Sinema ve müzik

Üstesinden gelmek…

Kulağa oldukça basit gelen bir kavram, değil mi? Hatta öyle basit ki insanlar karşısındakinin sorununu bile bilmeden kullanıyor bu deyişi, “üstesinden gelirsin” diyor henüz karşısındakinin neyle yüz yüze olduğunu bile bilmeden. Oysa bir şeyin üstesinden gelebilmek, onu geride bırakmak ve onun ötesine geçebilmek asla kolay değildir. “Biz de geçtik bu yollardan.” cümlesinin arkasında yatan gerçek, bu yolların ne denli yorucu, ne kadar yıpratıcı olduğunu ele verir adeta.

Naomi Watts & Jake Gyllenhaal
“Demolition” (Yeniden Başla), aslında adı itibariyle bu süreci tüm niteliklerini ele veren bir yapım. “Yıkım” olarak Türkçeleştirebileceğimiz “demolition” kelimesinin daha ziyade yapılar için kullanılması, binalar gibi insanların da inşa edildiğinin, edilebildiğinin göstergesiyken bir yandan da bu oluşumun katlı yapısını da hatırlatıyor. Jake Gyllenhaal’ın canlandırdığı Davis Mitchell karakterinin “parçalara ayırma” takıntısı da bu nedenle büyük önem kazanıyor.

Yönetmen Jean-Marc Vallée izleyiciye komedi arkasına gizlenmiş bir trajedi sunuyor. 90 dakika boyunca Davis’i bir çöküşe hazırlıyor ve sonunda da butona basarak Davis’i yerle bir ediyor. Geriye kalan 10 dakikalık sürede de kalkan tozun dumanın dinmesini bekliyor. Jake Gyllenhaal’ın üzerine bire bir oturan Davis karakteri, Vallée’nin oyuncu yönetimi ve Naomi Watts’ın tecrübesi, filmin kesintisiz ritmi ile “Demolition” insanı etkilemeyi başarıyor.

video-demolition-videoSixteenByNine1050İnsana ve insanın karşılaştığı sorunlarla olan mücadelesine alışılmadık bir açıdan yaklaşan filme dair yapılabilecek en olumsuz eleştiri muhtemelen Davis ve Karen’ın oğlu Chris arasındaki ilişkinin bir noktadan sonra anlamını yitirmesi olabilir. Zira ne Chris 15 yaşındaki bir çocuk gibi davranıyor, ne de Karen Davis’in saçmalıklarını yadırgar bir duruş sergiliyor. Fakat ne bu küçük detay ne de Karen ile Davis arasındaki ani kopukluk filmin temeline etki ediyor. Bryan Sipe’ın çizdiği karakterler adeta senaryo içinde kendi başlarına hareket ediyor, doğallıktan ödün vermiyor. Özellikle de Davis Mitchell karakteri, karısıyla olan (ya da olmayan) ilişkisi ve Davis’in umursamazlığı öylesine güzel çizilmiş ki hiçbir kuşkuya yer bırakmıyor.

“Demolition” insana, insanın en büyük sorunlarından biri olan “üstesinden gelme”ye harika bir açıdan yaklaşan; metaforlarıyla, göndermeleriyle güç kazanan ve insanda arınmışlık hissi yaratan oldukça keyifli bir yapım. Beni çok derinden etkilediğini itiraf etmeliyim.

HENÜZ YORUM YOK

CEVAPLA