festival ajanı

Sitemizi takip eden ninjalara ulaşıp bizim için festival ajanlığı yapmalarını istedik. “Seyrettiğiniz film sizin olsun, bize festival atmosferini, filmin öncesini ve sonrasını anlatın,” dedik. (İsteyenler filmleri de yazabilirler tabi.) Çağrımıza ilk kulak veren ninja Nur Demir oldu ve festival izleyicileriyle ilgili düşüncelerini bizimle paylaştı.


Benim gördüğüm festivale gelenler:

Renkli kalemleriyle izledikleri filmleri bir bir işaretleyip kitapçıkları üzerinden doyuma ulaşanlar,
Pahalı diye kitapçık almayıp fotokopisini çektirenler,
Haftaiçi okulu kırıp indirimli filme gidebilen şanslılar,
Lale Kartının forsu yüzüne yansıyanlar,
“Yeni Melek yerine ruhsuz Fitaş’a mı gidilir?” diye söylenenler,
Ara verildiğinde sigara dumanında boğulurken “ne kadar pahalı bu bayat çay kardeşim,” diye dert yananlar,
“Bu kızlar normalde nerelerde takılıyor yaa baksana ne güzel hatunlar var salonda” diye dertleşenler, (landlord’un notu: Gizli gizli beni mi takip ediyorsun sen?)

Festival ruhunu en iyi Atlas “yaşatıyor”cular,
Emek resmen festival “ikonucu”lar,
Filmin yarısına gelmeden kendini dışarı atanlar,
Film bittikten sonra yerinden kalkamayanlar, (landlord’un notu: Bu Murat Özer olmalı)
Hocası ödev verdiği için filmi izlemek zorunda kalanlar,
Önündeki kabarık saçlı kız ya da uzun boylu çocuk yüzünden sağa sola manevralarla inatla film izlemeye çalışanlar,
Kalabalığa sevinenler,
Kalabalığa sinirlenenler…

Nur Demir

Bu yazılar da ilginizi çekebilir