kayra-keri

Çizgilerin Gücü Adına adlı kitap Kayra Keri Küpçü’nün 2000 yılından önce Türk televizyonlarında yayınlanmış 440’tan fazla çizgi film hakkındaki notlarını içeriyor.

sisko-ninja Ege Görgün (Landlord)

Canlandırma sinemasının ilk örneklerinden bahsetmek için 19. yüzyılım sonlarına dek gitmek gerekir. Daha Lumiere Kardeşler’in 1895 Aralık’ında Paris’te gerçekleştirecekleri ilk sinema gösterisinden bile önce Emile Reynaud canlandırma denebilecek ilk gösterisini sergiliyordu. 28 Ekim 1892 tarihinde Grevin Müzesi’nde izleyenlerinin karşısına çıkan bu gösteri – o zamanki adıyla optik tiyatro- yine Reynaud’un icat ettiği praksinoskop adlı bir aletle mümkün olabilmişti. Reynaud’un çizdiği renkli resimler, resim sayısına eşit sayıda yüz sahip bir prizma oluşturan aynalarca bir perdeye yansıtılıyor ve aslen durağan olan bu resimler perdede hareket ediyormuş gibi görünüyorlardı. Reynaud’un 1900 yılına kadar süren optik tiyatro gösterilerinin sayısı neredeyse on bini buluyordu.

Reynaud-optik-tiyatro

Gerçek anlamda ilk çizgi filmi gösteren kişi ise 17 Ağustos 1908’de Emile Cohl’du. Bir karikatürist olan Cohl iki yıllık çalışmanın ardından kartonlar üzerine yapılmış iki bin çizimden oluşan ve yalnızca üç dakika süren Fantasmagorie’yi seyirciye buluşturmayı başarmıştı.

Çizgi filmlerin çocukların en büyük eğlencesi haline gelmesi için biraz daha zaman geçmesi gerekecekti. Çizgi romanların ortaya çıkmasıyla, sinemanı yaygınlaşması, Cohl’un kaldığı yerden devam edip çizgi film işini devasa boyutlardaki bir sektör haline getirecek Walt Disney’in ortaya çıkmasıyla ve son olarak TV’nin icadıyla çizgi filmler her geçen gün etkisini ve yaygınlığını biraz daha artırarak bugünlere ulaştı.

Senin kahramanın kim?

EstebanHer dönemin kendine göre bir çizgi kahramanı oldu, dolayısıyla her kuşaktan çocuğun da öyle. Benim çocukluğun 70’li yılların sonuna, 80’li yılların başına denk geldi. Benden önceki kuşaklar kahramanlarını çizgi roman kahramanları arasından seçmek zorunda kalırken, bir televizyon çocuğu olarak ben o kahramanların arasına yeni ismler katabilmiştim. Kargası Şiba ile maceradan maceraya koşan Denizci Sinbad, İnkalar’ın Altın Şehri’ni arayan Esteban, gerçeküstü maceralarında kötülüğe karşı koyan Clementine, Behrengi’nin Küçük Kara Balık’ını andıran Arı Maya, Vikingler’in en küçük ve en zeki üyesi Viki’si, bize “Vataşiva” gibi ilk Japonca kelimemizi öğreten Şeker Kız Candy, her uçağa binişimde jeneriği aklıma gelen Heidi (Heidi hani o pofidik pofidik bulutların üstünde hoplar zıplar), “Gölgelerin gücü adına, Güç Bende artık!” He-Man ve elbette Marco.

adile nasit-uykudan once

Sonra ben yaştakilerin hafızasında çok önemli bir yer tutan, Adile Naşit’le başlayıp Ergun Uçucu, Köksal Engür ile devam eden nahif, yararlı ve unutulmaz program Uykudan Önce’nin bizi tanıştırdığı çizgi filmler vardı. Atom Karınca, Yakari, Musti (hani şu eli kolu durmayan yavru kedi. O el kol hareketleri bayağı popüler olmuştu halk arasında hatırlarsanız.) ve dimağımıza “Değiş, tonton!” lafını miras bırakan Tontonlar ile Ponponlar. Bu nahif çizgi filmlerin yavaş yavaş ekranı Voltran gibi daha “savaşçı” bilimkurgu çizgi filmlerine bırakması biraz da çocukluğumuzun geride kalışının bir kanıtıydı.

kayra-keri2

Şubat 2004’te açılan FrpNet Sitesi‘nin sahibi ve yöneticiliğini yapmakta olan Kayra Keri Küpçü’nün hazırladığı Çizgilerin Gücü Adına yukarıda saydıklarım da dahil olmak üzere, 2000 yılından önce Türk televizyonlarında yayınlanmış çizgi filmlerin bir dökümünü içeriyor. Küpçü kitabın bir ansiklopedi olmadığının altını çiziyor kitabın önsözünde. Ona göre yazılanlar yalnızca “İçinde akademik bilgilerden ziyade bir çizgi film sevdalısının kaleminden çıkmış notlar.”

Kitabı değerli kılan bazı önemli ayrıntılar var. Sevin Okyay’ın elinden çıkmış bir giriş yazısı ve içlerinde Yıldıray Çınar, Melike Acar, Mahmud Asrar gibi isimlerin de bulunduğu 17 çizerin bu kitaba özel çizimleri. Bu çizimlerin her birine baktığınızda poster yapıp odanızın duvarına asmak istiyorsunuz.

 

HENÜZ YORUM YOK

CEVAPLA