Aynalar (Mirrors)DVDsever Ninja
Korku sinemasının en genç ama en yetenekli yönetmeni olarak takdim etsek kimse yadırgamaz. 30 yaşındaki Alexandre Aja son filmi Aynalar (Mirrors) ile evinizde…


Neil Marshall, Eli Roth ve Rob Zombie ile birlikte korku sinemasının genç kare asını oluşturuyor Alexandre Aja. Meslektaşları hakkında ne düşündüğü sorulduğunda verdiği yanıt onun korku sineması hakkındaki düşüncesini de açık ediyor.

“Hiçbirini kişisel olarak tanımıyorum, ama Vahşet Çetesi (The Devil Rejects) ve Halloween’i sevdim, bence Cehenneme Bir Adım (Descent) son birkaç yılın en iyi korku filmi. Hepimiz korku türünün nasıl da değiştiğine dair hüsran duygusunu ve eski usüle dönme tutkusunu paylaşıyoruz.”

Aja, 2003 tarihli Yüksek Tansiyon (High Tension) filmiyle hemen dikkati çekmeyi başardığında 25, Hollywood onu bir Wes Craven re-make’i olan Tepenin Gözleri’nin (The Hills Have Eyes) yönetmen koltuğuna oturttuğunda 28 yaşındaydı. Üstelik Fransızdı.

Korku filmleri konusundaki yeteneği ve korku filmi yönetmenlerinde görmeye alışık olmadığımız sinematografik ustalığı kendini hemen belli ediyordu filmlerinde. Üstelik her filmini kendi yazıyordu. 2007 tarihli P2’de ev yapımı küçük bütçeli bir psikolojik gerilim olsa da oldukça başarılıydı.

Aja’nın ülkemize uğrayan son filmi Aynalar (The Mirrors) adını taşıyordu. Into the Mirrors (2003) adlı Kore filminden esinlenen yapımın başrolünde 24 dizisinin baş aktörü Kiefer Sutherland var. Aja filmografisinin şimdilik en zayıf halkası olarak görmek mümkün filmi. Çok fazla kişi tarafından seyredebilmesi için popüler tüketim pazarının bağlayıcı prensipleriyle  üretilmiş olduğu gözlenen film yine de yönetmeninin yeteneklerini zaman zaman sergileyecek güce sahip. Eleştirmenlerin olumsuz yorumlarına rağmen gişelerde hatırı sayılır bir iş yapmasının arkasında hem bu hem de yönetmenin önceki filmleriyle seyirciden kazandığı kredi var.

Yaptığı bir hata sonucu meslekten çıkarılmış eski bir polis olan Ben Carson, büyük bir yangının ardından izbeye dönmüş bir mağazada gece bekçiliği yapmaya başlar. Depresyon yüzünden uzun süre tedavi gören Ben mağazada karşılaştığı bazı görüntüler yüzünden aklını kaçırmakta olduğunu düşünür. Ama akıl sağlığı gayet yerindedir. Mağazanın duvarlarını kaplayan aynalarda korkunç bir kötülük gizlenmektedir. Üstelik bu kötülük aynaların olduğu her yere ulaşabilmektedir. Yani yalnızca Ben’in değil, ailesinin de hayatı tehlikededir.

Film 2003 tarihli Güney Kore filimi Into the Mirror‘dan esinlenerek yaratılmış. Aja’nın Hollywood versiyonu Kim Sung-ho‘nun yönettiği orijinal filmden oldukça farklı. Ayna esprisi aynen alınmış, mekan yine bir alışveriş merkezi, kahramanımız güvenlik görevlisi ama diğer tüm ayrıntılar değiştirilmiş. İki versiyonu da izlemenizi ve karşılaştırmayı kendi kendinize yapmanızı öneririm…

HENÜZ YORUM YOK

CEVAPLA