Synecdoche, New York
Shakespeare “Hayat bir sahnedir, bizler de oyuncular,” derken kurgusallığa dolaylı bir gönderme yapmış oluyordu. Onun kastettiği yönetmen Tanrı’ydı elbet, oyuncular da önceden yazılmış senaryoyu (kaderi) takip ediyorlardı. Sartre‘ın kesinlikle karşı olduğu bu düşüncede postmodernist bir uyarlama yapmak istesek Charlie Kaufman kadar başarılı olabilir miydik acaba?

Deniz AkhanDeniz Akhan

İstediğimiz dine, ideolojiye, felsefi görüşe inanalım; sonuçta hayatı kurguluyoruz. Çünkü algıladığımız, düşündüğümüz, sezinlediğimiz hiçbir şey bize hayatın ta kendisini sunamıyor; hep bilinemezler, anlaşılamazlar, algılanamazlar var. Hayatımız boyunca beraber yaşadığımız insanlar (akraba, dost, sevgili vs.) hakkında her şeyi bildiğimizi iddia edebilir miyiz? Hangi insan kendini tanıyabilir? Benliğinizin derinliklerine gerçekten bakacak olursanız başınız dönebilir. Evet, kendi benliğimizi de kurguluyoruz aslında. Üstelik bu kurgulama süreci yaşadıkça devam ediyor. Yaşamda edindiğimiz her deneyim bize kendimiz hakkında yeni bir bilgi değilse bile, yeni bir ipucu veriyor. Ama ölümün kesin anında bile elde ettiğimiz sonuç bir kesinlik kazanmaktan uzak. Buna rağmen düşünmeye, aramaya devam ediyoruz. O kesinliği hiçbir zaman bulamama ihtimali bizi bundan alıkoyamıyor.

Synecdoche, New York

Charlie Kaufman’ın 2009 !f Film Festivali‘nde gösterilen son şaheseri Synedoche, New York bu kurgulama sürecinin en aşırı örneklerinden biri. Bu nedenle senaryosunu yazdığı Adaptation filmiyle benzerlikler kurmak son derece normal. Ancak Adaptation filminde sanatın yaratım süreci (senaryo yazmak), sanat eserinin (filmin) bizzat konusunu oluşturuyor ve seyirciyi kendi içine kapanan bir oyun alanına sokuyordu. Oysa Synecdoche, New York filminde tiyatro yönetmeni Caden Cotard, kendi hayatını tiyatronun kurgusuna konu olarak alıyor ve o andan itibaren oyunun kurgusu ile hayatının kurgusu birbirine giriyor. Biz seyircilerin de buna bir kurgu aracılığıyla (filmin kendisi) şahit olmamız filmin katmanını bir anda üçe katlıyor.

Kendi benliğimizi kurgularken başkalarının bizi kurgulayışlarını da göz önüne alırız. Başka bir deyişle, kendimizi tanımlarken başkalarının bizim hakkımızdaki görüşlerine de bakarız. Aynı şey Caden için de geçerli, ama çok daha karmaşık bir şekilde. Caden kendi hayatını bir oyun metni olarak kurgularken ilk eşi Adele’in, yakınlık kurduğu Hazel’ın, ikinci eşi Claire’in vs. yorumlarıyla sürekli dönüşüme uğruyor zaten. Buna bir de Caden’ı canlandıran oyuncunun kurgusunu ekleyin; gittikçe giriftleşen, gerçek kavramının neredeyse silindiği bir süreç çıkıyor ortaya. Hatta Caden kendisini canlandıran bir kadının kurgusuna bile dönüşüyor. Bu muazzam süreci sonlandıracak tek bir şey var: Ölüm. Film, kendi sınırlarını sonuna kadar zorlayarak bu ölümü bile bir yönetmen talimatına dönüştürüyor.

Synecdoche, New York

Synedoche, New York Charlie Kaufman’ın anlaşılması, içine dahil olunması en zor filmi. Filmi seyretmeden önce duyduğum en önemli eleştiri Kaufman’ın elindeki malzemeyi toparlayamadığı yönündeydi. Bense filmi seyrederken toparlanacak bir şeyin olmadığını gördüm. Kastedilen toparlama filmin unsurlarının bir birliğe kavuşması, kendi içine kapanması ya da yoruma açık bile olsa gerçek bir son sunması ise bunun mümkün olmadığı çok açık. Hayata yaşadıkça dönüşüme uğrayan bir kurgusallık (öznellik de diyebiliriz) gözüyle bakınca, bu kurgusallığı da olabildiğince yayınca elimize bütünlüklü, zihnin analitik süreçlerinde kolayca çözümlenebilir bir film geçmesi beklenemez zaten. Bu açıdan bakınca Kaufman’ın çok zor bir işin altından başarıyla kalktığını görüyoruz.

Şimdiye kadar yazdıklarımın oldukça muğlak olduğunun farkındayım. Ama hikaye gelişimi anlatılamaz bu filmi seyredince bana hak vereceksiniz. Eğer filmin zorluğu sizi itmediyse ya da filmi anlamsız bulmadıysanız tekrar izlemek isteyeceğinize de eminim. Ben, bana biraz da Paul Auster‘in Cam Kent romanını anımsatan bu filmi sanırım birkaç kez daha izleyeceğim.

Synecdoche, New York
Yön: Charlie Kaufman
Oyn: Philip Seymour Hoffman,Catherine Keener,Samantha Morton, Michelle Williams, Emily Watson, Dianne West, Jennifer Jason Leigh, Hope Davis, Tom Noonan

Bu yazılar da ilginizi çekebilir