ARAMIZDA CASUS VARkaranlık ninja

Sinema dergisinin her sayısında sinema yazarlarının bir önceki ayın filmlerine verdiği yıldızlar vardır. Ocak sayısında yıldız verilecek filmlerin listesi aşağıdaki gibi. Ben de bu listeye seyrettiğim filmler hakkındaki kısa görüşlerimi ve 5 üzerinden verilmiş yıldızlarımı ekleyip size servis ediyorum. (Peki ama siz bu filmlerden hangilerini seyrettiniz? Ve kendi yıldızlarınızı vermeye ne dersiniz?)

1. Aramızda Casus Var (Burn after Reading) ****
Cohen Biraderler’in filmini Bratislava Film Festivali’nin kapanış gecesinde izlemiştim. Belirtiyorum çünkü, Slovakça altyazılı bir versiyondu izlediğim ve İngilizcemin yettiği kadarını anladım filmden. Yani bazı esprileri kaçırmış olabilirim. Ama bu haliyle bile iyi bir film olduğunu idrak edebildim. Cohen Biraderler’in en iyi filmi değil elbette. Cohenler’in de böyle bir iddiası olduğunu sanmıyorum çünkü onların standartlarına göre “mainstream” sayılabilecek bir film zaten. Tiplerin karikatürizasyonu aşamasında da oyuncular biraz aşırıya kaçmışlar sanki. Brad Pitt ve George Clooney kendilerini Jerry Lewis ya da Jim Carrey olmaya zorlamışlar.

2. A.R.O.G
Daha izlemedim ama izlediğimde bir tek şeye bakacağım: Komik mi, değil mi? Bir yerlerden aşırma varsa, eğer eğlenirsem onu bile umursamam sanırım.

3.Barselona, Barselona (VICKY CRISTINA BARCELONA) ****
İşte yine Bratislava’da izlediğim bir film. İngilizce kısımları anlamakta zorlanmadım ama bu kez de İspanyolca kısımların İngilizcesi yoktu filmde. Merak ediyorum, bilinçli şekilde mi yapılmamıştı bu çeviriler. Sizin izlediğiniz de öyle miydi? Oyunculuklar olağanüstüydü filmde. Çok klasik bir Woody Allen hikayesiydi. Bana kalırsa onun hakkında en çok ipucu taşıyan fillerden biriydi de aynı zamanda. Bu adam kadın-erkek ilişkilerinin ekmeğini ne güzel yedi be, kardeşim? Javier Bardem için… Bu kadar yakışıklı, karizmatik olmaya hakkı yok bir erkeğin. Bizi berbat göstermekten başka bir işe yaramıyor… Aramızda Casus Var ve bu film zeki insanlar için film çekmenin ne kadar kolay olduğunu gösteren türden filmler. Günümüz filmlerinde zekanın boşluğu parayla kapatılmaya çalışılıyor ama bir işe yaramıyor. İyi filmi parası olan değil, kafası olan çekiyor yani. Hem para, hem zeka varsa, değmeyin sinemaseverin keyfine…

4. Dünyanın Durduğu Gün (THE DAY THE EARTH STOOD STILL) **buçuk
Keanu Reeves ve DÜNYANIN DURDUĞU GÜN
Bilmkurgu aşığıyız ya, koşarak gittim bu filme. Vasat bir film çıktı karşıma. Zekanın değil de, paranın öne çıktığı… Shyamalan, Mistik Olay’da sizin demeye çalıştığınız  söyledi, üstüne bir de iki yüz şınav çekti, be kardeşim. En fazla 100 km yapan Hummerların, 4×4 jipleri kovlamaya çalıştığı, yiyeceği şeyi neye göre seçtiği belirsiz böcekler, ne yapmaya çalıştığını kendi bile bilmeyen bir uzaylı… Bu filmin orijinali de iptidaiydi ama en azından o 1951’de çekilmişti.

5. Avustralya
Nicole Kidman-Hugh Jackman

6. Düşes

7. Fırtına

8. Gomorra *** (bknz. eski yazılar)
Gomorra

9. Issız Adam **** (bknz. eski yazılar)
Çağan Irmak ve Issız Adam

10. Madagaskar 2 **
Eğelenceli. Ama anafikir ne olursa olsun, gizli ajandası olan filmleri sevmiyorum ben. Hele ki bu film çocuklara yönelik bir animasyonsa. Başka bir yorum yapmayacağım..

11. Muro: Nalet Olsun İçimdeki İnsan Sevgisine
Muro: Nalet Olsun İçimdeki İnsan Sevgisine

12. Mustafa **buçuk
(bknz. eski yazılar)

13. Osmanlı Cumhuriyeti
Osmanlı Cumhuriyeti 2

14. Pandora’nın Kutusu ****
Yeşim Ustaoğlu‘nun şimdiye kadar ki en iyi filmi sayabiliriz Pandora’nın Kutusu’nu. Bu aralar aile kurumunun son durumunu irdelemek moda ya yönetmenlerimiz arasında. (3 Maymun, Hayat Var, Süt gbi) Ustaoğlu da modaya uyuyor. Köy-kent kültürü ayrımının, kuşak farkının ebeveyn ve çocuklarının zihinsel ve duygusal anlamda birbirlerinden kopuşunu çok iyi veriyor filminde Ustaoğlu.

15. Rec: Ölüm Çığlığı ***** (bknz. eski yazılar)
Re:Ölüm Çığlığı
Şimdi bir sürü itiraz gelecek bu filme 5 yıldız verdiğim için. Ama bana göre 5 yıldızlık bir iş çıkarmıştır Jaume Balaguero. Ne yapmıştır? Temcit pilavına dönmüş bir malzemeden yeni bir soluk çıkarmıştır. Öyle ki, Hollywood bile hemen çakmasını yapmıştır bu filmin. Yalnızca bu iki ayrıntı bile 5 yıldıza eşittir benim kitabımda.

16. Quantum of Solace ***buçuk
james Bond / QUANTUM OF SOLACE
Roger Moore‘dan sonra James Bond filmlerinden hoşlanmaz oldu. Şöyle bir düşünün, çıkarın James Bond marka değerini filmlerden, geriye ne kalır, Yüksek bütçeli vasat aksiyonlar. Ayrıca Daniel Craig de James Bond’tan başka her şeye benziyor. Saçını, başını, tipini demiyorum. Karakter uymuyor. Bond böyle maço değildi ki. Nerede Sean Connery, Roger Moore, Pierce Brosnan, nerede Craig. Bond’u İskoç banliyölerinden çıkmış, babası işçi, annesi köylü bir karaktere çevirdiler resmen.

17. Sıcak
ebru akel

18. Sınıf  ***
sınıf,Göçmen,François Begaudeau,Cannes,Altın Palmiye ödülü,Laurent Cantet,Entre Les Murs,
Avrupa entelijansı pek bir beğendi bu filmi. Film gerçekten derdini çok iyi koyuyor ortaya. Ama sinemasal tattan söz edeceksek, şansımızı başka filmlerde denemeliyiz.

19. Sibirya Ekspresi

20. Sonbahar *****
sonbahar
Beş yıldız, bu sene izlediğim en iyi filmlerden biri çünkü. Bunun bir Türk filmi ve yönetmeninin çıkış filmi olduğunun altını çizelim. Türk sinema tarihinin en güzel finallerinden birini armağan etmesinin yanı sıra, politik duyarlılığını yalın ve pastoral ama çok başarılı bir anlatım diliyle destekliyor. Bize tüm coşkusuyla geçirdiği o “ölüme hazırlanan insan hikayesi” filme yine sinema tarihimizde özel bir yer kazandırıyor.

21. Süt   ****
Süt, Semih Kaplanoğlu‘nun özgünlüğünden ödün verdiği bir film olarak kalacak aklımda. Örneğin daha önceki filmlerinde rastlamadığımız mizah duygusu, Süt’ü daha izlenebilir, daha sevilebilir kılıyor belki ama akla Kaplanoğlu’nu değil, Takeshi Kitano filmlerini getiriyor. Süt ile Freudyen sulara yelken açan Kaplanoğlu’nun fallik sembol olarak kullandığı yılan sık sık karşımıza çıkıyor ve filmi bu açıdan okumayanların kafasını karıştırıyor. Erkek olmanın arefesindeki, yaşadığı çevrenin aurasıyla kendi aurası arasında uyumsuzluklar baş görtermeye başlayan Yusuf’un büyüme sancılarına tanık oluyoruz filmde.

22. Şeytanın Pabucu

23. Taşıyıcı 3 (Transporter 3)

24. Yalanlar Üstüne (Body of Lies) ****
Leonardo Di Caprio - Yalanlar Üstüne
“Usta yönetmen” tanımını sonuna kadar hak eden Ridley Scott bir kez daha kusursuz sayılabilecek bir projeden alnının akıyla çıkıyor. Tek yıldızı kırma nedenim ise kusursuzluğun eşsizliği yakalamak için yeterli olmayışı. Madem Di Caprio‘nun karakteri Kanlı Elmas filmindeki karakterin bir tekrarı, madem filmin teröristleri Krallık’ta resmedilen köktendincilerden öteye geçemiyor madem öykü terörle ilgili yeni bir şey söylemiyor, dört yıldızı alsınlar da öpüp başlarına koysunlar.

2 YORUMLAR

  1. Burn After Reading (*** buçuk): Bazı filmler çevirildiği zamanın hükmüne göre de yargılanmalı. eğer bu film 20-25 sene önce çevirilseydi günümüzde çok daha fazla kıymet-i harbiyesi olurdu. şu anki haliyle örtülü bir eleştirisi, zeki ve sevimli bir senaryosu, iyi oyunculuğu olan bir film olmaktan öteye gitmiyor. tabii böyle söyleyince "daha ne istiyorsun?" derler adama, ama yetmez dememin sebebi yönetmenlerin coen kardeşler olması -onlardan beklentim çok daha yüksek.

    A.R.O.G. (** buçuk): en büyük gişe canavarlarımız recep ivedik ve a.r.o.g. oysa bu iki film de hollywood'un belirlediği dünya standartlarında, yapımcısına iyi para kazandıran birer ticari film olmaktan öteye geçemez. ama bu filmler birer matrix ya da batman – dark knigt filmiymiş gibi kıyametler kopartılıyor. hadi diyelim ki "biz hollywood değiliz, kendi koşullarımızda değerlendirme yapalım" dedik. yaklaşık 50 milyon nüfuslu Güney Kore'de 12 milyon bilet satan filmler var ve bizim en yüksek seyirci sayımız 4,5 milyon, buna ne demeli? bahsettiğim filmlerden beklenti çok basittir oysa: seyir keyfi vermesi. ben ne sıkıldım ne de çok büyük bir keyif aldım, ama çok daha berbat filmler için bilet parası vermişliğim var. cem yılmaz gündeme oynamayı bırakıp "her şey çok güzel olacak" ve "hokkabaz" gibi küçük, ama seyirciye geçen filmler çekse daha iyi olmaz mı?

    quantum of solace (***): daniel craig'in ismini james bond karakteri için duyduğumda yadırgayanlardanım. ama sonuç beklentimi aştı. evet, artık snob bir james bond'umuz yok, ama yerine gelen jason bourne (ses benzerliği enteresan, değil mi?) tipi james bond'u ben çok sevdim. eğer yıldız verme işi genel değil de aksiyon ve casusluk türü için olsaydı en az 4 yıldız verirdim.

  2. hrkezin fikri kendine ama ben CEM YILMAZIN AROG filmini çokkkkkkkkkkkkkkkkkkkkk beğendim bu film GORA ile bağlantılıydı anlamak biraz zor ben gorayıda beğendim ama AROG DAHA Bİ GÜZELDi ama başta dediğim gibi herkezin düşünces kendine

CEVAPLA