
Sinemasız kalmayın çünkü sinema hayatı "eşsiz" kılar.


Amatör ruhla müzik çalışmalarına başlayıp, bu kadar başarılı olan gruplar iki elin parmaklarını geçmeyecek kadar azdır. Ama bunların arasında Arctic Monkeys’i en başarılı olmuş grup olarak bir numaraya yerleştirebilirim.
Kerim KudatArkadaşlıkları çok eski zamanlara dayanan Arctic Monkeys üyeleri daha okul sıralarındayken amatör olarak müzik yapmaya başlarlar. Üstünden çok fazla zaman geçmemiş diyebiliriz çünkü Arctic Monkeys üyeleri henüz 20’li yaşlarındalar. Grubun en yaşlı üyesi sadece 23 yaşında. 30’lu 40’lı yaşlarına geldiklerinde, kim bilir nasıl bir konuma geleceklerini hayal bile edemiyorum. Grubun tüm elemanları gitar çalabiliyor. Matt Helders (davulcu), grupta davul çalmayı bilen olmadığı için gitar yerine davul çalmayı tercih etmiş ve kariyerine davulcu olarak devam ediyor.

Amatör ruhla kaydettikleri ilk demo albümleri “Beneath the Boardwalk”, yakın arkadaşları tarafından internette yayınlandığında, çevrelerindeki kişiler tarafından yavaş yavaş tanınarak amatörlükten profesyonelliğe ilk adımlarını, biraz da kendi istekleri dışında atmış olurlar ve albümleri çok kısa sürede birçok müziksever tarafından en çok dinlenenler arasında yer alır. Bu başarı karşısında şaşıran Arctic Monkeys üyeleri hiç durmadan çalışmalarına devam eder ve “I bet you look good on the dance floor” adlı single parçalarını yayınlar. Single yayınlandığı ilk haftada inanılmaz bir satış yakalar ve Arctic Monkeys’i İngiltere listelerinde bir numaraya yükseltir. Bir numara olmalarının ardından , pek cok single ve Whatever people say I am, that’s what I’m not (2006), Favourite Worst Nightmare (2007) ve Hum Bug (2009) olmak üzere üç stüdyo albüm kaydına imzalarını atarlar.

Çok geçmeden Arctic Monkeys, Post Punk Revival adlı müzik tarzının öncüsü olarak anılmaya başlanır. Değişik bir özellikleri de , aslında benimde en sevdiğim taraflarından bir tanesi bu, grubun vokalisti ve aynı zamanda da söz yazarı olan Alex Turner’ın sesinin iyi olmadığını düşündüğü ve kendisini iyi bir şarkıcı olarak görmediği için şarkılarını konuşur gibi söylemesi. Şarkıları Turner’la beraber söylemek istediğinizde Turner’a eşlik edemeyişinizin sebebinin bu olduğunu da çok rahatlıkla söyleyebilirim. Vokalist ve söz yazarı Alex Turner’ın, Arctic Monkeys dışında The Last Shadow Puppets adlı bir grubu daha var ve bu grupta şarkı söylemesinin Arctic Monkeys şarkılarına ilham verdiğini de sizlerle paylaşmadan geçemeyeceğim. Grubun diğer üyeleri de benzer farklı gruplarla solo çalışmaları gerçekleştiriyorlar. Punk müzikten hoşlanıyor ve punk parçaların birbirine benzer temposundan sıkıldıysanız, bu maymunları mutlaka dinlemelisiniz. Tüm parçalarını çok seveceğinizi düşünüyorum. Her parçalarının ayrı bir melodisi ve ayrı bir kısa hikayesi var.
Özellikle ilk iki albümlerindeki soundları ( belki albümleri çok fazla dinlemiş olmamdan da kaynaklı olabilir), son albümleri Hum Bug’a oranla kulağa daha hoş geliyor. Son albümleri Hum Bug’ta biraz daha yavaş bir tempo içinde her şey, ama o yavaşlık içinde de Arctic Monkeys sertliğini çok net algılayabiliyorsunuz. Şarkı sözleri son albümlerinde çok daha derin anlamlar içeriyor. Artık onlar için , ilk iki albümde ergenliklerini yaşamış , son albümlerinin çıkışı ile beraber de delikanlı rockstar’lar diyebiliriz.
Artık her rockstar gibi onların da manken sevgili edinmelerinden daha doğal ne olabilir ki!
"Amatörlükten Rockstar’lığa giden yolda: Arctic Monkeys" için Bir Yanıt
Yazarımızın "Amatör ruhla müzik çalışmalarına başlayıp, bu kadar başarılı olan gruplar iki elin parmaklarını geçmeyecek kadar azdır." önermesine kesinlikle katılmıyorum.
Pink Floyd'tan başlayıp içine bütün bir İndie (yani bağımsız müzik) piyasasını katarak saymaya başlarsak amatör ruhla yola çıkıp söhret elde eden sayısını nasıl hesaplarız bilemiyorum.
80ler sonunda özellikle amerika ve ingilterede ortaya çıkan indie akımının zaten temelinde amatör ruhla başlamak vardı. O noktada ele alırsak listemiz çok uzun olur ben 2 elin parmaklarını yani 12yi geçecek kadar grup ismini yazayım bari:
Pavement
Stone roses
Sonic Youth
Pixies
Happy Mondays
Nirvana ….. ilginç değil mi :) en başarılı olmuş grup olarak bir numaraya yerleştirebilirim mi demiştiniz ?? :D
Soundgarden .. ilk demolarını hiç dinlediniz mi?
Mogwai
Green Day
God is an astranaut
Explosions in the sky
Joy division
Mudhoney
………………… uzar gider…….
Oasis'te yazacağım ama o kardeşlerin bir ego sorunu var…
Bana yukarıdaki gruplardan hangisinin amatör ruhla ortaya çıkmadığını söyler misiniz?
Guns n roses gibi toplama müzisyen değiller belki ama özellikle indie camiası zaten yukarıda belirttiğiniz gibi yüzlerce grup barındırır.
Yukarıdaki yazıyı 1989-1995 arası ingiltereden çıkan herhangi bir gruba uygulayabiliriz.
Bkz: Melody Maker dergisi :)
iyi pazarlar
Yorum Yazın