Bu Hafta Vizyona Giren Filmler (27 Eylül 2013)

malavita1

Bu hafta vizyona sekiz film giriyor. Luc Besson’un yönettiği Malavita: Belalı Tanık (The Family) filmini Ali Abaday mercek altına alıyor. Yönetmenliğini Brad Furman’ın üstlendiği Büyük Kumar (Runner Runner) filmi de Serkan Çellik değerlendirmesiyle Tersninja’da. Bu hafta vizyona giren diğer filmler arasında Mavi Yasemin (Blue Jasmine), Karnaval, Benimle Oynar mısın, 3 Kadın 3 Kader, Öyle Sevdim ki Seni ve Katliam Gecesi (You’re Next) yer alıyor. Herkese iyi seyirler.

Malavita: Belalı Tanık malavita_afis

The Family

Yönetmen: Luc Besson

Senaryo: Luc Besson, Michael Caleo

Oyuncular: Robert De Niro, Michelle Pfeiffer, Tommy Lee Jones

Yapım: 2013 / ABD – Fransa / 111 dk.

Neredeyse her türden film çekmeyi başaran Fransız sinemasının en yetenekli yönetmenlerinden Luc Besson Robert De Niro, Michelle Pfeiffer ve Tommy Lee Jones gibi ustaların başrollerde yer aldığı bir kadroyla kara komedide şansını denemeye karar vermiş. Besson’un Malavita: Belalı Tanık’ı (The Family) Amerikalı mafya üyesi bir babanın tanık koruma programına katıldıktan sonra ailesiyle Fransa’nın Normandiya bölgesinde küçük bir kasabada yaşadıklarını anlatıyor. İlk bakışta komedi olarak görülse de Besson aksiyon ve macera filmleriyle olan bağını tam koparamadığı için film daha çok kara komedi tarzında olmuş.

malavita3

Büyükbabasından beri mafya içinde yer alan Giovanni Maznoni (Robert De Niro) tanık koruma programına girip ailesiyle birlikte başka bir isim altında yaşamaya başlamıştır. Ancak Amerika’da yaşamaları neredeyse imkansız halde olan aile Fransa’ya gönderilmiştir. En son olarak Normandiya’da bir küçük bir kasabaya giden aile burada Black ailesi kimliği altında yaşamaya başlar.

Baba Fred (Robert De Niro) evden pek dışarı çıkmazken olası sorular için kendisini yazar olarak tanıtır. Esasında ardiye deposunda bulduğu bir daktiloda geçmişini yazmaya başladıktan sonra bu hikayeyi uydurmuş ve sevmiştir. Fred’in eşi Maggie (Michelle Pfeiffer) kızı Belle (Dianna Agron) ve oğlu Warren (John D’Leo) ise yeni hayat alışmaya çalışırken beraberlerinde eski alışkanlıklarını da getirirler.

malavita4

Babasının öfke nöbetlerini almış olan Belle ilk defa birine aşık olurken, Warren zekasını kullanarak okulda ufak bir çete kurar ve çeşitli işler yapmaya başlar. İlk gün bir süpermarketi havaya uçuran Maggie ise kiliseye gitmeye başlamış hatta rahiple arkadaş olmuştur. İki özel ajanın sürekli izlediği aileyi ara sıra da FBI ajanı Robert Stansfield (Tommy Lee Jones) ziyaret etmektedir. Yeni yaşama uyum sağlamaya çalışan ailenin bilmediğiyse Giovanni yüzünden hapse girmiş mafya patronu Don Luchese’nin (Stan Carp) yerlerini bulduğudur.

Malavita: Belalı Tanık ince göndermeleriyle Amerikan gangester filmlerini sevenleri biraz hoşnut edebilir. Açılış sahnesi direk Martin Scorsese’nin Sıkı Dostlar (GoodFellas) filmine göndermeyle başlıyor. Zaten film içinde de Sıkı Dostlar seyircinin karşısına çıkıyor. Robert De Niro bir tür eski filmlerindeki karakterlerini mizahi bir şekilde canlandırıyor. Michelle Pfeiffer ise Brian De Palma’nın unutulmaz Yaralı Yüz (Scarface) filmindeki Elvira karakterini hatırlatan küçük mimiklere sahip. Tabii aileye uzaktan da olsa göz kulak olan FBI ajanı rolündeki Tommy Lee Jones ise Oscar kazandığı Kaçak’daki (The Fugitive) karakterine benziyor.

malavita6

Malavita: Belalı Tanık kimi noktalardan sıradan bir ailenin yeni taşındığı kasabada yaşayacağı sorunları yaşıyor, yabancı bakışlar, evdeki teknik problemler, yeni bir okula başlayan çocukların adaptasyon süreci vb… Ancak aile bu sorunları eskiden bildikleri yollarla çözmeye kalkınca ortaya kimi zaman komik olaylar çıkıyor. Yine de bu düşünce komedi filmi için yeterli olmamış. Sonuçta film komediye doğru ağırlığını vermiş olsa da kimi noktalarda gangester filmlerini anımsatıyor ve iki arada kalıyor.

Keşke yeni evlerinde barbekü partisi verilirken Warren’ın annesine dediği gibi “Onlar bizden Fransız mutfağını değil, Amerikan mutfağını sunmamızı bekliyorlar” düşüncesini Luc Besson filme temel unsur yapmasaymış ve iyi bildiği dalda devam edip Bir Mafya Hikayesi (Les Lyonnais), Ölümcül İçgüdü (Mesrine – L’instinct de mort), Ölümsüz (L’immortel) gibi Fransız gangester sinemasının son dönemki güzel örneklerine bir yenisini ekleseymiş.

Sonuç olarak Malavita: Belalı Tanık usta oyuncuların oldukça iyi iş çıkardığı ama usta bir yönetmenin farklı bir tarzda pek de başarılı olamadığı bir yapım. Yine de oyuncuların hatırına izlenebilir.

Ali Abaday

* * *

Büyük Kumar buyukkumar_afis

Runner Runner

Yönetmen: Brad Furman

Senaryo: Brian Koppelman, David Levien

Oyuncular: Justin Timberlake, Ben Affleck, Gemma Arterton

Yapım: 2013 / ABD / 91 dk.

Yüksekten yuvarlanan bir taş olarak tarif edebileceğim Büyük Kumar; hızlı tempolu, yavaşlamayı bilmeyen, göz kırpma süresine eşit hissiyatı yaratan, sabun köpüğü bir film.

Justin Timberlake‘in oyunculuğa, başrollere iyiden iyiye alıştığının göstergesi, bu hafta vizyona giren Büyük Kumar (Runner Runner). Müzisyenin rol aldığı filmler arasında en fazla diyalog içereni ve bu sebeple en zor olanı. Timberlake orijinal sayılamasa da basit kabul edilemeyecek karakterinin altından kalkmayı bilmiş ve kadroda yıldız kumaşı olan kimse olmamasının avantajını yaşamış.

buyukkumar1

İsmi üçüncü sırada yazılsa da ikinci başrol diyebileceğimiz, Oscar’lı Argo‘nun yönetmeni unvanına sahip, ağzıyla kuş tutsa kimselere yaranamayan Ben Affleck‘e gelince: Onun fiziğine sahip, onun kadar genç yaşta Oscar almış, onun kadar sansasyonel kim olsa; şimdi uluslararası gişe garantili bir yıldızdı. Ancak sadece dudakları açıkta bırakan Batman kostümünü giymesine bile kimsenin tahammülü olmadığını yakın zamanda gördük. Peki, bu kadar kötü bir oyuncu mu? Bazen. Neyse ki Büyük Kumar onlardan biri değil.

buyukkumar2

Yönetmen Brad Furman’ı ülkemizde de basılan Güneşin Karanlığında (The Lincoln Lawyer) isimli roman uyarlamasından tanıyoruz. Aksiyon sekansı yok denecek kadar az, dile dayalı zekâ oyunları ve kurnazlıklar üzerine kurulmuş bir senaryoyu bu hayret verici tempoyla perdeye aktarışı takdire şayan. Ortaya çıkardığı film hızlı, gözünüzü kırpmanıza izin vermeyen cinsten. 91 dakikanın nasıl geçtiğini anlamak mümkün değil. Ancak bu iyi bir şey mi derseniz, pek değil.

buyukkumar3

En başta filmi yüksekten yuvarlanan bir taş olarak tarif etmiştik. Görünüşte heybetli, hareketli ancak baş aşağı. Senaryonun zaafları sonucu ortada ne karakter gelişimi var ne de düğüm çözümleri. Detaycılığın zihin açan noktalara ulaştığı günümüz yabancı sinema-yabancı dizi dünyasında Büyük Kumar ekibinin uzun planlar sonrası gerçekleşmesi mümkün görünen kurnazlıkları oldubittiye getirişi hayal kırıklığı. Filmin öyküsündekine benzer şekilde, tam her şey güzel gidiyor hissine kapılmışken, film ekibi pılını pırtısını toparlayıp bizden kaçıyor, kandırılmış hissi yaratıyor.

Serkan Çellik