lokman-k

Bu kitabı inceledikten sonra şöyle dedim kendime kendime: Türkiye’nin yazılmış bir tıp tarihi varsa, o tarih içinde mutlaka Tevfik Hacıbeyoğlu ve onun kurduğu Lokman Eczanesi de yer almalı. Böylesine rekli bir kişilik ve hikaye o tarihi inanın daha okunur kılacaktır.

sisko-ninja Ege Görgün (Landlord)

Tevfik Hacıbeyoğlu bir müteşebbis, 40’lı yıllarda amatör olarak başladığı “ilaç” araştırmalarını önce alaylı olarak geliştirmiş, ardından eğitimini tamamlamış ve son raddede profesyonel bir noktaya taşımış.

“İlk prepatım galenik çeşitlerden Axonge namı diğer domuz yağı idi. O yıllarda (e.n. 40’lı yıllar olmalı) birçok yoklar gibi domuz yağı da bulunmuyordu. Galenik hocamızla gittiğimiz Türkiye Eczacılar Laboratuvarı’nda hem yokluğu öğrenmiş, hem de Tevfik Hacıbeyogluhazırlanmasına dair bilgi edinmiştim.O tarihlerde gerek av maksadı ile ve gerek harice ihraç için bir hayli yabam domuzu öldürülüyordu. Ama bunlardan yağ çıkarmak kimsenin aklına gelmiyor veya işi külfetli, zahmetli buluyorlardı. Ben teşebbüse geçerek Beykoz civarında temin ettiğim parça yağları bavullar içersinde Koca Mustafa Paşa’daki pansiyonuma getirdim. Evin bahçesinde evsahibinin kazanında sular fıkırdıyor, içindeki su kovasındaki dilimlenmiş yağlar da -benmari stilinde- erimemek için imat ediyordu. Komşu hanımın domuz yağını bahçeye yaılan kokudan teşhis edip ev sahibesine ihbarı beni yalnız Aksonj’dan değil o ucuz ve mütevazi evimden de etti. Ev sahibimi hiç böyle kızgın görmemiştim.  Bir taraftan üstüme saldırıyor bir taraftan yağ kazanını tekmeliyor, bir taraftan da müslüman evinde domuz yağını kim görmüş, diye bar bar bağırarak beni bütün mahalleye jurnal ediyordu.”

1955 yılında Bayburt’ta kurduğu eczanede çoğunluğu doğal kaynaklı ilk ilaçlarını üretmiş ve ruhsat almış. Firması giderek büyümüş ve Türkiye çapında ün sağlamış. Hacıbeyoğlu 60’lı yıllarda bastırdığı bu firma yıllıklarında sağlıkla ilgili püf noktalarının, müşterilerden gelen mektup ve şiirlerin yanı sıra kendi düşüncelerini, hatıralarını hatta şiirlerini de paylaşmış insanlarla. Yine kendisi mi yazmıştır bilinmez ama yıllıkta firmasının firmanın her ilacıyla ilgili bir şiir yer alıyor. Örneğin basur ilacı olan Hemoksaljin için yazılmış olan Basurname:

BASURNAME

basurBasur denen şu illeti,
Çeken pekçıok bu dünyada
Huzursuzluk kaynağıdır,
Gündüz, gece ve rüyada.

Şişer, kanar, aman vermez.
Acı biter, sızı başlar,
Biraz dinlenirken
Aniden çatılır kaşlar.

Hem yemekten canın çeker
Biber turşu yiyemezsin.
Bir parçacık içki içip
Gönülden eh diyemezsin

Yalnız perhiz iyi etmez
İlaç lazım basur için
Sukunete, rahatlığa
Kavuşturur Hemoksaljin

Onun, Mevcut hassaları
Ağrı, sızı, kanı keser
Hemoksaljin kullananda
Memelerden kalmaz eser.

1 YORUM

CEVAPLA