Asla İzleyemeyeceğiniz 10 Performans!

Kimisinin ömrü yetmedi, kimisini yönetmen yetersiz buldu, kimisi de sağlık sorunları sebebiyle rolü üstlenemedi… Ve biz, o ya da bu şekilde bu oyuncuların aşağıdaki filmlerde gösterecekleri performansları görme şansını kaybettik. Bu oyuncular canlandırma fırsatını kaçırdıkları söz konusu karakterlerde boy gösterebilseydiler, belki de sinema tarihi baştan yazılacak, kariyerler bambaşka yöne doğru seyredecek, Oscar’lar dahi el değiştirecekti. Bu seferki listemizde, beyazperdede artık asla izleyemeyeceğiniz 10 performansı sıraladık…

 Ercan Dalkılıç

1. Something’s Got to Give – Marilyn Monroe

Dean Martin ve Marilyn Monroe’nun başrolünde yer aldığı, ya da yer alacağı mı demeliyiz, Something’s Got to Give’in çekimlerine 1962 senesinde başlanmıştı. My Favourite Wife adlı filmin yeniden çevrimi olması planlanan film, Monroe’nun ölümü üzerine yarım kaldı. Oyuncunun sete geldiği 13 gün boyunca çekilen görüntüler 2001 yapımı Marilyn Monroe: The Final Days adlı TV belgeselinde kullanıldı.

2-Panik Odası – Nicole Kidman

2001 yapımı Panik Odası’nda (Panic Room) Judie Foster yerine Nicole Kidman yer alacaktı aslında. Kırmızı Değirmen (Moulin Rouge) filminde incittiği dizinin ağrısı tekrar nüksedince, Kidman 18 gündür canlandırdığı ‘Meg Altman’ karakterine veda etmek zorunda kalmıştı.

 

3. Dark Blood – River Phoenix

George Sluizer’in yönettiği Dark Blood, River Phoenix’in rol aldığı son filmdi. Lanetli film olarak kayıtlara geçen Dark Blood’un çekimleri hava koşulları yüzünden sürekli aksıyordu. River Phoenix, çekimlerin bitimine 11 gün kala, L.A.’de bir gece kulübünün kapısında hayatını kaybedince proje asla tamamlanamadı.

4. Dr. Parnassus – Heath Ledger

2009 yapımı Terry Gilliam imzalı Dr. Parnassus (The Imaginarium of Doctor Parnassus) filminde eksen karakter Tony’i Heath Ledger canlandıracaktı. Fakat 2008’in Ocak’ında Heath Ledger vefat edince, filmin çekimleri durdurulmuş, set işçilerin de işine son verilmişti. Başrol oyuncusunun ölümü üzerine senaryoda değişikliğe giden cin fikirli Terry Gilliam, sanal Tony’ler yaratmış ve bunları Johnny Depp, Jude Law ve Colin Farrell’a canlandırtmıştı. Heath Ledger’li Dr. Parnassus nasıl olurdu bilmiyoruz. Fakat ortaya çıkacak olanın şimdiki Dr. Parnassus’tan daha iyi olacağını kestirmek için müneccim olmaya gerek yok.

5. Geleceğe Dönüş – Eric Stoltz

Geleceğe Dönüş’ün çekimlerine başlandığı 1985’te Michael J. Fox, Poison Ivy adlı bir tv dizisinde oynuyordu. Diziyi bırakamayınca Marty McFly’ı canlandırmak için kamera karşısına Eric Stoltz geçmişti. Ancak Steven Spielberg, Stoltz’un Marty McFly yorumunu yeterince fırlama bulmadı. Çok geçmeden, Stoltz istenilen performansı veremediği için işine son verildi. Bu sırada Michael J. Fox da diziden ayrılınca Marty McFly’a gerçek hüviyetini kazandıracak isim belli olmuştu. Eğer Spielberg, Stoltz’u onaylasaydı ortaya ‘nasıl bir Geleceğe Dönüş serisi çıkardı acaba’ diye merak etmemek elde değil.

6- Plan 9 from Outer Space – Bela Lugosi

Kült yönetmen Ed Wood’un ‘en iyi kötü’ filmi Plan 9 from Outer Space’in başrolünde, yönetmenin hayranı olduğu, sinema tarihinin ilk ‘Dracula’sı olarak belleklere kazınan Bela Lugosi oynayacaktı. Lugosi, ilk çekimler sırasında hayatını kaybedince, Ed Wood projeyi yarım bırakmak istemedi.

Çareyi de Lugosi’nin karakterinin filmin geri kalanında yüzünü pelerinle kapatmasında buldu. Filmin afişindeyse Bela Lugosi, ‘Starring’ (‘Oynuyor’) yerine ‘Almost Starring’ (‘Neredeyse Oynuyordu’) olarak takdim ediliyordu.

7-Gladyatör – Oliver Reed

On dalda Oscar’a aday olup beşini kazanan 1969 yapımı Oliver!’da Bill Sikes karakteriyle büyük beğeni toplayan Oliver Reed, yine çok Oscar’lı bir yapım olan Gladyatör’de (Gladiator) Proximo karakterini canlandıracaktı. Aslında bunu kısmen yaptı da; Oliver Reed çekimler sırasında ölünce, yapımcı şirket 3 milyon dolara yakın bir para harcayarak aktörün yüzünü bilgisayarla tekrar yarattı ve film ancak bu sayede tamamlanabildi. Neyse ki, hesapta olmayan maddi zarar yapımcıları kızdırdı, ama Gladyatör’ün Oliver Reed’e ithaf edilmesini engellemedi.

8-Crow – Brandon Lee

Bruce Lee’nin oğlu olan Brandon Lee’nin ölümü de en az babasınınki kadar trajiktir. Alex Proyas imzalı kült film Crow’da Eric Draven’ı canlandıran aktör, çekimler sırasında kukusıkı olması gereken bir silahtan çıkan kurşunların sebep olduğu yara yüzünden ölmüştür. Olayın kaza olup olmadığı ise hala belirsizdir. Crow bir şekilde tamamlanmıştır, fakat son sahnelerinde Brondon Lee yer alamamıştır. Bizim payımıza da bu muhteşem performansın tamamını görememekten duyulan hüzün düşmüştür.

9- My Best Friend’s Birthday – Quentin Tarantino

Tarantino’nun ilk filmi nedir diye sorsak çoğu sinemaseverin cevabı Rezervuar Köpekleri (Reservoir Dogs) olur sanırım. Gelgelelim Tarantino’nun ilk yönettiği film, bilinenin aksine arkadaşı Roger Avary ile birlikte çektiği ve ancak dört senede tamamlayabildiği My Best Friend’s Birthday’dir. Tarantino bu filmde aynı zamanda Clarence Pool –True Romance?- adlı bir karakteri canlandırır. Ne yazık ki, bugün sadece Clarence Pool’un performansının sadece 36 dakikasına ulaşabilirsiniz. Çünkü My Best Friend’s Birthday’in büyük kısmı kurgu odasında çıkan bir yangın sonucunda yok olmuştur.

10. Balalayka – Kemal Sunal

Balalayka’daki Necati karakterini aslında Kemal Sunal canlandıracaktı. Kontrat imzalanmış, çekimler için her şey hazırdı. Hatta Kemal Sunal, Batum’a gidecek uçağa binmişti bile. Sonrası herkesin malumu… Balalayka’nın asıl Necati’sini asla izleyemedik!