Çöpçüler Kralı’ndan bilim-kurgunun Altın Çağı’na selam: Krizalitler – John Wyndham

krizalitler

Bilim-kurgunun Altın Çağı dendiğinde çoğunun aklına türde patlamanın yaşandığı, Astounding Science Fiction gibi bilim-kurgu öykü dergilerinin çıktığı 1937’den sonrası ve 40’lı yıllar gelse de, soğuk savaş paranoyasının bilim-kurguya da taşındığı 50’li yılları bilim-kurgunun gerçek Altın Çağı olarak gören Robert Silverberg gibi yazarlar da vardır. Eserleri 30’lu yılların ilk yarısında ve 50’lerde yayınlanmış olsa da, Wyndham bu dönemin yazarı olarak kabul edilir.  John Wyndham’ın yazdığı Krizalitler çeviri eser peşindeki bilim-kurgu severler için saklı bir hazine. Saklı çünkü bilinmiyor, kolay bulunmuyor.

sisko-ninja Ege Görgün (Landlord)

Türkiye’de basılmış en sağlam bilimkurgulardan biri olmasına rağmen, üzerinde hiçbir açıklama bulunmaması, yazarının çok tanınmaması yüzünden sahaf tezgah ve raflarında sürünen bir kitap Krizalitler. Yankı Yayınları böyle bir eseri 1978 yılında yayımladığı için tebriği, kitabın albenisini eksik bıraktığı için de yergiyi hak ediyor. (Dikkat! Yankı Yayınları’nın böyle “sanatsal” kapaklı başka enteresan kitapları da mevcut.)

triffidsJohn Wyndham bilim-kurgunun Altın Çağı olarak kabul edilen dönemin önemli yazarlarından biri. İlk romanlarını John Beynon mahlasıyla 30’lu yıllarda yayınladıktan sonra, 50’lerde kendi ismiyle çıkan romanları İngiliz yazara şöhreti getirdi. Bunlardan en meşhuru ve başarılısı ise 1951 tarihli The Day Of the Triffids adlı eseridir. Bir diğer eseri ise iki kez Village Of The Damned ismiyle sinemaya uyarlanan The Midwich Cuckoos’dur. Yine de ülkemizde yayımlanmak üzere seçilen ilk Wyndham kitabı 1955 tarihli Krizalitler (The Chrysalids) olmuştur.

John WyndhamSevim Raşa tarafından Türkçeleştirilen kitap birkaç bin yıl sonrasının dünyasında geçen bir hikaye anlatır. İnançların farklılaştığı bu yeni toplumda artık normal olmayan her türlü fiziki mutasyonu felaket habercisi bir kafirlik olarak kabul etmektedirler. Ancak bilmedikleri şey bazı gençlerin telepatik güçler gelişirirerek “anormalliğe” yeni bir boyut kazandırmış olmalarıdır. Bu sırları açığa çıkınca gençler öldürülmemek için kaçarlar. Kaçış süresince çeşitli maceralar yaşayacaklar, kendi ve dünyalarının geçmişleriyle ilgili büyük sırları keşfedecekler ve yeni bir uygarlıkla tanışacaklardır.

Kitabı yıllar önce okuduğumda bu hikayenin pekalâ X-Men çizgi romanına ilham verip temellendirmiş olabileceğini düşünmüştüm.