
Sinemasız kalmayın çünkü sinema hayatı "eşsiz" kılar.
29 May
Hayatınızda yalnızca 10 film seyretme şansınız olsaydı, hangi filmleri seçerdiniz? Sinema yazarlarına bundan daha zor bir soru sorulamaz herhalde. Hayatlarını film izlemeye adamış ve hayatları boyunca yüzlerce film seyredip, onlarcasını çok beğenmiş sinema yazarlarına bu soruyu yine de sorduk.
Kimine, dünyaya yolu düşmüş ve sinema nedir bilmeyen bir uzaylıya kısacık ziyaretinde seyretmesini önerebileceği 10 filmi sordum. Kimine, insanın hayatını değiştirebilecek 10 filmi sordum. Neticede amacıma ulaştım ve Yurttaş Kane ile başlayan klasik liselerin yerine, son derece kişisel derlemeler çıktı ortaya. Bu listeler sizin için farklı bir sinema izleği oluşturacağı gibi, sinema yazarlarının tercihleri, tarzları ve bakış açıları hakkında ipuçları verecek.
‘Evladim 10 film ile karın doymaz. En iyisi sen 20 film izle de bir şeye benzesin, biraz sinemayi ve dunyayı öğren’ derdim ve şu listeyi önerirdim:
1-Otomatik Portakal (A Clockwork Orange) (1971)
2-Tatlı Hayat (La Dolce Vita) (1960)
3-Vivre Sa Vie (1962)
4-Koş Lola Koş (Lola Rentt) (1998)
5-L’Eclisse (1962)
6-Kırmızı Değirmen (Moulin Rouge!) (2001)
7-Branded to kill (Koroshi No Rakuin) (1967)
8-Lady in the lake (1947)
9-Hiroshima Mon Amour (1959)
10-Double Suicide (Shinju: ten no aijima) (1969)
11-The Cabinet of Dr. Caligari (Das Cabinet des Dr. Caligari) (1920)
12-Oz Büyücüsü (The Wizard of Oz) (1939)
13-Ölüm Korkusu (Vertigo) (1958)
14-Tulse Luper’in Çantaları (Tulse Luper Suitcases) (2003/2003/2004)
15-M (1931)
16-Altın Çağı (L’Age d’or) (1930)
17-Batıda Kan Var (Once Upon a time in the west) (1968)
18-Zardoz (1974)
19-Mulholland Çıkmazı (Mulholland Dr.) (2001)
20-Cennet ve Sonrası (L’Eden et Apres) (1970)
Filmleri izleyeni “earthling”ler hakkında bilgilendirmek gerekecekse sadece Kuzey Amerika sinemasından seçkiler yapmak yanlış olur. Bence insanın yaratabileceği şiddet, sahip olduğu duyarlılık ve inatçılığı hakkında fikir sahibi olmasını sağlamak gerek… Çocuk ruhlu filmleri çok fazla önerebileceğimi sanmıyorum. Çünkü insan cinsinin çocuk halinden umutlanan dost uzaylının başına kötü şeyler gelebilir!
Sinema Yazarları Derneği’nin başkanı Murat Özer filmleri önem sırasına göre değil, kronolojik olarak sıraladığı konusuna dikkat çekiyor. Ona göre bu filmlerin her biri hayat değiştirecek filmler.
1. Nosferatu, Eine Symphonie des Grauens – F.W. Murnau
2. Kiralık Silah (This Gun for Hire) – Frank Tuttle
3. Hisli Duygular (Emmanuelle) Just Jaeckin
4. Bana Onun Kellesini Getirin (Bring Me the Head of Alfredo Garcia) Sam Peckinpah
5. Köpeklerin Günü (Dog Day Afternoon) Sidney Lumet
6. Tek Kollu Boksör Uçan Giyotine Karşı (The One Armed Boxer Vs. the Flying Guillotine) Jimmy Wang Yu
7. Grease – Randal Kleiser
8. Kahvaltı Kulübü (The Breakfast Club) John Hughes
9. Rezervuar Köpekleri (Reservoir Dogs) Quentin Tarantino
10. Bir Konuşabilse… (Lost in Translation) Sofia Coppola
Camianın “romanlı” sinema yazarı özellikle insan tabiyatını anlatacak filmler seçmiş listesini hazırlarken. Bundaki amacı sözkonusu uzaylımıza bizim hakkımızda bir nebze olsun fikir sahibi yapabilmek.
1. Üçüncü Türden Yakın İlişkiler (Close Encounters of the Third Kind) – Steven Spielberg
2. Fanny ve Alexander – Ingmar Bergman
3. Seks Hakkında Bilmek İstediğiniz Ama Sormaya Çekindiğiniz Her Şey (Everything You Always Wanted To Know About Sex But Were Afraid To Ask) – Woody Allen
4. Şeytan (The Exorcist) – William Friedkin
5. Duvar (Pink Floyd: The Wall) – Alan Parker
6. Düşler (Yume) – Akira Kurosawa
7. Kuyu – Metin Erksan
8. Şehir Işıkları (City Lights) – Charlie Chaplin
9. Köpekler (Straw Dogs) – Sam Peckinpah
10. İlkbahar, Yaz, Sonbahar, Kış… ve İlkbahar (Bom Yeoreum Gaeul Gyeoul Geurigo Bom) – Kim Ki-Duk
Mehmet Açar listesini hazırlarken en çok zorlananlardan. Okurlarının ona bu kadar değer vermesinin arkasında belki de bu titizliği var.
1. Andrey Rublev – Andrey Tarkovski
2. 2001 Uzay Macerası (2001 A Space Odyssey) Stanley Kubrick
3. Bıçak Sırtı (Blade Runner) Ridley Scott
4. Barton Fink – Coen Kardeşler
5. Amarcord – Federico Fellini
6. Macera (L’Avventura) Michelangelo Antonioni
7. Erkek-Dişi (Masculin-Feminin) Jean-Luc Godard
8. Mullholland Drive – David Lynch
9. Para (L’Argent) – Robert Bresson
10. Don’t Look Now – Nicholas Roeg
“Televizyon ekranı karşısında ya da DVD-VCD halinde baştan sona defalarca izleyebileceğim on film” diye belirtmiş listesinin başına Cumhur Canbazoğlu. Listesinde tam üç tane Türk filmi olması, onun ayrıntıları atlamasına izin vermeyen serinkanlı duruşunun ve Türk sineması hakkındaki birikiminin göstergesi.
1- Taksi Şöförü (Taxi Driver) – Martin Scorsese
2- Guguk Kuşu (One Flew Over the Cucmoo’s Nest) Milos Forman
3- Deli Dolu (Silent Movie) Mel Brooks
4- Kırık Bir Aşk Hikayesi – Ömer Kavur
5- Hair – Milos Forman
6- Broadway Üzerinde Kurşunlar (Bullets over Broadway) Woody Allen
7- Alcatraz Kuşçusu (The Birdman of Alcatraz) John Frankenheimer
8- Hababam Sınıfı – Ertem Eğilmez
9- Gemide – Serdar Akar
10- Balo – Ettore Scola
Fırat Yücel’in listesi onun sinemaya bakışını epey bir açık ediyor. Belli ki Yücel, en çok metne ve zekaya önem veriyor bir filmde. Yönetmen sinemasının sıkı bir destekçisi.
1. Mulholland Drive – David Lynch
2. Sunset Bulvarı (Sunset Boulevard) – Billy Wilder
3. Persona – Ingmar Bergman
4. Cezayir Savaşı (Battle of Algiers) Gillo Pontecorvo
5. Masumiyet – Zeki Demirkubuz
6. Brazil – Terry Gilliam
7. Seven – David Fincher
8. Puzzle of a Downfall Child – Jerry Schatzberg
9. Trust – Hal Hartley
10. Cache – Michael Haneke
Cünet Cebenoyan da kişisel bir liste hazırlamak için sıkı çalışanlardan. Öyleki farkında olmadan 12’lik bir liste hazırlamış. “Bu filmleri dünyaya ilk kez ayak basmış ve fazla kalamayacak bir uzaylıya pek tavsiye etmem” notuyla birlikte iletti listesini. 12 filmi yeterli görmemiş olacak ki Cüneyt, Emmanuelle, O’nun Hikayesi, Röntgencinin Gördüğü (What the Peeper Saw) filmlerini de
1. Melody – Waris Hussein
2. Av Partisi (Hunting Party) – Don Medford
3. Sonsuz Ölüm (Vanishing Point) Richard Sarafian
4. The Hustler – Robert Rossen.
5. Taksi Şöförü (Taxi Driver) – Martin Scorsese.
6. Jeremy – Arthur Barron.
7. Tristana – Luis Bunuel.
8. Kayıp (Missing) – Costa Gavras.
9. Sinek (The Fly) David Cronenberg
10. In the Bedroom – Todd Field.
11. Paris’te Son Tango (Last Tango in Paris) – Bernardo Bertolucci
12. Summer of ’42 – Robert Mulligan
Ali Ulvi Uyanık nasıl bir liste istediğimizi en iyi anlayanlardan ve “benlik” dışındaki kriterleri göz ardı ederek bir liste yapma şansı çıktığı için en çok sevinenlerden. İyisiyle kötüsüyle insan ruhunu ve psikolojisini açık eden filmler seçmiş görünüşe göre. Biraz da paranoyalarını açık eden tabi… Ama her halukarda en kişisel listelerden biri olmuş bu kesinlikle. 2000 sonrasında yapılmış üç yeni filme yer vermesiyle de farklılaşmış Ali Ulvi Uyanık.
Dönemlerine bakıldığında Serdar Akbıyık’ın listesini, bir sinema yazarı olarak değil de, sinema aşkı giderek büyüyen bir yeniyetmenin seyrettiği filmlerden yaptığı görülüyor. 70′lerin sonunda, 80′lerin başında sinemalarda seyrettiğimiz filmler pek çoğu. Bu liste bir anlamda Serdar Akbıyık’ı sinema yazarı yapan filmlerden oluşuyor.
Sadibey.com adlı çok faydalı, çok işlevli sitenin kurucusu, SİYAD üyesi sinema yazarı Sadi Çilingir Akdenizli bir listeyle çıkageliyor. 3 Türk, 3 İtalyan var listesinde.
Birkaç filmi çeşitlilik artsın diye dışarda bırakıyorum. Blade Runner gibi…
"Sinema Yazarlarına sorduk: Bir Uzaylıya önerilecek 10 film sizce hangileridir?" için 18 Yanıt
Dünyaya yolu düşmüş ve sinema nedir bilmeyen bir uzaylıya kısacık ziyaretinde seyretmesini önerebileceği 10 filmi sadece erkeklere sormuşsunuz…
Kadınlar neler önerirlerdi acaba?
Ayrıca kadınların hayatlarında yalnızca 10 film seyretme şansları olsaydı, hangi filmleri seçerlerdi ? Nasıl bir farklılık arzederdi listeler…
Keşke göebilseydik!
Gerçekten zor bir soru!
Ben bu konuda otorite olsam her kültürün sinemasından bir örnek seçerdim. Uzakdoğu, Güney Amerika, Orta Doğu, vs. gibi. Araştırması bol bir liste olurdu.
Benim ilk 10'um ise şurada: İzlenilmesi Emir/Şart Kipinde Olan 10 Film
burada sıralanan filmleri -tavsiyeniz üzre- bir bir izlemiş bir uzaylı olarak, planetinizde uzun bi süre kalmaya niyetlenmeme sebebiyet vermiş bu filmlerden beğendiklerimden bir demet de ben yapayım dedim..
"sen de kim oluyorsun" derseniz, valla çok üzülürüm.. evrensel barış falan.. onu da söyleyeyim..
.Mulholland Drive – David Lynch
.Seven – David Fincher
.Sinek – David Cronenberg
.2001: A Space Odyssey – Stanley Kubrick
.Guguk Kuşu – Milos Forman
.Sin City – Roberto Rodriguez
.The Wall – Alan Parker
.Masumiyet – Zeki Demirkubuz
.Cache – Michael Haneke
.İhtiyar Delikanlı – Park Chan-Wook
not: bunca filmi izleme süresi size kısa gelebilir ama bu süre bizler için oldukça yeterlidir.. yine de, örneğin emmanuelle gibilerini -heyecandan- biraz hızlı geçtiğimi de itiraf etmeliyim..
Tersninja’da verilen film listelerini tek tek inceledikçe kendimi dünyaya yolu düşmüş, mevzubahis
“uzaylılar”dan biriymişim gibi hissettim.
Listeleri verenler hep erkekler canım diye düşündüm…Birkaç yetkin kadın sinema yazarından da liste alabilmek geçiyorken aklımdan Goddless Artemis’in film listesini verdiği yorumundan umutlandım… Hemen okumaya başladım… Heyhat ! Bir kez daha kabul ediyorum… Evet “uzaylı”yım…
Tekrar tekrar baktım tüm listelere… Her listeden en az iki film seyretmişliğim var. En fazla seyretiğim film listesi Serdar Akbıyık'a ait… Altısını seyretmişim… Sağolsun…
Listesi biraz beni dünyalı kıldı…
Goddless Artemis’in film listesinden ise tek film… Sadece No Man’s Land’ı seyretmişim… Hımm…
“Onlar senin dengin mi ?Bu listeleri hazırlayanlar memleketin mühim sinema otoriteleri sen ise garip bir sinemaseversin !” diye kendimi teskin etmeye çalıştım ama nafile üzgünüm… Bu garip “uzaylı sinemasever ” listelerinizdeki filmleri mümkün mertebe bulmaya ve seyretmeye çalışacak… Sinema derneği başkanının dediği gibi hayatım nasıl değişecek acaba merak ediyorum?… Seyredeceğim ve göreceğim………
film kasvetli bir görüntüyle başladı.. sonra tuhaf..tipik insanlar.. sanki film değil de fotoğraf görünümüymüş tadında bir çekim.. ilginç.. şahane bir müzik eşliğinde jenerik girişiii.. vee.. tamam.. anlaşıldı.. seveceğim ben bu filmi.. işte böyle başladım.. artemis’in izlenilmesi emir/ şart kipinde olan 10 film dediği.. yedinci sırayı verdiği delicatessen.. türkçesi şarküteri yi seyretmeye..
hangi zamanda geçtiğini anlayamadım.. geçmiş de olabilir.. belki gelecek de.. bir savaş sonrası olmalı.. binalar.. yollar.. insanlar.. yıkık dökükde.. “herşey karneye bağlı”.. dokunaklı.. “ekinler büyüyemiyor”.. diyor şöför filmin bir yerinde..
sabah erkenden seyretmeye başladım şarküteri’yi.. ama zamanım yeterli değildi.. işe gitmeliydim.. sarsıcı bir film bu.. etkileyici.. niye amelie kokusu aldım diye düşündüm kendi kendime.. akşam google dan da bakacağım.. filmi merakla sonuçlandıracağım..
değişik lezzette bir film.. gerçekten.. artemis in izlemeyi şart koştuğu listeyi seyretmeliyim.. bendeki değişikleri gözlemeliyim….
şimdi laptobımda yüklü olan.. danny brillant’tan dolce vıta müziklerini dinlemekteyim.. fransız etkisini sürdürmekteyim
Şarküteri’yi seyrederken, nedense Amelie kokusu aldım demiştim ya.. Sonra dikkat ettim ki.. Her iki filmi de Jean Pierre Jeunet yönetmiş..
Şarküteri, gerçekten farklı lezzette film.. Beğenerek, zevkle seyrettim..
Ama eğer ben seçseydim on film.. Ve Şarküteri ve Amelie’den birine karar ver deselerdi.. Hımm..
Ben tabii ki Amelie derdim.. Kesinlikle Amelie derdim..
dün gece sil baştan’ı seyrettim.. niye bu filmi şimdiye kadar seyretmemişim.. bilmiyorum.. sadece .. kısmet bugüneymiş diyorum.. film okadar etkiledi ki beni.. uzun zamandır böyle duygusal bir film izlememiştim.. nerden duymuştum.. artemis’in izlenmesi şart dediği ve 10 numarada yer verdiği bir filmdi.. yukarıda verilen filmleri buldukça seyretmekteyim.. bendeki değişiklikleri gözlemekteyim..
çok farklı yapıları olan iki sevgili.. clementine ve joel .. birbirlerine aşıktırlar.. günler geçtikçe sorunları olur.. ayrılırlar.. clementine o kadar mutsuzdur ki .. insanların hafızalarını temizleyen doktora gider.. joel le ilgili tüm anılarını sildirir.. bunu duyan joel aynı işlemi kendisine de uygulatmak ister.. tam anıları silinirken vazgeçer.. ama işlem devam etmektedir.. sesini duyuramaz.. clementin i hafızasının en gizli anılarına saklar ki.. bulamazsınlar ve kazımazınlar zihninden..
bazen. ben de.. bana üzüntü veren anılarımı silebilseydim keşke derim.. mesela birine fazlasıyla ilgiliyim.. o da anlıyor ama bana yüz vermiyor.. çünkü benden çok yaşlı biri .. otuzbeşlerinde olmalı.. o sen derece efendi.. ben yanında yaşım gereği tabi.. çılgın ve deli.. anladı halimi ve şu oldu bana en son sözü: “imalarını anlamaya bile çalışmıyorum, en azından birimizin soğukkanlılığını korumasında fayda var çünkü…”
keşke onu tanıdığım zamanları silebilsem hafızamdan diyorum.. çünkü düşündükçe çok acı duyuyorum.. bu filmi seyredince.. anladım ki.. hayatımızdaki kırgınlıklar.. mutsuzluklar.. anılar.. bizi biz yapan şeyler.. onları silmek önemli değil ki.. durumu kabullenmeli.. filmin bir afişinde yazdığı gibi.. silmemeliyim.. aksine inanarak yazabilmeliyim beynime şunu : ı m fine without you..
Dünyaya yolu düşmüş ve sinema nedir bilmeyen bir uzaylıya kısacık ziyaretinde seyretmesini önerebileceğim tek bir film adı verecegim;
YAPAY ZEKA ( artificial intelligence ).
son günlerde hiç alışık olmadığım filmler seyretmiştim.. korku ve gerilim filmleri.. bu filmlerden tuhaf bir keyif almıştım.. acayip beğenmiştim.. okadar abarttım ki bu filmleri.. son günlerde bu tarz filmler etkilemez oldu beni.. kendimden korktum.. böyle filmleri bir süre seyretmemeye karar verdim.. bu nedenle önce “the fall” ’u seyrettim.. sonra “the bird people in china”’yı veya “sevmek zamanı”nı seyretmekti niyetim..
ama bu filmler yetişmeyince.. ne yapayım dedim.. tersninja da duyduğum..seyretmediğim.. daha önce hazırlattığım.. “old boy” filmi cd siyle karşı karşıya kaldım evde.. hımm.. elim cd ye gidip geliyordu.. izlesem mi izlemesem mi karar veremiyordum.. dayanamadım.. başladım seyretmeye..
size bir şey söyliyeyim mi.. tersninja dan önce de sinemaya giderdim.. film izlemeyi gerçekten çok severdim.. ama şimdi durum farklı.. tersninja da okuduğum ve sonra seyrettiğim filmler sanki başka bir dünyaya ait.. benim şehrime değil.. hiç görmediğim bilmediğim ,bizim buralarda oynatılmayan filmler..farklı lezzetler bunlar..
şimdi ben.. “old boy” seyrettiğim en inanılmaz intikam filmidir desem kendi dediğime kendim gülerim.. neden.. kızım senin daha önce seyrettiklerin film mi ki derim.. ama var ya “old boy” asla unutulacak film değil.. ben işte bunu bilir bunu söylerim.. filmin sonunda yazılar geçerken.. gözlerimi kapattım.. fondaki senfonik müziğin tınılarına kendimi bıraktım.. inanın bana.. anca biraz kendime geldim anca..
@ never:
OldBoy'u bu kadar sevdiysen [ki bu Chan-wook Park'ın "intikam üçlemesi"nin ikinci filmidir], yukarıdaki linkte bahsettiğim listemdeki 6. filme tapınacaksın demektir. Chan-wook Park'ın "intikam üçlemesi"nin üçüncü filminden bahsediyorum: Chinjeolhan Geumjassi [a.k.a. Sympathy For Lady Vengeance].
@artemis;
yukarıda verilen film listeleri.. sizin bana özel önerdikleriniz.. yeni dünyalar açıyor önüme.. hem film hem de müzik zevkim gelişiyor.. şimdi ne dinliyorum biliyor musunuz.. yumeji's theme.. in the mood for love..
nasıl şahane bir keman sesi.. old boy'dan harikulade bir müzik.. kırk yıl düşünsem aklıma gelmezdi.. asla bilemezdim bu filmleri ve bu müziği..
hemen aratıyorum önerdiğiniz filmi..
bu yazım yanlış anlaşılmaz umarım..
önce yumeji's theme.. in the mood for love.. ardından old boy dan harikulade bir müzik..
Mevzubahis konusu uzaylı ise ona başına neler gelebileceğini göstermek için seçerdim filmleri
mesela E.T., Homoti (http://www.otekisinema.com/?p=107), üçüncü türden yakın ilişkiler, Turist Ömer Uzay Yolunda, Mars Attack!, bir de Emanuelle uzayda konseptli bir dizi vardı uzaylılar Emanuelle'i kaçırıp seks konusunda eğitim alıyorlardı. Mutlaka onu seyrettirmek gerekir ki onca yol gelmiş gözü gönlü açılsın arkadaşın.
@landlord,
bir şeyler paylaşmak istiyorum! dinler misiniz beni lutfen! lütfen!
baktım..bir uzaylıya önerilecek 10 film listelerini gördüğüm ay temmuz.. biz şimdi aralık ayındayız.. 5 aydır bu listelerdeki filmleri seyretmeye çabalamaktaydım.. önce hiç seyretmediğim korku-gerilim filmlerine daldım.. sinema dünyasında inanılmaz yol adım..herşey iyi güzel gidiyordu.. yeni lezzetler.. yeni duygular tattım.. film seyrederken eğlenmeyi,gülmeyi yada duygulanıp ağlamayı bilirdim.. film seyrederken gerim gerim gerilmeyi yada aniden ürpermeyi, tahmin etmediğim sonlarla karşılaşmayı, film seyrederken şaşırmayı tatdım.. hoş duygulardı benim için.. yeni denemelerdi bunlar..
dur durak bilmedim.. seyrettim de seyrettim..gecede 3 film seyrederek uykuya daldım.. amenabar.. shylamalan..balaguero filmlerini zevkle seyrettim.. sin city ye çarpıldım.. tarantino filmlerinde ise müzikleri ve görüntüleriyle inanın kendimden geçtim.. bayıldım..
ama..ne zaman ki chan wook park'ı tanıdım ve old boy'u seyrettim.. işte ben o gece yemin ederim duvara çarptım.. old boy bünyeme okadar ağır gelmiş,okadar rahatsız etmişti ki.. film seyredince tiksinmeyi hissettim.. önce old boy filmini bilinç arkama ittim.. özüme dönmek..masum bir film seyretmek istedim..old boy un arkasından hemen metin erksan'ın filmi sevmek zamanını seyrettim..biraz kendime geldim..sonra durulmadım.. üzerine üzerine gittim.. dün akşam önce intikam meleği'ni seyrettim.. gene dibe vurdu tüm hislerim.. sonra three extrems'i izledim.. box.. cut.. ve nihayet dumplings den sonra.. yazmak ters olacak ama yazmalıyım.. yemin ederim hastalandım..ter döktüm ve kendimi çok kötü hissettim..
çok abarttım.. herşeyi arka arkaya kısa sürede seyrettim.. doymak bilmedim.. düşündüm.. pişman mıyım.. hayır değilim.. ama film seyredince keyiflenmekmiş asıl benim isteğim.. bunu anladım..
bu yazıyı teşekkür etmek için yazdım.. sinemada ne istediğimi öğrendim.. bu vesileyle ustam, bayramınızı en içten sevgilerimle kutlarım..
sizin sloganınız doğru.. sinema hayatımızı eşsiz kılmalı..
benim listem,
1.mulholland drive-lynchin en iyi filmi,filmografisinin doruk noktası.bir labirent,bir yapboz.parçaları birleştirmekte önemli,ama asıl önemli olan losangeles büyüsünüe kapılmak.filmin jeneriklerinde görülen, üstten hollywood görüntüsü,nasıl bir büyünün içine girdiğimizi anlatıyor.çekilmiş en iyi film.daha neler yazmak gerekir ama…
2.the fountain-felsefik,düşüdürücü ve entellektüel bir bilimkurgu.
3.Eternal Sunshine of the Spotless Mind (2004)
4.the wizard of oz
5.orada olmayan ada
6.minority report
7.lost highway
8.bir rüya için ağıt
9.eraserhead
10.blue velvet
11.amerikan güzeli
12.28 günsonra-danny boyle uçmuş…
Fight club'ın olmadığı bir top listin tamamen gerceği yansıtmadığı ve bu kişilerin çokda sinemadan anlamadığını sölemek iştiyorum
Cüneyt Cebenoyan ağabeyin listesinde "melody" filmini görünce oturup ağlamak istedim. Ergenliğe henüz geçiş yaptığım yıllarda, bir Cumartesi öğleden sonrası TRT'de izleyip aşık olduğum müthiş bir filmdir "melody" ama memlekette bileni de azdır. İçimde bin tane çiçek açtıran bu filmi gören uzaylı artık bizden biridir, çayı karıştırılası, yumurtası soyulup önüne koyulası bir gezgindir. :)
Yorum Yazın