Blow out / patlamabrian de palma

Ünlü yönetmen Brian De Palma’nın Hitchcock hayranlığını gözler önüne seren John Travolta’lı Patlama - Blow Out filminin çıkması en çok arşivcileri sevindirecek.

Filmlerinde gerilim, cinayet, tutku, psikolojik rahatsızlıklar gibi temaları işleyen De Palma sinema eğitimi görmüş insanların oluşturduğu Yeni Hollwood jenerasyonunun öncüsü kabul edilir. Kariyerine bakıldığında ise Alfred Hitchcock’un büyük bir etkisi olduğu gözlenebilir. Femme Fatale, Dressed To Kil filmlerinde olduğu gibi 1981 yapımı Blow Out – Patlama’da da bunu açıkça gösterir. De Palma imzalı bu stilize gerilim filmi, bir suçu keşfeden ve bu yüzden ciddi bir tehlikeyle karşı karşıya kalan masum tanık temasından yola çıkıp gayet şaşırtmacalı bir şekilde yola devam eder: Eski polis teknisyeni Jack Terry, hayatını düşük bütçeli korku filmlerine ses hazırlayarak kazanmaktadır. Jack bir akşam geç saatlerde, yeni dış mekan efektlerini kaydederken bir çiftin içinde bulunduğu arabanın köprüden nehre uçmasına tanık olur, ama sadece arabadaki kadını, yani Sally’yi kurtarabilir. Kadının ölen arkadaşının başkan adayı olduğunu öğrenince bir şeylerden kuşkulanmaya başlar. Yaptığı kaydı defalarca dinleyen Jack, kazaya yol açan lastik patlamasından önce bir silahın patladığını duyduğunu sanır.

De Palma teknik olarak Hitchcock’tan etkilendiğini hiç inkar etmez, hatta Hitchcock’un müzik direktörü Bernard Herrmann ile beraber çalışarak bu durumun altını bile çizer. Filmlerinde Voyeurizm (röntgencilik) ve gözetleme, benzer kişiler, çoklu kişilik ve şiddet sıklıkla karşımıza çıkan unsurlardır. Kanlı görüntülere olan ilgisini bir doktor olan babasını izleyerek edindiğini açıklayan De Palma’nın filmografisinde Yaralı Yüz, Carlito’nun Yolu, Dokunulmazlar, Carrie, Snake Eyes ve Savaş Günahları gibi şapka çıkarılacak filmleri vardır. 2000’de Mission To Mars filminde ilk kez bilimkurguyu deneyip ardından Femme Fatale ile özüne dönen De Palma, son dönemde izlediğimiz Black Dahlia ve Örtülü Gerçek filmleri ile bizi nispeten hayal kırıklığına uğratmıştı.

BAŞKA DVD’LER

Soykırım
Yön: Marvin J. Chomsky
Oyn: Merly Streep, James Woods, Ian holm

1978 yılında NBC kanalında gösterime çıkan dört bölümlük ‘dokuz buçuk saat)bu dizi Emmy Ödülleri’ye birlikte, eleştirmenlerin övgülerini de toplamıştı. Ama diziyi Soykırım yazarı ve gazisi Elie Wiesel gibi sert biçimde eleştirenler de olmuştu. Wiesel diziyi “doğru olmayan, itici ve ucuz” olarak nitelemişti.

Dizide Soykırım Alman Yahudisi olan Weiss ailesinin üzerinden anlatılmaktadır. Nazi tarafını temsil eden ise bir başka Alman ailedir. Bu ailenin reisi yükselen bir SS üyesidir ve bu sıradan adam zamanla acımasız, kana doymayan bir savaş suçlusu haline gelir.

Soykırım’ın hikayesi II. Dünya Savaşı’da yaşanan Kristal Gece, Yahudi getolarının kurulması, gaz odalarının kullanılması gibi pek çok olayı içermektedir. Dizide görünen tarihi karakterlerin sayısı da hiç az değildir: Adolf Eichman, Heirrich Himmler, Rudolph Hoess, Arthur Nebe, Mordechai Anielewicz, Bernhard Lichtenberg, Paul Blobel, Ernst Kaltenbrunner, Otto Ohlendorf, Hans Michael Frank, Hermann Julius Höfle, Reinhard Tristan Eugen Heydrich ve Heinrich Müller gibi. Bu karakterlerin çoğunun kanlı Nazi tarihinde bir imzası vardır.

beowulf

Beowulf: Ölümsüz Savaşçı
Yön: Robert Zemeckis
Oyn: Ray Winstone, Anthony Hopkins, Angelina Jolie, John Malkovich

Canavarların hala etrafa korku saldığı çok eski tarihlerde Beowulf adlı bir kahraman Danimarka Krallığı’nı yok etmek üzere olan canavar Grendel’i öldürür. Grendel’in iblis olan annesi de Beowulf’u lanetler. Danimarka tacını takmaya hak kazanan Beowulf lanetiyle yüzleşeceği günü beklemeye başlar. Dijital olarak çekilen bu animasyon bazı sinemalarımızda 3 boyutlu olarak gösterilmişti. İlginç olan animasyon da olsalar karakterlere gerçek oyuncular hayat veriyor filmde.

rio karnavalı

Rio Karnavalı
Rio Karnavalı, dünyanın en renkli festivali. Samba okullarının düzenlediği kalabalık ve baş döndürücü geçit töreni, beş gün boyunca Rio”yu dünyanın ilgi merkezine dönüştürüyor. Göz alıcı giysilere bürünen sambacılar, yarışma jürisinin, 70 bin hayranın ve televizyon başındaki bir milyar insanın önünde, 800 metre uzunluğundaki Sambadrome geçit alanı boyunca çılgın bir şov gerçekleştirirler. Samba okulları, tüm detayları hesaplanmış olan bu acımasız yarışı kazanmak için her şeyi yapabilir! National Geographic, Rio Karnavalı”na katılma şansını yakalayan sambacıların bu muhteşem gösteriye nasıl hazırlandıklarını adım adım izliyor. Sahnedeki görkemli şovun yanı sıra sahne arkasında yaşanan rekabeti ve gerilimi de gözler önüne seriyor.

Share This Post