Bu Hafta Vizyona Giren Filmler (26 Ekim 2012)

Dağıtımcılarımız bayramı hesaba katmış olacaklar ki, bu hafta vizyona giren film sayısı birkaç gün içinde üçe iniverdi. Haftanın iki ağır topu var: İlki İranlı yönetmen Bahman Ghobadi’nin BKM film ile ortaklaşa çekmiş olduğu ve başrollerinde ‘tabii afet’ Monica Belluci hanımefendi ile Behrouz Vossoughi’nin boy gösterdiği Gergedan Mevsimi, diğeriyse Matrix’ten bu yana yeni bir patlama beklediğimiz kardeş yönetmenler Andy Wachowski ve Lana Wachowski’nin yanlarına Tom Tykwer’ı alarak çektikleri Bulut Atlası. Haftanın son filmi Asteriks ve Oburiks Gizli Görevde de çocuklu aileler/çocuklar için bir bayram oltası işte, rahatça anlaşılabileceği üzere. Tersninja, herkese iyi bayramlar, iyi seyirler diler…

Gergedan Mevsimi (Fasle kargadan)

Yönetmen: Bahman Ghobadi

Senaryo: Bahman Ghobadi

Oyuncular: Behrouz Vossoughi, Monica Bellucci, Yılmaz Erdoğan

Yapım: 2012 / İran-Türkiye

 

 

İranlı Kürt yönetmen Bahman Ghobadi, son filmi Gergedan Mevsimi‘nde her şeyden önce kendi geçmişine haksızlık ediyor. İlk uzun metrajı Sarhoş Atlar Zamanı‘ndan itibaren filmlerindeki ‘samimiyet ve doğallık’, Ghobadi‘nin en belirgin vasfıydı. Ghobadi, küçük insan hikâyeleri üzerinden derdini anlatırken politik duruşunu derinden derine ören bir yönetmen. Gergedan Mevsimi‘nde ise, kendi filmografisine sırt çeviriyor. Her ne kadar Yılmaz Erdoğan ve Monica Bellucci ile gündeme gelse de filmin en büyük sürprizi, uzun süredir sinemadan uzak kalan İranlı oyuncu Bihruz Vusuki (Behrouz Vossoughi). Azeri kökenli oyuncu, İranlı Kürt şair Sıddık Kemanger‘den (Sedigh Kamangar) ilhamla yazılan bir karakteri oynuyor.

Gergedan Mevsimi, başta adı olmak üzere tamamıyla Kemanger‘in şiirlerinden ve başat motiflerinden besleniyor. Şairin günlüklerinden hareketle çekilen filmde, Kemanger‘in İran’da yaşayan kızı da epizod başlarında babasının şiirlerini okuyor. 1979’daki İran İslam Devrimi’nden sonra hapse atılan ve karısına öldüğü söyelenen şair Sahel, 30 yıl sonra hapisten çıktığında ailesini bulmak için yollara düşer. Eşi ve çocuklarını bulmak için İstanbul’a gelen Sahel, bir şekilde onlara ulaşır fakat aradan geçen yıllar iki tarafta da çok şeyi değiştirmiştir. Sahel, bir türlü cesaretini toplayıp karısı ve çocuklarının karşısına çıkamaz.

Gergedan Mevsimi, Bahman Ghobadi’nin en stilize filmi. O kadar ki, stil oluşturma ve biçim kaygısı filmin önüne geçiyor; âdeta filmi yiyip bitiriyor. Hamam sahnesinde karşılaştığımız sülükler gibi, filmin bütün enerjisini tüketiyor bu çaba. San Sebastian gibi bir festivalde iki kez Altın İstiridye almış, Berlin ve Cannes’dan ödüllerle dönmüş bir yönetmenin, âdeta bir ‘festival projesi’ görünümündeki bu estetik yapıya gönül indirmesi şaşırtıcı. Bu gereksiz kaygı, Ghobadi‘nin tüm doğallığını ve samimiyetini de alıp götürüyor. İran devrimi ve siyasi suçlu bir şair üzerinden yürüyen film, Ghobadi‘nin en politik ‘göründüğü’ filmi. Fakat politik dil itibarıyla derinliksiz, zayıf ve kaba bir yapımla karşı karşıyayız. Üstelik, metafor yumağı yapısından kaynaklanan kapalı anlatımıyla seyirciyi de kendinden uzaklaştırıyor.

Ali Koca

 ***

Bulut Atlası (Cloud Atlas)

Yönetmen: Andy Wachowski, Lana Wachowski, Tom Tykwer

Senaryo: Andy W., Lana W., T. Tykwer, David Mitchell (roman)

Oyuncular: Tom Hanks, Halle Berry, Jim Broadbent

Yapım: 2012 / ABD / 172 dk.

 

 

Wachowski Kardeşler ile Tom Tykwer’in ortaklaşa yönettiği Bulut Atlası (Cloud Atlas), bu yılın merakla beklenen en iddialı projelerinden biri… David Mitchell’in aynı adlı romanından uyarlanan film, kuantum ve kelebek etkisini harmanlayıp seyirciyi 2144’ten 1973’e ve 1849’a uzanan, zamanlararası uzun bir yolculuğa çıkarıyor.

Referans sineması olma iddiasıyla hava atan film, en basit tabiriyle taklit sineması olmaktan öteye gidemiyor. Matrix evreninde dolaşan bir tanrı-robot, sırf Guguk Kuşu etkisi yaratsın diye kadın kılığına girmiş bir Ajan Smith, Wanda Adında Bir Balık’tan çalıntı ‘baskın’ sahnesi, sanki Pekilan Dosya’nın peşindeki Halle BerryBulut Atlası’nda izlediğiniz her şey, başka bir metnin/filmin/eserin eşi, benzeri, taklidi…

Eğer bir bilimkurgu filmi çekiyorsanız ve aynı oyuncuya birden fazla karakteri yüklüyorsanız (örneğin Tom Hanks 6 -yerli karakterin yaşlı versiyonunu da katarsak 7 – karakteri canlandırmakta) en büyük silahınız makyaj olacaktır. Ancak Bulut Atlası makyaj konusunda son yılların en absürt çalışmasına imza atıyor. Hanks’in korkunç sarı peruğuna takılmasanız bile Uzakdoğu oriijinli Doona Bae’nin yüzüne çil eklenerek Batılı bir hanımefendiye dönüşmesini makul karşılamanız mümkün değil.

Evet, biliyoruz ve anlıyoruz; bütün hayatlar birbirine bağlıdır. Bu basit ve kadim cümleyi, sanki dünyanın en büyük buluşuna imza atmış ve evrenin hakikatini çözmüşçesine gözümüze sokuyor Bulut Atlası. Atasözü kıvamında pek çok kelamı aralara serpiştiren bu filmi izledikten sonra her şeyi geriye sardığınızda ise bölük börçük, anlam bütünlüğü olmayan, kaotik bir görsellik kalıyor sadece. Kesişme hikayelerinin uzmanı Alejandro González Iñárritu’nun filmlerini eleştirenlere, “Iñárritu’nun kıymetini bilin” diyor sanki Wachowski Kardeşler ve Tykwer; “biz aynı fikri alladık pulladık, ancak bu kadar oldu…”

Müjde Işıl

 

***

Asteriks ve Oburiks Gizli Görevde (Astérix et Obélix: Au service de Sa Majesté)

Yönetmen: Laurent Tirard

Senaryo: Laurent Tirard, Grégoire Vigneron (René Goscinny, Albert Uderzo)

Oyuncular: Gérard Depardieu, Edouard Baer, Guillaume Gallienne

Yapım: 2012 / Fra-Ita / 110 dk.