Aşk Tamtamları Kimin İçin Çalıyor! (Aşk Tamtamları – Hikmet Feridun Es)

Hikmet Feridun Es’in 40’lı-50’li yıllarda yaptığı seyahat notlarının derlendiği Aşk Tamtamları o günlerin popüler, bugünlerinse kült bir eseri.

Ege Görgün (Landlord)

““Aziz Okuyucularım,
Yeryüzünü adım adım dolaştım. Japonya’dan Patagonya’ya, Pampa’lardan, Tibet sınırlarına, Pasifik adalarından Hong Kong batakhanelerine kadar… Bütün bu seyahatlerimde gazetecilikten başka hiçbir işim gücüm yoktu. Derdim günüm mevzuu avcılığı, garip şeyler peşinde koşmaktan ibaretti. Yeni Gine ormanları ortasında hala yamyamlık eden kafatası avcıları ile karşılıklı yemek yedim. Yine bu mıntıkada aşkı ve fuhuşu ibadetleştiren insanların yaptıkları ve tam tam sesleri arasında bütün gece süren meşhur kaynana ayinlarinde bulundum. “Krizantem kadar yumuşak tenli” diye tarif edilen Uzak Şark kadınlarının, erkeklerl birlikte, kızgın sular içinde anadan doğma çıplak, hep beraber yıkandıkları, dillere destan japon hamamlarını gördüm… Papua’larda zevcelerini misafirlerine hediye etmeğe kalkan yerlilerle tanıştım. Hatta bu acayip hediyelerini bizzat bana ve bir arkadaşıma zorla kabul ettirmek isteyenler oldu.
Ben size bunları sadece içlerinde yaşamış, gözleriyle görmüş bir adam, bir Türk gazetecisi sıfatı ile, daha doğru bir tabirle gözümüz ve kendi zaviyemizle anlatmak istiyorum.”

Modern Evliya Çelebi, erken Cumhuriyet’in ve devamının en meşhur muhabir ve muharriri Hikmet Feridun Es’in (d.1909-ö.1992), 1954 yılında “popüler olacak işin kokusunu 1 km öteden alan” Ertem Eğilmez’in kurduğu Çağlayan Yayınevi’nden çıkan kitabı, Aşk Tamtamları bu satırlarla başlıyor. Ardından soluk soluğa bir dünya turu başlıyor ki, kendimizi 80 Günde Devrialem’in kahramanlarından biri gibi hissediyoruz. Her bölüm başlığı başlı başına bir gazete manşeti kıvamında olmasına dikkat edilmiş: İsmet İnönü’nün falına bakan Hintli falcı; Misafirlerine zevcelerini ikram eden vahşiler; İstanbul’dan Java’ya gelin giden Üsküdarlı genç kız; Çıplak rahibeler, çıplak hastabakıcılar; Meşhur geyşa kızları arasında bir gece: İnsan başı avcıları ; Kocalarının kafataslarını gerdanlık halinde boyunlarında taşıyan dullar… Kitabı okurken bölüm başlıklarının yazar tarafından atılmamış olabileceğini fark ediyorsunuz çünkü bazı başlıklar içeriği karşılayamacak abartıya sahip.

İsmet İnönü’nün falına bakan Hintli falcı başlıklı bölümde Milli Şef’in falına bakılması söz konusudur ama yaşlı falcı bunu Es’in kendisine gösterdiği, ilk sayfasında İsmet İnönü’nün resminin bulunduğu gazete aracılığıyla ve 15 dolar, bir yüzük ve 40 sigara karşılığında yapar. İnönü’nün Haydarpaşa Garı’nda çekilmiş şapkalı ve eşarplı fotosuna bakıp şöyle der: “Nu zatın koltuğu garanti değil. Mevkisini kaybedecek ve idarede çok büyük değişiklik olacak!” Falcı Es’e de şunları söyler: “İhtiyarlık zevkini tadamayacaksınız. Ömür çizginiz ihtiyarlayacak kadar uzun değil?” Neyse ki o amda kadına içinden “Çenen tutulsun!” bedduası ettiğini yazan Es’in hayli uzun bir ömrü olacaktı.

Bu gezi notları içerdiği macera duygusu ve erotizmle beklenildiği üzere dönemin erkek okuyucularının ellerinden düşürmediği bir kitap olur. Dergi ve gazetelerde yayınlanan yazıların bir derlemesidir ama kitabın başında da belirtildiği gibi kitap “gazetelerde çıkmış makalelerden makaslanarak mürettiphaneye verilmiş değildir. Kelimesi kelimesine baştan kaleme alınmıştır.” Bunu yaparken de – yayınevinin ricasıyla olsa gerek – biraz daha abartıya kaçmaktan ve erotik kısımları ön plana çıkarmaktan kaçınılmamıştır. Ama yukarıda da dikkat çektiğimiz gibi bölüm başlıklarından bunun yayınevine yeterli gelmediği anlaşılmaktadır.

Kitap hemen başında 16 adet fotoğraf yer alıyor. Bu fotoğrafların Es’in yazdıklarının gerçekliğini onaylama dışında, içerdiği bol çıplaklıkla erkek okuru kitabı satın almaya motive edici bir işlevi olsun da istenmiş belli ki.

Hikmet Feridun Es kimdir?

Lise yıllarında gazeteciliğe ilgi duymaya başlayan Hikmet Feridun Es, İtalyan Okulu’ndan sonra girdiği İstanbul Üniversitesi, Orman Fakültesi’nde öğrenim görürken, okulunu yarım bırakıp, 1926 yılında Akşam gazetesinde çalışmaya başladı. Daha sonra Yedi Gün dergisinin ABD muhabirliği görevini üstlenen Es, Hürriyet gazetesinde de çalışarak gezi röportajları yaptı. 1950 yılında Kore’de görevli Türk tugayında savaş muhabirliği yapıp ünlü Kunuri çarpışmalarında bizzat bulundu. İlk kadın savaş muhabiri Semiha Es’le evlendi. Az tanınan değişik ülkelere geziler yaparak buralarda çektiği fotoğraflar ve röportajlarıyla ilgi çekti. Vietnam Savaşı ve Kongo iç savaşında foto muhabirliği yaptı.1983 yılında Burhan Felek Hizmet Ödülü kazandı. Ayrıca Çarşaf ve Akbaba gibi dergilerde gülmece yazıları yazdı.