Güney Kore Filmleri

Julian Stringer‘ın yazısına dün kaldığımız yerden devam ediyoruz.

Yeni Kore Sineması’nın yanıtlar aradığı ikinci tartışma konusu ise “yeni sinemaların” nasıl, neden ve hangi koşullarda ortaya çıktığı ve dünya sinema tarihinde kendine yer bulduğu. Bu karmaşık ve ele alınması zor bir konu. Küresel çağda ortaya çıkan bazı başka yeni ulusal sinemalar hakkında yapılan önceki çalışmalar – örneğin, Batı Almanya’dan olanlar, sayısız Çin toplumu ve İran – kendi yenilik kavramıyla ilgili olarak çok sayıda belirsizlikler ve dengesizlikler sergilemektedirler. Örneğin, konuyla ilgili bugüne dek yapılan en özenli ve onaylanmış çalışmada, Yingjin Zhang geçtiğimiz yirmi yılda tanıtılan ve sınıflandırılan çeşitli Çin sinemalarını – Çin Halk Cumhuriyeti, Hong Kong, Tayvan – inceden inceye incelemiştir. Zhang bu farklı ve ayrı Yeni Çin Sinemaları’na bir isim vermenin kolaylıkla bir kavram karmaşasına yol açabileceğini söyleyerek toparlamıştır konuyu. Buna “isimlendirmenin sorunlu doğası” adını vermiştir. (Zhang 2002:18)

Chinese National CinemaKuzey de, Güney de birbirinden çok farklı olan üretim sistemlerine sahip çıkarken açıktır ki “Kore” bölünmüş bir sinema endüstrisine sahip. Bu gerçek “isimlendirme sorunu”nun bu söz konusu ulusal bağlamla alakalı olduğunu gösteriyor. Bu dilbilimsel konunun ötesinde, Yeni Kore Sineması hakkındaki yazılı yorumların onları anlaşılır olmaktan uzak kılacak bir belirsizlikten muzdarip olduklarını ileri sürmek için de halihazırda yeterince kanıt var.

Konuya bu şekilde bakarak düşünün: Yeni Kore Sineması dünya çapında bir coşku vesilesidir ama görünüşe göre herkes bu ismin akla getirdiği genel anlama katılmamaktadır. “Yeni Kore Sineması” ismini telaffuz ederken, tam olarak ne zamanı kastediyoruz? Bu soruya yanıt vermeye çalışmak kaygan zeminde ayakta durmaya benziyor çünkü bazı eleştirmenler Kore’deki “yeni” sinema hakkında uzunca bir süredir mırıldanıyorlar. Yine de, bu sinemanın ne zaman ve nasıl ortaya çıktığı; en şaşalı döneminde mi, yoksa inişe mi geçtiği ya da hangi filmlerin ve eylemlerin bu sinemaya girdiği ve özünü oluşturduğu konusunda küçük bir fikir birliği varmış gibi görünüyor.

Daha net olarak, bazı bilirkişiler Güney Kore film endüstrisinin “Yeni Akım”ı 1980’lerin başından ortalarına dek süren zaman diliminde doğurduğunu belirtiyorlar. Bu, Standish (1994) gibi yorumcular tarafından farklı bir hareket olarak görülüyor. Diğer yandan, bazıları da 1980’ler (yoğun demokratikleşme kampanyalarıyla geçen ve kısa süreli sanatsal politik sinema hareketine sahne olan yıllar) ve 1990’lar (sivil yönetim ve canlanan ticari sinema yılları) boyunca süreklilikler algılıyorlar. Örneğin, Park (2000) “Kore Yeni Akım Sineması” ve “yeni sinema” diye isimlendirdiği şeyi 1988-1997 yılları arasındaki dönemde buluyor.

Chilsu and Mansu

Kim (2004) 1980’lerin başlarından günümüze dek olan dönemdeki gelişmeleri anlatabilmek için “Yeni Kore Sineması” tabirini mümkün olan her şekilde kullanıyor. Aynı şekilde Gateward da (2003) 1980’lerin “Yeni Akım” hareketinin Mandala ve Chilsu and Mansu (Ch’il-su wa Man-su,1988) gibi filmlerle doğuşuna şahit olduğunu iddia eder. Ama aynı zamanda bu çok kesin dilbilimsel kullanımı sinemadaki sonraki gelişmelerle birlikte terk eder. Böylece gelişim sürecinde 1980’lerin “Yeni Akım” hareketi ile 1990 tarihli Hot Roof (Gyagot Un Nalui Ohu, 1996) ve Three Friends (Se Ch’ingu, 1996) gibi filmleri içeren “Yeni Kore Sineması” arasındaki ayrımı yapmakta başarısız olur.

Jang Sun-woo

Çağdaş Güney Kore sinemasının farklı dönemleri arasında elbette süreklilikler vardır. Örneğin, yönetmen Jang Sun-woo’nun (Chang Son-u) kariyeri 1980’lerin Yeni Akım’ından1990’lari Yeni Kore Sineması’na dek uzanır. Yönetmenin filmleri Seoul Jesus (Seoul Yesu, 1986), Lies (Kojinmal, 1999) tarihlidir. Burada altını çizmek istediğim isimlendirme konusundaki karmaşanın kolaylıkla ve hızla farklı yerlerdeki eleştirmenlerin ve seyircilerin şekillenme sürecindeki yeni bir ulusal sinemadan söz ederken gerçekten kastettikleri şey konusunda varlıkbilimsel bir belirsizliğe yol açabilecek olmasıdır.

TaegukgiBu kitap Yeni Kore Sineması’nı insanların 1980’lerin Yeni Akımı olarak tanımladığı şeyden ayırt etmek için ticari film endüstrisini şu anda Güney’de mevcut olduğu şekilde tanımlayan çok sayıdaki unsura özel ve yakın ilgi gösteriyor. Bu unsurlar içinde ülkelerinde dikkat çekici gişe başarıları elde etmiş yerel filmler, prodüksiyon bütçelerindeki değişimler ve ortaya çıkan “Kore gişe canavarı” gibisinden yeni sinema kavramları var. Aynı zamanda, Kwon-Taek gibi usta-çırak ilişkileri çerçevesinde alaylı olarak değil de, sinema eğitimi aldıktan sonra sinemacı olan yirmili, otuzlu yaşlarda gençlerin söz sahibi olduğu bir endüstrinin ortaya çıkmasını sağlayan kuşaksal değişim de bu unsurlara dahil. Ayrıca tüm bu unsurlar seyircinin degişimini de (genç tüketicilerin söz sahibi olduğu yerel bir seyirci kitlesi), uluslararası festivallerle sürüklenen gelecek vadeden film kültürünün, Cine-21, Kino gibi sinema dergilerinin ve kısa film üretiminin gelişimini tetikliyor. Diğerlerinden hiçbir şekilde daha az önem arz ettiği için değil, yalnızca sıra şimdi geldiği için – son olarak bu unsurlara daha geniş bir ifade özgürlüğünün hem kısa, hem de uzun vadede yaratacağı etkileri eklemeliyiz.

New Korean CinemaYukarıda saydığımız gelişmelerin hiçbiri aynı zamanda ve aynı yerde olmadı elbette. Yeni Kore Sineması farklı bir hareket değil ve belli bir anda ortaya çıkmadı. Daha da ötesi, küresel medya akışının hakim olduğu bir çağda, Yeni Kore Sineması göz alıcı renklerini dünyaya çeşitli şekillerde göstermektedir. Farklı yerler de farklı yollar izlemektedir. Paris’te bugüne kadar gösterilen Yeni Kore Sineması filmleriyle, bırakın Nottingham ve Sheffield’i, Berlin, Londra gibi diğer Avrupa şehirlerinde sinema severlere sunulan filmlerden bile çok farklı türde ve miktardadır örneğin. Diğer yandan, kültürel ve coğrafi kriterler doğrultusunda yapılan film dağıtımı ve planlama deneyimlerinden, Hong Kong, Pusan ve Tokyo’daki izleyicilerin, Los Angeles, Seattle ve Toronto’daki izleyicilerden farklı Yeni Kore Sineması ürünleri görmeleri gerektiği sonucu çıkmıştır.

Özetlersek, bu kitap Kore sinemasının canlılık ve yenilik algısının çevresinde eklemlendiği “kırılma”nın, 1992’de devlet idaresinin askerlerden sivillere geçmesiyle gerçekleştiğini savunmaktadır. Bu yüzden bu kitabın odak noktasını otoriter idarenin terk edildiği 1990’lar sonrası oluşturmaktadır. Tekrar etmek gerekirse, burada belgelenen değişiklikler karmaşıktır ve bunlara kültürel ve tarihi koşullara bağlı olarak çeşitlilik arz eder biçimde yer verilmiştir. Yeni Kore Sineması kusursuz düzen ve sonuna gelmişlik hissini Kore toplumunun ve uluslararası medya kültüründeki çok katmanlı ve süre giden gelişimlerine yedirme konusundaki ayartıcı fikre bile isteye direndi. Diğer deyişle, Yeni Kore sinemasını tartışırken politik, ekonomik ve kültürel alanlarda ona uyumlu bir örnekten yola çıkmak zor.  Zaten çağdaş Kore sinemasının bu kadar ilgi çekici ve üstünde çalışılması cesaret isteyen bir konu yapan da bu ürkütücü derecede karmaşık anlam ağları.

ChunhyangBu anlamda anahtar kelime değişim. Yeni Kore Sineması üç bölüme ayrılmış bir kitap. Her bölüm kararlı bir değişkenlik durumundaki bir film endüstrisinin farklı bir yönünü inceliyor. İlk bölüm, “Yeni bir Sinema Oluşturmak”, Güney Kore film endüstrisinin politik ekonomisi kadar Kore toplumu ve kültürüyle de ilgili tartışmalar yapıyor. Michael Robinson yirminci yüzyıl boyunca Kore kültürel üretiminin belirleyici özelliklerini kapsamlı olarak inceliyor. Sonra Darcy Paquet Güney Kore film endüstrisinin 1990’ların başından itibaren ortaya koyduğu yapısında ve üretimindeki gelişmelerin dökümünü çıkarıyor. Jeeyoung Shin Kore’nin kültürel endüstri ürünlerini deniz aşırı ülkelerle tanıştıran 1992’den sonraki küreselleşme hareketinin koşullarını inceliyor. Son iki bölüm Kore’nin sinemasal servetini filmlerin sergilendiği ve herkesin kabul ettiği küresel başarının kendini gösterdiği çok önemli bir alana değinerek inceliyor – uluslararası film festivalleri. Hyangjin Lee, IM Kwon-Taek’in tarihi filmi Chunhyang’ın Seoul ve Cannes’da yarattığı farklı tepkileri ele alıyor.

Bu yazılar da ilginizi çekebilir