Dağıtımcılarımız tam gaz yollarına devam ediyor! Bu hafta tam altı film sinemaseverlerin huzuruna çıkıyor. Sundance Film Festivali’nden Jüri Özel Ödülü’yle dönen, benim bir türlü izleyemediğim, İzmir Film Festivali’nde (girdiğim) gösterimi yarım kalan Can nihayet vizyonda! Haftanın öne çıkan diğer filmi, tüm zamanların en çok izlenen Fransız filmi unvanını elde eden Can Dostum. Bu iki filmin haricinde, bir polisiye-komedi olan Aşk ve Para, Clint Eastwood’un Çaylak’ının senaristi Boaz Yakin’in yönettiği aksiyon çeşitlemesi Koruyucu, Yusuf Güven’in ilk sinema filmi olan İkizler Firarda ve son olarak 30 milyon kişinin seyrettiği Anadolu Ateşi 3D gişe savaşından pay kapmaya çalışacaklar. Herkese iyi seyirler…

Can

[xrr rating=0/5]

Yönetmen: Raşit Çelikezer

Senaryo: Raşit Çelikezer

Oyuncular: Selen Uçer, Serdar Orçin, Erkan Avcı

Yapım: 2011 / Türkiye / 106 dk.

Raşit Çelikezer’in yönettiği Can, konusuna uygun bir şekilde anneler günü haftasında gösterime giriyor. Her ne kadar yerli sinemanın gişede ‘mayıs sıkınıtısı’ yaşadığı ayda olsak da çıkmadık ‘can’dan umut kesilmez. İlk sinema filmi Gökten Üç Elma Düştü ile Bursa İpekyolu Film Festivali’nde en iyi film ödülünü alan Çelikezer, Can filmiyle Yeşilçam’a saygı duruşunda bulunuyor. Film, geçen yıl Altın Portakal’da kadın jürinin gözüne giremese de halk jürisi tarafından en iyi film seçilmişti. Demek ki, kodlar doğru işlenmiş, halkın gönlündeki Yeşilçam sevgisine dokunulmuştu. Can, geçtiğimiz aylarda da, bağımsız filmlerin dünyadaki en önemli buluşma noktası Sundance Film Festivali’nden jüri özel ödülüyle dönmüştü.

‘Bir Yeşilçam güzellmesi’ ifadesi, eksik ya da fazla değil, filmin tam karşılığı. Hikâye, Yeşilçam’dan yâdigar: Birkaç yıllık evli Ayşe ile Cemal’in hayatlarındaki tek eksik bir çocuktur. Normal yollardan çocuk sahibi olamayınca Cemal’in ısrarıyla illegal yollardan, fakir bir ailenin çocuğunu satın alırlar. Ancak ‘başkasının’ çocuğunu istemeyen Ayşe, başından beri bu duruma karşı tavır alır. Çocuk eve gelince de bir türlü onu benimseyip bağrına basamaz. Çocuğun bakımının yanı sıra Ayşe’nin umursamazlığına da katlanmak zorunda kalan Cemal, bir yıl sonra evi terk eder. Ayşe, istemediği bu çocuktan kurtulmak için her yolu dener, fakat başaramaz. Bu arada, Cemal de farklı bir hayatın içinde bulur kendini.

Kendi adıma, Altın Portakal’da filmi izlediğimde bir klişeler yumağı olarak görmüştüm. Hikâye, karakterler, konu, tema, anlatım dili… Belki de, festival ortamında olduğumuz için yeni bir soluk aramış, fakat bir Yeşilçam diliyle karşılaşmıştım. Ancak Raşit Çelikezer’in ısrarlı Yeşilçam vurgusu, aslında, son yıllarda yerli sinemayı işgal eden nihilizim, kötülük ve karanlık temalarına karşı bir dil geliştirmeye de işaret ediyor. Hikâyede iki farklı kesimde de ailenin darmadağın olmasının, insani değerlerin geri planda kalmasının yanı sıra, çalışan kadının sosyal hayattaki durumu gibi günlük hayatta karşılığı olan temaların işlemesi kayda değer. Ancak bu türlü kaygıların ‘eski’ bir dil ile yeniden üretilmeye çalışılması, sinema adına maksattan uzaklaştırıyor. Yine de, dokunaklı hikâyesiyle anneler günü haftasında iyi bir ‘hediye’ olabilir.

 Ali Koca

 ***

Can Dostum (Intouchables)

[xrr rating=5/5]

Yönetmen: Olivier Nakache, Eric Toledano

Senaryo: Olivier Nakache, Eric Toledano

Oyuncular: François Cluzet, Omar Sy, Anne Le Ny

Yapım: 2011 / Fransa / 112 dk.

2005’te Filmekimi’nde gösterilen Gel Arkadaş Kalalım (Je préfère qu’on reste amis) ile tanıdığımız Olivier Nakache ve Eric Toledano ikilisinin birlikte yazıp yönettikleri dördüncü uzun metraj deneme olan Can Dostum (Intouchables), alt sınıftan bir siyahî ile üst sınıftan bir beyazın dostluğunu, carpe diem anlayışından beslenerek anlatmaya çalışan bir drama esas olarak. Gerçek bir hikâyeden yola çıkılarak beyazperdeye aktarılan film, şimdiden tüm zamanların en çok izlenen Fransız filmi olmayı başardı. IMDb Top 250 listesinde de an itibariyle 103. sıraya yükselmiş durumda.

Zengin bir aristokrat olan Philippe’in (François Cluzet), yamaç paraşütü yaparken geçirdiği kaza sonucunda boyundan aşağısı felç olmuştur ve kendine bakıcı aramaktadır. Gettoda yetişmiş, Senegalli göçmen Driss’se (Omar Sy) işsizlik maaşını almaya devam edebilmek için, iş aradığına dair bir imzadan başka bir şey istemiyordur! Philippe, o kadar tecrübeli hastabakıcı arasından, aslında bir işte çalışmaya hiç niyeti olmayan, hapisten yeni çıkmış olan Driss’i seçer. Böylece düzenin bir kenara ittiği, kendi kurallarını kendisi koyan ‘özgür’ Driss’le; düzenin bizzat içinde bir unsuru olan, kontrollü, köleleşmiş Philippe, yani iki karşıt uç bir araya gelmiştir. Ve roller değişmiştir, köle şimdi bir şekilde yöneten, kral olmuştur, kral ise bir nevi köle, boyun eğen…

Can Dostum, yazar olmak isteyen genç siyahînin aynı sokakta yaşayan gizemli ve ünlü yazarla olan ilişkisini anlatan Finding Forrester’ı çağrıştırdı bana nedense. Ama filmin, Esaretin Bedeli (The Shawshank Redemption), Şimdi Ya da Asla (The Bucket List), özellikle de benim çok sevdiğim Cennetin Kapısında (Knockin’ on Heaven’s Door) gibi bir dizi filmle akraba olduğu da ifade edilebilir rahatlıkla. Omar Sy’ın Driss karakterinde harikalar yarattığı Can Dostum, fazla uzatmaya gerek yok, görüp görebileceğiniz en sıcak ve etkileyici filmlerden biri olacak muhtemelen. Bu dört başı mamur, naif ilişki dramasını kaçırmamakta yarar var.

Ercan Dalkılıç

 ***

Aşk ve Para (One For The Money)

[xrr rating=1/5]

Yönetmen: Julie Anne Robinson

Senaryo: Stacy Sherman, Karen Ray , Liz Brixius, Janet Evanovich (roman)

Oyuncular: Katherine Heigl, Jason O’Mara, Daniel Sunjata

Yapım: 2012 / ABD / 91 dk.

Daha çok Grey’s Anatomy dizisinin yönetmeni olarak bildiğimiz Julie Anne Robinson’ın, pek de iyi eleştiriler almayan Son Şarkı’dan (The Last Song) sonraki ikinci sinema filmi olan Aşk ve Para (One For The Money), Janet Evanovich’in tüm dünyada çok satan, on sekiz ciltlik polisiye romanından uyarlanmış.

Altı aydır işsiz olan Stephanie Plum (Katherine Heigl) çareyi kuzeninin kefalet senedi veren şirketinde tahsilât ajanı olarak çalışmakta bulur. Kuzen Vinny’nin en büyük borçlusu ise Plum’un ilk aşkı, eski polis memuru, cinayet zanlısı Joe Morelli’dir (Jason O’Mara)…

Aşk ve Para, romantik-polisiye olarak adlandırabileceğimiz türün tipik bir örneği. Yer yer eğlenceli olabilen –özellikle çıplak ihtiyarın sahnesi muhteşem-, fakat dramatik ve oyunculuk olarak pek bir şey vaat etmeyen bir film karşımızdaki. Yönetim de bir o kadar kötü bana kalırsa.

Filmin uyarlandığı polisiye romanın fanatikleri oldukça çokmuş dünyada. Aslında bir nüve var hikâyede, gelgelelim onu açığa çıkaracak bir yönetmene sahip değil film. Seriye bağlaması muhtemel olan filmin gelecek bölümlerinde yönetmen koltuğunda daha tecrübeli bir isim görürseniz hiç şaşırmayın…

Ercan Dalkılıç

***

Anadolu Ateşi 3D

Yönetmen: Mustafa Erdoğan

Yapım: 2012 / Türkiye

 

 

 

 

Yönetmenliğini Mustafa Erdoğan’ın yaptığı Anadolu Ateşi, 3D olarak gösterime giriyor. İlk sahnelendiği günden bu yana 30 milyonun üzerinde insan tarafından izlendiği belirtilen Anadolu Ateşi’nin 2011’de Aspendos’da yapılan gösterisi 3D özelliklerine göre filme alınmış ve uzun süren bir stüdyo ve animasyon çalışmasının ardından izleyicinin beğenisine sunuluyor.

Anadolu Ateşi, müzikleri ve dans tasarımlarıyla Anadolu’nun binlerce yıllık kültür tarihine yaslanıyor. 3000 halk dansı figürünün kendi dramatik öyküsü içerisinde birleştirildiği Anadolu Ateşi, müzikal dans performansı olarak da dünyada yapılmış ender çalışmalar arasında.

Ali Rıza Özkan

VİZYONA GİREN DİĞER FİLMLER:

İkizler Firarda

Yönetmen: Yusuf Güven, Necmi Yıldırım

Senaryo: Necmi Yıldırım

Oyuncular: Necmi Yıldırım, Nagehan Başer, Sümer Tilmaç

Yapım: Türkiye, 2012, 101 dakika

 

***

Koruyucu (Safe)

Yönetmen: Boaz Yakin

Senaryo: Boaz Yakin

Oyuncular: Jason Statham, Chris Sarandon, Robert John Burke

Yapım: 2011 / ABD / 94 dk.

 

HENÜZ YORUM YOK

CEVAPLA