6629

Adana Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen 21. Uluslararası Altın Koza Film Festivali’nde ödüller yarın akşam sahibini bulacak. 12 filmin kıyasıya rekabet içinde olduğu Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması’nda en dikkat çeken filmlerden biri, geçtiğimiz İstanbul Film Festivali’nde En İyi İlk Film Ödülünü de layık bulunan Nergis Hanım.

Ercan Dalkılıç (2) Ercan Dalkılıç

Tiyatro kökenli yönetmen Görkem Şarkan’ın ilk uzun metraj denemesi olan Nergis Hanım; Alzheimer hastası olan Nergis ve onun tüm yükünü tek başına sırtlayan oğlu Ekrem’in bıçak gibi sert olan öyküsünü anlatıyor. Normal şartlar altında ağlak bir dram olma gibi bir tehlikesi bulunan filmi, Şarkan çok iyi kotarmış; oldukça soğukkanlı ilerleyen film, tedirgin edici Hanekevari anlarıyla gerçekten de izleyicide derin bir iz bırakmayı başarıyor. Eksende yer alan Zerrin Sümer ve Settar Tanrıöğen de filmin gücüne güç katmışlar. Yılların tecrübesi ile perdede anbean büyüyen iki oyuncu, deyiş yerindeyse filmi sırtlıyor. Nergis Hanım‘ın Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması’ndan en az bir ödülle döneceğine kesin gözle bakıyorum ben.

neden tarkovski olamıyorum

Ulusal Yarışma’nın özellikle incelikli senaryosuyla dikkat çeken filmi Deniz Seviyesi‘nin yönetmen koltuğunda iki kadın, Nisan Dağ ve Esra Saydam bulunuyor. Amerika’dan başlayıp Ayvalık’a uzanan Deniz Seviyesi; yıllar önce başlayan fakat bir türlü nihayete er(e)meyen bir ilişkinin bugünü sarsması hakkında. Yönetmen ikili sinemamızda pek nadir iyi örneğini gördüğümüz romans türüne el atmışlar bu ilk yapıtlarında. Grift ve sonraki adımı sezmekte güçlük çekeceğiniz film, türün bizdeki sayılı seçkin örnekleri arasına girmeye aday. Bu filmde de oyunculuklar tam manasıyla göz dolduruyor! Damla Sönmez ve Ahmet Rıfat Şungar arasında oluşan kimya gerçekten görülmeye değer. Deniz Seviyesi‘nin senaryo dalında öne çıkabileceğini söyleyebiliriz rahatlıkla. Kazanır mı, ona da jüri karar verecek…

İlk filmi Hayatın Tuzu‘ndan sonra uzunca bir süre ortalıkta görünmeyen Murat Düzgünoğlu, 21. Uluslararası Altın Koza Film Festivali’nde Neden Tarkovski Olamıyorum adlı filmiyle boy gösterdi. Neden Tarkovski Olamıyorum isminden anlaşıldığı üzere sanat filmi çekmeye çalışan, fakat bir türlü gerekli finansmanı ve desteği bulamayan Bahadır adlı bir yönetmenin hikayesini anlatıyor. Neden Tarkovski Olamıyorum tam bir auteur filmi! Tabandaki bir aydın profilinin idealindeki dünya ile gerçeğin çatışması üzerine yoğunlaşan film her yönüyle dört başı mamur bir deneme bana kalırsa! Başroldeki Tansu Biçer’se her filmde olduğu gibi yine dilere destan! Neden Tarkovski Olamıyorum festivalin en iddialı yapımı!

Deniz Seviyesi

Gittiler “Sair ve Meçhul”, ülkemizde çekilen ilk Süryanice film olma özelliğini taşıması bakımından çok önemli. İki bölümden oluşuyor Gittiler Sair ve Meçhul; Mardin’de geçen ilk bölüm ne olursa olsun toprağını terk etmeyen Yuhan’ı, diğer bölümse İsveç’e giden ve 14 yıldır orada yaşayan kardeş Joseph’i konu alıyor. Sinematografisi üstün olan Gittiler “Sair ve Meçhul”de, bilhassa ilk bölümde bazı dramatik problemler mevcut. Anladığımız kadarıyla kurgu masasında halledilmeye çalışılmış bu problemler, fakat o da kâr etmemiş. Keşke İstanbul Film Festivali’nde gösterilen 126 dakikalık versiyon iki bölüm olarak sunulsaymış izleyiciye.

Altın Koza Film Festivali’nde bu sene filmler geçtiğimiz yıllara nazaran daha nitelikli. Sinemamızın 100. Yılına yakışacak türden bir festival geçiriyoruz, ne mutlu! Bakalım bu sene Altın Koza’da mutlu sona hangi filmler ulaşacak!

HENÜZ YORUM YOK

CEVAPLA