Bu Hafta Vizyona Giren Filmler (2 Aralık 2011)

Altı yeni filmin görücüye çıktığı bu hafta yerli filmlerden Musallat 2: Lanet korku sinemamızda nadir görülen bir başarının takipçisi olduğu için, Entelköy Efeköy’e Karşı da yönetmeninin önceki filminin referansı ile seyircinin ilgisini çekeceğe benziyor. Ancak bu haftanın en öne çıkan filmi, senen sonunda bütün listelere gireceğe benzeyen Hugo. Herkese iyi seyirler…

Entelköy Efeköy’e Karşı
Yönetmen: Yüksel Aksu

Senaryo: Yüksel Aksu

Oyuncular: Şahin Irmak, Ayşe Bosse, Emin Gürsoy, Recep Yener, Ayla Arslancan

Yapım: 2011, Türkiye

Dondurmam Gaymak (2006) ile Ege’nin sıcaklığını kapitalizm eleştirisi ile başarılı bir biçimde yoğuran Yüksel Aksu, kalabalık ve enerjik anlatımını 80 sonrası en çok tartışılan konulardan birini, entelektüel ve halk çatışmasını aktarmak üzere kullanıyor. Antientelektüalizmin entelektüel düşmanlığı ile çokça karıştırıldığı günümüzde bu çabanın önemsiz olduğunu söyleyemeyiz, Aksu’nun bahsettiğimiz tuzağa düşmeyeceğine de eminiz. İyi ve kötü arasında savrulan Türk sinemasında kendine haklı bir yer edinen Aksu’nun filmi ilgiyi hak ediyor.

Hediye Operasyonu
Arthur Christmas
Yönetmen: Sarah Smith

Senaryo: Peter Baynham, Sarah Smith

Türkçe seslendirme: Arda Aydın, Ali Ekber Diribaş, Mazlum Kiper, Orhan Kemal Aydın, Sibel Taşçıoğlu, Aysun Topar

Yapım: 2011, İngiltere / ABD, 97 dk.

Geçen hafta Yeni Yıl (Home for Christmas  / Hjem til jul, 2010) ile açılan Noel filmleri sezonu, Hediye Operasyonu ile devam ediyor. Değişen zamanla birlikte güncellenen Noel Baba figürü, devasa bir hediye üretim ve dağıtım tesisinin genel müdürüne dönüşmüş. Tüm kurumsal yapısına rağmen hediyelerden birinin unutulması ile başlayan aksiyon komedi, yan karakterlerle çeşitlenerek sürüp gidiyor. Özgünlük değil eğlence arayanlara…

Hugo
Yönetmen: Martin Scorsese

Senaryo: John Logan (Brian Selznick’in kitabından)

Oyuncular: Ben Kingsley, Sacha Baron Cohen, Asa Butterfield, Chloë Grace Moretz, Ray Winstone, Emily Mortimer, Christopher Lee

Yapım: 2011, ABD, 127 dk.

James Cameron’un Avatar (2009) ile bütün sektörde bir gişe kuralı haline getirdiği 3D teknolojisi, belki de ilk kez bir hikaye anlatma aracı olarak kullanılıyor. Martin Scorsese hakim sinema anlayışını sarsan gençlik enerjisini kaybetmiş ve artık ustalığın güvenli limanına sığınmış olabilir, ama her filmiyle sinema lezzeti vermeye devam ediyor. 3D açısından işin ustalık öncüsü James Cameron’dan tam not alan film, tren istasyonundaki gizli sığınağında babasının sırrını araştıran Hugo’nun maceralarını aktarırken, seyirciyi sinema büyüsünün kökenlerine bir yolculuğa da çıkarıyor.

İntikamın Bedeli
Seeking Justice
Yönetmne: Roger Donaldson

Senaryo: Robert Tannen (Robert Tannen ve Robert Tannen’in film öyküsünden)

Oyuncular: Nicolas Cage, January Jones, Jennifer Carpenter, Guy Pearce

Yapım: 2011, ABD, 105 dk.

Karısı tecavüze uğrayan kendi halindeki bir öğretmenin, hukukun temin etmediği adaleti sağlamak için gizli bir örgütle iş birliğini anlatan film, Ölüm Arzusu (Death Wish, 1974)’ndan sonra bireysel adaleti ancak bir tartışma konusu haline getirdiği zaman önemli ve değerli olan bir tarzın son örneği. Oyunculuk kariyerini B sınıfı aktör olarak devam ettirmeye kararlı Nicolas Cage’i sağlam bir referans olarak görenler bir şans verebilir.

Mavi Pansiyon
Yönetmen: Nezih Ünen

Senaryo: Nezih Ünen

Oyuncular: Yunus Güner, Fadik Sevin Atasoy, Özlem Tekin, Tan Sağtürk, Nail Kırmızıgül

Yapım: 2011, Türkiye

Anadolu’nun Kayıp Şarkıları (2010) belgeseli ile oryantalizm eleştirileri alsa da müzikleriyle takdir toplayan Nezih Ünen, pansiyon ölçeğinde aşk çatışmalarını aktaran kurmaca hikayesiyle çok farklı bir alana el atarak, sanki eleştirilerin haklılığını ortaya koyuyor gibi. Türk sinemasında bu tarz filmlerin alışıldık kötülüğü Mavi Pansiyon‘a da belli bir önyargı ile bakmamızı sağlıyor.

Musallat 2: Lanet
Yönetmen: Alper Mestçi

Senaryo: Alper Mestçi

Oyuncular: Türkü Turan, Tülay Bursa, Selim Gürata, Zeliha Güney, Saliha İplikçi

Yapım: 2011, Türkiye

Türk korku sinemasının kötülüğü artık tam bir parodi malzemesi haline dönüşmüşken, Musallat (2007) filmine gösterilen seyirci ilgisi biraz abartılı görünüyor açıkçası. Hele ki filmin son yarım saatininş ilk yarım saati anlatarak geçtiği düşünülürse. Buna rağmen gişe başarısı filmin devamını getirmeye yeterli. İlk filmdeki ifritin yerini bu sefer büyü almış. Belli bir seyirci kitlesinin ilgi göstereceği kesin.