmesiyle birlikte Monte Kristo ya da Hamlet tarzı intikamlar, pek romantik, pek insancıl kaldı. Bir tek Edgar Allan Poe’nun 1846’da yayımlanan Amontillado Fıçısı (The Cask of Amantillado) öyküsünde betimlediği intikam şekli bugün bile insanın tüylerini ürpertmeyi başarabilmektedir.

Sinemada her zaman rağbet gören bir motif oldu intikam. Bu motiften filizlenen öykülerle çekilen filmlerin hepsini sayabilmemiz mümkün değil elbet, ama böylesi bir yazıda en önemlilerinden birkaçını anmadan geçmek de affedilmeyecek türden bir hata olur sanki. Hollywood sinemasından örneklerle başlayacak olursak ilk sıraya Charles Bronson’lu Death Wish’i (1974) koymak lazım gelir. İncil’de geçen “Göze göz, dişe diş” kelamına tam karşılık gelir bu açıkça Cumhuriyetçi film. Hippiler kötüdür, kendini savunmak için silah şarttır, aileni korumak için her şey mübahtır, vesaire. Cumhuriyetçilerden söz açılmışken, Western filmlerine geçiş yapılabilir pekâla: Sergio Leone’nin Bir Zamanlar Batıda (Once Upon A Time in West – 1968), Clint Eastwood’un geçmişteki bir hesabı kapatmaya kararlı bir kovboyu canlandırdığı Kasabadaki Yabancı (Hang’em High – 1967) ve High Plains Drifter (1973) filmleri gayet önemli intikam hikayeleridir. 1977 tarihli Orca’nın ise, bu kez intikam peşinde koşanın bir insan değil de, bir katil balina olması sebebiyle altı çizilmeli.

Aşk ve intikam

Hollywood’a bıkılırsa çok tehlikeli bir karışımdır aşk ve intikam. İnsanın mezarından, hatta bazen cehennemin derinliklerinden bile çıkmasını sağlamaktadır çünkü. Tıpkı 1994 tarihli film Crow’da ve 1997 tarihli Spawn’da olduğu gibi. Spawn gibi çizgi romandan sinemaya uyarlanan (hem de bir kezden fazla) bir başka intikam öyküsü ise The Punisher’dı. Ailesi mafyanın tetikçileri tarafından öldürülen madalyalı asker Frank Castle, Death Wish’in Paul Kersey’ini kıskanıdracak bir mücadeleye girişir şehirdeki suçlulara karşı. Yine de intikamın aksiyona dökülmesi söz konusu ise, Quentin Tarantino’nun Kill Bill’lerinin eline su dökmek hiçbir filmin harcı değildi.

Hollywood faslını kapatmadan önce ve hazır “aşk” deyip aklımıza Kill Bill’in Gelin’i düşmüşken, intikam kelimesinin yanına koymadan geçemeyeceğimiz bir başka kelime daha var: evlilik. Roseanne’in oynadığı She-Devil (1989); Goldie Hawn, Bette Midler and Diane Keaton’lı İlk Eşler Kulübü (The First Wifes Club – 1996) tek başına bu kategoriyi kaldıracak filmlerdir.

Güney Koreli yönetmen Chan-wook Park, Sympathy for Mr. Vengeance (2002), İhtiyar Delikanlı (Oldboy -2003 ), Sympathy for Lady Vengeance (2005) fimleriyle kurduğu İntikam Üçlemesi, intikam kavramını o güne kadar yapılandan çok farklı ve bir hayli sert bir şekilde ele almasıyla dikkati çekiyordu. Tüm o sertliğine rağmen, en insani ele alış biçimiydi Park’ınki. Shane Meadows imzalı bağımsız İngiliz filmi Dead Man’s Shoes (2004) çok bilinmeyen ama bizim konseptimizi birebir karşılayan bir film. Keza Mazhar Alanson ve Güven Kıraç’ın oynadığı, intikam uğruna gözlerini karatan iki sıradan adamın hikayesini anlatan Kirpi de…

Bornova Bornova

İçinde “intikam” geçen bir diğer yerli film, DVD’si nihayet çıkan İnan Temelkuran imzalı Bornova Bornova. Yaşama hakkının eşit dağıtılmadığı hayat düzeni büyük umutlarını kırınca, küçük umutlarla yetinmek zorunda kalan varoş sakinlerinin bile, büyük intikamlar peşinde koşabileceğini görürüz filmde. Altın Portakal’da En İyi Film, En İyi Erkek Oyuncu, En İyi Yardımcı Oyuncu ve En İyi Kurgu ödüllerini kazanmıştı film.

Moby Dick

Kin gütme üstüne yazılmış en önemli eserlerden biri de Herman Melville’in elinden çıkmıştır. Kendisinden bacağını çaldığını düşündüğü Beyaz Balina’yı yakalamak için avucun içi gibi bildiği denizleri dolaşan ama aslında kin denizinde kaybolmuş Kaptan Ahab’ın hikayesidir bu. John Huston’ın yönettiği 1956 yapımı filmde Ahab’ı Gregory Peck canlandırıyor. Film eski belki ama DVD’si yeni!

İntikam Peşinde ya da tanrıların işbirliği

Yazımıza adını veren film İntikam Peşinde (Vengeance – 2009), aksiyon tanrısı Johnny Toe ve Fransız rock’n roll tanrısı, Johnny Hallyday ile iş birliği yaptığı ilginç bir çalışma. Toe’nun çarpıcı işlerinden biri değil ama tanrıların da biraz kaytardığı zamanlar olur değil mi? Kızının kocası ve iki çocuğu öldürülünce Paris’teki restoranında kepek indirip yemek yerine intikam servis etmeye Hong Kong’a gelen bir baba ve onun kiraladığı üç tetikçiden oluşan çetenin hikayesi.

Kara Büyü

Evil Dead serisinin yaratıcısı Sam Raimi bir korku filmi çekmek için kamera arkasına geçerse ne olur? Yılın en korkunç filmlerinden biri ortaya çıkar tabi. Kara Büyü (Drag Me To Hell – 2009) hayatındaki en büyük derdi bankada daha iyi pozisyona terfi etmek iken, yaşlı bir kadının bedduası sayesinde – şans işte, teyzeni sıkı bir büyücü çıkmıştır – cehenneme tek yön bilet kazanan Christine, bu kaçınılmaz sonun önüne geçmek ya da biletini iade etmek için umutsuzca çırpınır. Ama satılan biletin iade alınmadığı uğursuz bir müesseseye denk gelmiştir. Sakın evde yalnızken seyretmeyin!

Goemon Efsanesi

16 yüzyılda yaşadığına inanılan, Japon halk hikayelerinde adı geçen, zenginden çalıp fakire vermesiyle ünlü efsanevi hırsız Ishikawa Goemon’un hayatından serbestçe uyarlanmış bir hikayesi var filmin. Goemon hakkında en kabul görmüş tarihi gerçek, savaş lordu Toyotomi Hideyoshi’ye düzenlediği suikast denemesinin ardından kaynar suya atılarak öldürüldüğü. Film, tarihi gerçeklerden çok aksiyon ve dövüş sahneleriyle dolu. Bazı sahnelerde kullanılan bilgisayar teknolojisi zaman zaman kendini fazlaca belli etse de, türün meraklıları için hayli keyifli bir seyir sunuyor Kazuaki Kiriyo’nın yönettiği Goemon Efsanesi (Goemon).

En İyi 10 İntikam Filmi

1. İhtiyar Delikanlı (Old Boy – 2003)

2. Death Wish (1974)
3. Kasabadaki Yabancı (Hang’em High – 1967)
4. Kill Bill 1-2
5. Katil Balina Orca (Orca – 1977)
6. Sympathy for Mr. Vengeance (2002)
7. Dead Man Shoes (2004)
8. The Crow (1994)
9. She-Devil (1989)
10. Kara Büyü (Drag Me To Hell – 2009)

12 YORUMLAR

  1. UTKU’cum MHP’den Modena Belediye Başkanlığı’na aday gösterecem seni yakında.
    Türk filmlerine girsek çıkamazdım kolay kolay. Cüneyt’in kaç intikam filmi var öyle. Yılmaz Güney’in, Orhan Gencebay’ın, Ferdi tayfur’un… Ama sen yolla bir yerli 10luk liste yayınlamayan Bush olsun.

  2. Gözlerindeki sır filmi de hatırı sayılır bi intikam içeriyordu.Hem süpriz son olarak filme entegre edildiğinden,insanın film sonrası kafa yormaması imkansız.

CEVAPLA