Karanlıktakiler / Çağan Irmak Landlord

Çağan Irmak‘ın son filmini Kanyon’da gerçekleşen basın gösteriminde izledim. Çağan Irmak ses getiren filmi Issız Adam’ın ardından bir kez daha bir metropol erkeğinin hikayesini anlatmaya soyunuyor bu filmde. 30’lu yaşlarını aşmış olmasına rağmen hala annesiyle aynı evde yaşamak zorunda olan ve bir reklâm ajansında ofis boy olarak çalışan Egemen’in hikayesi bu.

Ters Ninja’nın sıkı takipçileri beni gözyaşlarına boğmasına rağmen çoğu sinema yazarının aksine Babam ve Oğlum‘u çok iyi bulmadığımı ve yine sinema yazarlarının tamamına yakınının aksine Issız Adam‘ı Irmak’ın en iyi filmi olarak değerlendirdiğimi bilirler. İlkinde değişiklik yok ama ikinci görüşüm artık değişti. Çağan Irmak’ın en iyi filmi Karanlıktakiler.

Karanlıktakiler / Çağan Irmak

Çağan Irmak’ın her filminde gösterdiği gelişmeyi takdirle karşılıyorum. Bir yönetmenin ilk filmiyle son filmi arasında böylesine bir fark olmasını da evrenin diğer çözümsüz muammaları arasına katıyorum.

Karanlıktakiler Irmak’ın yönetmen olarak olgunluğunun zirvesine çıktığını gösteriyor. Bunun hakkını verebilmek için bundan sonraki kariyerinde Irmak’ın Karanlıktakiler’in, en azından Issız Adam’ın altına düşmemesi gerekiyor. Karanlıktakiler’in üstüne çıkması ise zor olabilir açıkçası.

Karanlıktakiler / Çağan Irmak

Filmi bu kadar sevmemin ardındaki en önemli neden çok alçakgönüllü bir film olması Karanlıktakiler’in. Alçakgönüllülük Irmak’ın filmleri söz konusu olduğunda sık rastladığımız bir şey değil. Büyük hikayeler (Bknz. Ulak), büyük oyunculuklar (abartılı, teatral anlamında. Bknz. Babam ve Oğlum) ve büyük duygular peşinde koştu bugüne kadar hep Irmak. Ama şimdi ortada basit, küçücük bir hikaye var ve hikayeye yakışır şekilde bir anlatım. Basit ama derinlikli. İyi etüd edilmiş karakterlere uygun düşen başarılı oyunculuklar. Araya katılmış motifler. Irmak’ın gotiğe olan merakının izleri var filmde. Ve bu izler filmin son derece geçekçi öyküsünde hiç sırıtmıyor. Bu tür bir eklemenin eğreti durmayacak şekilde öyküye yedirmek kolay değil. (Mustafa Hakkında Herşey‘de denemişti bunu Irmak.)

Karanlıktakiler / Çağan Irmak

Başarısının sırrını açıklayacak olursak. Çağan Irmak bu filmde bir ipte iki cambazı oynatmayı gayet iyi becermiş diyebiliriz. Cambazlardan biri filmin sahiciliği, diğeri ise sinemasal lezzeti. İki cambaz birbirini ipten düşürmeden, birbirinden rol çalmadan uyum içinde tamamlıyorlar gösterilerini. Kendi filmografisi içinde değerlendirdiğimizde Karanlıktakiler’i Irmak’ın en iyi filmi ilan etmemiz için bu kadarı yeterli.


Karanlıktakiler
Yön: Çağan Irmak
Oyn: Meral Çetinkaya, Erdem Akakçe, Derya Alabora, Şebnem Dilligil

7 YORUMLAR

  1. Karanlıktakiler henüz vizyona çıkmadığına, buna karşın PR'ının iyi işlediğine şüphe yok. Bu arada vizyonda olan "11'e 10 Kala" hakkındaki değerlendirmenizi de öğrensek, ne dersiniz?

  2. Tersninja'nın misyonları içinde PR yapmak yoktur sayın Recai Birsen (Bir ben, bir de bebek.) Kar amacı gütmeyen, bu işe gönlünü, emeğini koymuş karsılığında hiçbir şey almamış insanların fedekarlıklarla, gerçek hayattan artırdıkları zamanlarla yaşattığı bir bloga yapabileceğiniz en büyük hakaret budur.

    11'e 10 Kala'ya gelince. Harika bir konu, lokomotif bir karakter, vasattan hallice bir film. Kendini oynayan Mithat Amca'yı biriktirme mikrobu kanına bulaşmış tüm erkekler mutlaka izlemeli ve tanımalı.

  3. Ters Ninja, bir-sen ve bebeği kastetmedim. Medyadaki durumu ifade etttim. Alınmanıza üzüldüm. "Sinemayı sevmekle başlar herşey…"

    Ama. PR zaten bu değil mi? " Öncelik almak", "öne çıkmak"," genel bir kabul yaratmak" "ürünün mükemmelliğini tartışılmaz kılmak."

    Bunun için sadece " misyon" sahipleri devreye sokulmaz.

    Baksanıza ,Minik Serçe de koca gözlükleriyle filmi seyretmiş ve "ağlamış" , bugünkü haberlere göre. Keşke her yerli filmin PR'cıları böyle güçlü olsa!

  4. Sevgili Recai, bazen böyle yanlış anlamalar olabiliyor, ben de haddinden fazla asabi oluyorum bazı konularda. Ama en korktuğum şey gönül kırmak. Kılıcım kayayı keser ama gönüle çarpar kırılır. Sinemayı sevmeye devam….

  5. Bu filmde iki konu beni rahatsız etti:

    1- Filmdeki bütün çocuklar niye kötüydü? Haydi mahalledeki çocuklar birbirlerinden etkileniyorlar ve yaramazlık yapıyorlar. Parkta Egemen'in gülümsediği çocuk bile dil çıkardı. Bu ne demek ki?

    2- Kafayı iyi etmek için kullanılan yöntem doğru mu sizce? Özenti doğurmayacak mı izleyende?

  6. çağan ırmak sinemayı bıraksın son 3 filminin toplamı bi reklam filmi etmeyecek kadar kötü yada ben sanattan sinemadan anlamıyorum.tıkanma yasıyo belkide müthiş son esrar vererek annesine kafa yaptırıyo

CEVAPLA