Billy The Kid Billy The Kid: Old Timey OdditiesÇizgiromansever Ninja

Geleneksel Kadıköy turlarımdan birinde buldum bu kitabı. Daha doğrusu çizgiromanı. İçinde Vahşi Batı’nın kötü ünlü silahşörü Billy the Kid’in olduğu bir macera içeriyordu. Yaratıkların, canavarların, türlü çeşit acayipliklerin cirit attığı bir macera…

Gezmeyi severim ama sanırım benim asıl sevdiğim arayış. Bir Kutsal Hazine Avcısı gibi gezerim o yüzden. Hazinem kimi zaman bir sahafta bulduğum eski bir kitap, nadir bir çizgiromandır. Bazen bir film, bazen bir albümdür günün kârı. Ama ille de ele tutulur olması gerekmez hazinenin. Fotoğraf makinemle ya da yalnızca belleğimle ele geçirip sahiplenebileceğim bir şey de olabilir mesela. Güzel bir manzara olur, hoşsohbet bir amca olurr ya da dile gelse binlerce hikayeler anlatabilecek tarihi bir yapı.

Bazen hazinelerin en güzeli lezzetli bir yemektir. Hayat boyu unutulmayacak bir lezzet, ömrün en güzel deneyimlerinden biridir. Bazen de yemek içmek değil de, mekanın kendisidir hazine. Kısa bir süreliğine huzuru bulduğum, ruhumun dinlendiği bir atmosfer keşfedip günün en büyük buluşunu gerçekleştirmişimdir.

Evimin her köşesinde gezilerimde topladığım hazinelerle doludur. Bu hazinelerin pek çoğunu öyle uzun mesafeli gezilerimden değil, şehiriçi turlarımda toplamışımdır. Kadıköy benim için adeta yağmalamanı serbest olduğu bir sit alanıdır. Her köşesinden bir hazine fırlar.

Son Kadıköy seferimde ele geçirdiğim hazinelerden birinden söz edeceğim size. Eric Powell ve Kyle Hotz‘un imzasını taşıyan bu çizgiromanın adı Billy The Kid: Old Timey Oddities.

Billy the kid
Billy the Kid (23 Kasım 1859 New York City – 14 Temmuz 1881 Fort Sumner, New Mexico) resmi tarihe göre 1850’li yıllarda Amerika’nın Vahşi Batı olarak tanımlanan bölgelerinde yaşamış genç bir silahşördü. Daha yirmi yaşına gelmeden pek çok kişiyi toprağın altına yollamıştı. Ama su testisi su yolunda kırılır misalı kendisi de 23. yaşını göremeden terk-i diyar eyledi. Yine resmi tarihe göre ölümü aynı zamnda arkadaşı olan Şerif Patt Garret‘ın elinden olmuştu. Billy the Kid öylesine korkulan bir kanun kaçağıydı ki, daha o zaman aslında ölmediğine dair söylentiler yayılmıştı.

Yorumla harmanlanan Billy the Kid hikayeleri pek çok kez sinemaya aktarıldı. Young Guns (1988), onun devamı Young Guns 2 (1990) ve Sam Peckinpah imzalı (1973) şu aklıma ilk gelenler.

Pat Garrett and Billy the Kid
Old Timey Oddities’in hikayesi ise Billy the Kid’in öldürüldüğü döşünülen tarihten sonra başlıyor. Billy gerçekten de tarih kayıtlarına geçen o vuruşmada ölmemiştir. Bir tren yolculuğu sırasında daldığı uykusundan uyandığında karşısında giysilerinden Doğu’dan olduğu anlaşılan bir adamın oturduğunu görür. Adam kısa bir sohbetin ardından kendisinin Billy the Kid olduğunu bildiğini söyler. Billy sırrını korumak için adamı “tahtalı köye” göndermenin niyetine girmiştir ki, adının Fineas Sproule olduğunu açıklayan adam Billy için bir iş teklifi olduğunu belirtir. Birlikte bir hazine avına gidecekler ve Billy’de onların korumasını üstlenecektir. Hazine lafını duyan Billy hemen konuya alaka gösterir.

Fineas Sproule doğuştan bir takım fiziki anormalliklere sahip insanların bulunduğu bir gösteri grubunun lideri olduğunu açıklar. Zaten kendisinin sahne adı da İnsan Örümcektir. Bu ismi ayaklarının olması gereken yerde de bir çift el taşıyor olmasından kaynaklanmaktadır.

Billy The Kid, Fineas’ın hepsi birbirinden ilginç arkadaşlarıyla tanışır: Timsah Adam, Dövmeli Kadın, Kurt Çocuk, Vahşi Adam ve minyatür çocuk. Fineas’ın gösteri grubu akla hemen ünlü bir filmi getiriyor tabi. Tod Browning‘in 1932 tarihli filmi Freaks.

Billy The Kid Billy The Kid: Old Timey Oddities
Fineas amaçlarının Dr. Frankestein denilen bir adamın elindeki Golem Kalbi denilen bir taşı ele geçirmek olduğunu açıklar. Hep birlikte yola çıkarlar ve okyanusu geçip Avrupa’ya ulaşırlar. Frankenstein’ın şatosu dağlık bir bölgede, küçük bir köyün yanıbaşındadır. Buranın son derece tekinsiz bir köy olduğu aşikardır. Köyün halkı insan suretlerinin ardında Lovecraft‘ın romanlarından fırlamış yaratıkların doğasına sahiptirler. Fineas ve arkadaşlarıyla, bu yaratıklar arasındaki tek engel Billy’nin altı patlarlarıdır. Yaratıklara karşı silahlarını ateşleyen Billy’ni görüntüsü ise bilirkişilerin aklına hemen bir başka popüler kültür fenomenini getirir: Stephen King‘in Kara Kule serisi ve silahşör Roland.

HENÜZ YORUM YOK

CEVAPLA