Altın Portakal’da gözyaşlarıyla izlenen bir belgesel: Menekşe’den Önce

Altın Portakal’da izlediğim ilk film galası yapılan Menekşe’den Önce oldu. Festivalin bitmesine daha çok gün, çok film var ama ne yalan söyleyeyim, düşünsel, duygusal olarak öyle doyurdu ki film beni, başka bir film izlemesem festival boyunca gam yemem. Hatta belki de seyretmemek de gerekir. İster ceza olarak deyin – çünkü belgeselde anılan vahşeti yaşatanlar gibi insanız biz de ve insanlık suçu söz konusu olduğunda yalnızca o suçu işleyenler değil, o anda dünya üzerinde yaşam süren her birey biraz sorumludur yaşananlardan, ister zihninize o filmin söylediklerinin, gösterdiklerinin üstüne en azından bir süreliğine başka bir şey yüklememek adına. Çünkü Menekşe’den Önce belgeselinde izlediklerimiz bırakın unutmayı, her an aklınızda tutmanız, üstüne hayat boyu düşünmeniz gereken şeyler.

 Ege Görgün (Landlord)

Ben filmin sonundaki söyleşiye bile kalamadım. Çünkü salondan şevke gelmiş birilerinin kalkıp bu filmde anlatılan “büyük trajediyi, büyük acıyı, büyük günahı” yarım akıllı bir siyasi bir yorum yapmak uğruna gölgelemesine katlanamazdım. Orta sınıftan sabık Hürriyet, çiçeği burnunda Sözcü okuru bir teyzenin O dönemin iktidarı bile olmayan AKP’ye laf sokmak için bu belgeseli vesile yapması karşısında sessiz kalamazdım. (Tabi bu AKP’nin olayın firardaki bazı faillerinin suçlarının zaman aşımına uğramasının ayıbından kurtulması anlamına gelmiyor bu. Dedik ya, insanlık suçlarında herkesin biraz kabahati vardır diye.)

Belgeselin amacı Sivas’ı unutturmamak. Belgeselin amacı Sivas’ı hatırlatmak. Belgeselin amacı “zaman aşımı” gerekçesiyle olayın faillerinin paçayı kurtardığını duyurmak. Belgeselin son cümlesine sonuna kadar katılıyoruz: İnsanlık suçları zaman aşımına uğrayamaz.

Belgeselde can acıtan bir başka cümle de Madımak’ta ölen Nesimi Çimen’den. Çimen olacakları çok önceden görmüş sanki. Dinle Sözümü türküsünün bu mısrasında Madımak Oteli’nin tüm camlarını taşlarla alaşağı eden, ardından ateşe veren o cahil kalabalığı tasvir etmiş sanki :

Kamili taşlamak cahilin işi
Cahilden kötülük hiç uzak değil

Menekşe’den Önce yönetmenliğini Soner Yalçın‘ın yaptığı ama çekimlerin tamamlanmasının ardından Yalçın’ın tutuklanması sebebiyle tamamlanamamış. 2 Temmuz 1993’te Sivas’ta yaşanan Madımak Katliamı’nı katliamdan sağ çıkanların tanıklıkları ve kurbanların yakınlarının yaşadıklarını harmanlayarak anlatan belgesel Yalçın’ın isteği üzerine arkadaşları tarafından bitirilmiş. Hikayenin trajedik boyutu tek başına yeterliyken, Yalçın’ın belgecilik ve editoryal ustalığı belgeseli daha da etkili kılmış.