
Sinemasız kalmayın çünkü sinema hayatı "eşsiz" kılar.
1. Ekmek kaç lira bilmiyorlarsa…
2. Belediye otobüsü ve dolmuşa binme ihtimalleri, bir uçan daireye binme ihtimalleriyle aynıysa…
3. Memlekete, insanlığa ne faydam olur yerine, bu akşam hangi mekana gideyim, üzerime ne marka giysimi giyeyim, hangi stajyeri yatağa atayım derdine düşmüşlerse…
4. Gazetecilik refleksleri ve insani değerleri, yerini koltuklarını, statülerini, servetlerini ve patronunun çıkarlarını koruma güdüsüne bıraktıysa…
5. Genel kültürleri televizyondan ve çok satan romanlardan öğrendiklerinden ibaretse…
6. Gazetelerin, televizyon programlarının, dergilerin, “Halk bu, nasıl olsa ne versen gidiyor, hatta kalitesiz şeyler daha da çok gidiyor” diyerek özensiz, az sayıda ve kalifiye olmayan elemanlar tarafından hazırlanmasına göz yumuyorlarsa…
7. Çalışanlarının emeğine, insanlığına saygıları kalmadıysa; iş arkadaşına yapılan haksızlığa karşı sesini yükseltmiyor, “aman bana bir şey olmasın” diye pısıyorlarsa…
8. İnsanların beni okuması yetmez, bir de çıplak resimlerime bakıp otuzbir çeksinler diyorlarsa…
Ben gazeteci değilim. Dolayısıyla da bu ülkenin felakete süreklenişinin sorumlularından biri değilim.
"Bu ülkenin gazetecileri… (Ben kaç kişiyim?)" için Bir Yanıt
pespayelik almış başını gidiyorken hem gazetelerde, hem de televizyonda.. birilerinin buna dur demesi lazım gerçekten.. yoksa alışıyoruz ya bu durumlara, alıştığımızı her farkettiğimizde, içimizden iyi duyguların akıp gittiğini düşünüyorum.. görüp,farkedip, kabullendikçe sanki kendi kendime ihanet duygusu sarıyor içimi.. arada siz böyle celalleniyorsunuz ya iyi oluyor biliyor musunuz.. insan zaman zaman silkelenmeli.. hem olan bitenleri normalmiş gibi kabullenmemeli.. hem de kendi sahip olduğu iyi duygularını gözden geçirip.. en azından gördüğü pespayelikleri normal durumlarmış gibi kabullenmemesi gerektiğini kendi kendine öğütlemeli..
Yorum Yazın