Uzay 1999Konuk Ninja

Tek kanal siyah-beyaz TV yılları ayarlarına geri dön! Regülatörü aç (genellikle kahverengi ve kırmızı düğmeli). Ekranın önüne mavi veya yeşil mika koruyucu koy. Ne işe yarıyorsa?

Cenk BükerCenk Büker

UZAY 1999 O zamanlar ulaşılmaz bir tarihti ve bu akıllara ziyan günler geldiğinde kesin dizideki gibi uzayda fink atacaktık. Kartal 1 Kartal 2’yi arıyor tripleri yapacaktık. Buna inancım tamdı. Uzay gemileri çok janjanlıydı.

Uzay 1999

Maya diye kedi kaşlı bir hatun vardı. Vukuat çıktığında misal panter olup milletin tepesine binişi pek keyifliydi. Dönüşüm geçirirken, artık hangi hayvan olacaksa o hayvanın resmi gözbebeklerinde belirirdi. Kamera da bu hülyalı gözlere odaklanıp bizi iyice mest ederdi. Bir de böyle orta yaşlı, sarışın mavi gözlü bir hatun vardı ki galiba doktordu. Pek fena çarpmıştır o beni mesela. “Büyüyünce böyle bir manita yapacam lan kesin bak!” şeklinde geçti günler. Dur lan; yoksa hâlâ olgun kadınlardan hoşlanmamı bu diziye mi borçluyum acaba? Bak bak…

Maya

Çoğu çocukluk fenomeni gibi seneler sonra TRT’de fragmanını gördüğümde çok tırt gelmişti. Olsun.

ENID BLYTON Gizli 5’ler, Afacan 7’ler hayal âlemimi iyice uçuruyordu. Blyton’ın maceralarında yaşamak devamlı çakırkeyif gezmek gibi bir duyguydu. Müthiş gizemli, heyecanlı serüvenler adamı narkozluyordu.

Enid Blyton

Kitap bittiğinde sokağa çıkıp hemen ortamdaki elemanları örgütleyip ilk çetemi kurduğumu hatırlıyorum. Hattâ Milliyet Çocuk dergisindeki bir casus çizgi serisiyle kolajlamıştım. Kod Adı: Şaklaban! Vay efendim örgütün asıl lideri Şaklaban kod adlı bir adammış da ben de emirleri bizzat ondan alıyormuşum. Ancak çok gizli olaylarmış, sağ kolu olduğum halde adamı hiç görmemişim mesela. Ver Allah ver! Millet “Olm bizi de götür lan bir gün yanına” diye baskı yapıyordu.

Milliyet Çocuk Dergisi

Sanırım çizgi romanlarla birlikte bana okuma zevki aşılayan eserlerin en önemlilerindendir bunlar. Yalnız yazarın kadın olduğunu şimdi öğrendim. Bilmem ayıp oldu mu kendisine karşı.

İlkokul 2’de falandım. Hayat var ya, süperdi! Bir hayat bu kadar süpersonik olur. Erzincan’dan Suadiye’ye gelmiştik. Mehmet Karamancı İlkokulu’ndaydım ve iki kıza birden aşıktım.

Martı Adası

MARTI ADASI İşte donlara sıçırtan dizi! Körler, Ada, mağaralar, çılgın martılar! Acayip tırsardım. Akşam uyumaya çalışırken halıdan ayak sürtünmesi sesleri alır çok fena olurdum. Genellikle anneme seslenip, haydi gel Allahın cezası replikleri eşliğinde korumaya alınırdım.

Hem korkup hem de izlemekten büyük zevk almak ne yaman çelişki ya Rab. Bana kanepe kenarlarını dost edindiren dizidir bu.

Bu yazılar da ilginizi çekebilir