samurayGezici Festival 02 -2

Sevgili Ninja,

Dün çok sıkıntılıydı, dolayısıyla sana Artvin’den pek bahsedemedim. Gerçi iyice nüfuz etme olanağı bulamadım, ama ilk izlenimlerimi anlatayım.

Hopa’dan dağlara uzanan bir yoldan gidiliyor Artvin’e. Kıvrılırken yükselen yolun iki yanı her daim ormanlık. O dik yamaçlara saplanmış tek tük evler coğrafyanın zorluğunu hissettiriyor insana. Bu dağların arasında nasıl bir şehir kurulduğunu merak ederek ilerledik üç saat boyunca. Kısa bir tüneli geçtikten sonra şehrin panaroması gözlerimin önüne serildi. Şehrin bir vadide olduğunu söylemişlerdi, ama Konya ya da Muş ovasını gören bir insanın buraya vadi demesi mümkün değil. Dağların birleşim noktasında bir çukurluk var ve evler yamaçlara yayılmış. İki cadde arasındaki yükseklik farkı 20-30 metreyi bulabiliyor. Star Wars filmindeki isyancıların kurduğu devasa bir koloniye benzettim bir an…

artvin

Henüz belli caddeleri ve sokakları arşınlamanın ötesinde gezemedim Artvin’i. Malum gezmeye değil, çalışmaya geldik. Festivalin açılış gününe kadar ilk iki sayıyı hazırlama telaşındaydık. Normalde “5 Nolu Cezaevi” filmiyle ilgili röportaj yapmam gerekiyordu, ama öğrendik ki yönetmen gelemiyormuş. Genel yayın yönetmenimiz Esra beni boş bırakır mı? Açılışı sunmak üzere gelen Derya Alabora‘nın yanına gönderdi beni. Fotoğrafçımız Murat ile beraber atladık belediyenin aracına. Küçük şehir, kısa mesafe… Çabucak vardık otele.

derya alabora

Derya hanım bizi lobide bekliyordu. Fazla zaman kaybetmeden söyleşiye geçtik. Tam ortasında gözü televizyona takıldı Derya hanımın. Anayasa mahkemesi DTP’yi kapatma kararını açıklıyordu. Oldukça tepki gösterdi buna, söyleşiye yaklaşık 10 dakika ara verdik. Hep beraber haberi izledik. Canım sıkkın be Ninja, ama siyasete dalmayalım şimdi, değil mi? Daha sonra röportaja devam ettik tabii. Nasıl mı geçti Ninja? Umduğum gibi değildi; ya ben sorularımı düzgün aktaramadım ya da Derya Alabora beni anlamadı. Frekanslar bazen tutmuyor, ama olsun be Ninja. Dönüşte ses kaydını çözücem, adam gibi bir şey çıkarsa sana veririm.

koru otel

Röportajı yaptığımız otelin restoranı açılış sonrası yemek yenecek mekanmış. Masalar full servise açılmıştı. Bizi getiren zabıta Saadettin abi bir köşede atıştırıyordu. Hem o hem de restorandakiler ısrar edince oturduk Murat’la, yemeye başladık. Festival ortamı bu, bakarsın fırsat kalmaz sonra. Biz yemek yerken bayan şarkıcımız ses provası yapıyordu. Ancak işini oldukça ciddiye alan bir hanımdı, resmen bize söylüyordu şarkısını. Murat’la birbirimize baktıkça gülmekten aıkoyamıyorduk kendimizi. Bütün mekanı kapatmış mafya reisi gibi hissettim kendimi bir an.

Prova yarıda kesildi. Çünkü mekanın sahibi ses kolonlarını beğenmedi. Sonradan oğlu olduğunu öğrendiğim şahıssa buna itiraz etti. Başladılar mı aralarında didişmeye? Karadeniz’in hırçın doğası ilk kez bu kadar gösterdi kendini. Baba en sonunda oğluna “Senin bu yaptiğun Artvin’e ihanettur, daa!” dedi ve kenara çekildi. Şehrin festivaline bu kadar sahip çıkması hoş değil mi be Ninja?

Neyse, şehir merkezine döndük. Açılış bildiğin gibiydi be Ninja. Derya Alabora metnini okudu, perdede tanıtım filmleri gösterildi, devlet erkanı konuşma yaptı falan filan. Çıkışta otobüsle geldiğimiz yere döndük. Önceden gördüğümüz hazırlıklar daha da ilerlemişti.

İyi yedik içtik be Ninja. Gecenin sonlarına doğru yöre gençleri kendilerini tutamadılar, bir de horon teptiler ki, sorma. Gerçi Kadıköy iskelesinde her yaz toplanıyor Karadenizli vatandaşlarımız, yani yabancısı değilim olayın.

damla sönmezx

Haliyle az uyuduk. Akşama kadar toplantı, yazı, film vs. aldı vaktimizi. 18:15 seansında Bornova Bornova gösterilecekti. Nisimazine’in ilk sayısında röportajı yer alan film oyuncusu Damla Sönmez de gösterime katılacaktı. Kendisini dünden beri görüyordum. Kendisinin güzelliğini değerlendirmeyi sana bırakıyorum Ninja, ama çok sıcakkanlı ve şirin biri olduğunu da ben söyleyeyim. Ayaküstü konuşurken film oyuncusu olduğunu unutuyor insan.

Salon tıklım tıklım doluydu, biz ancak balkonun koridorunda oturabildik. Film başladı. İlk küfürlü replik kahkahayla karşılandı. Filmin sert dili, karakterleri belirginleşmeye başladıkça salondan ayrılanlar oldu. Aile filmi değildi sonuçta.

Peki, ben filmi nasıl mı buldum Ninja? Beklediğim kadar iyi bulmadım. Diyaloglarının doğallığı, oyuncuları ve hikayesi filmi kurtarıyor, ama sinemasını kusurlu buldum. Kurgudaki biçemsel oyunlarsa beni kesmedi. Buna rağmen seyrettiğime pişman değilim. 2012′yi seyretmiş adamım, vaktimi bu filmden mi esirgeyeceğim be Ninja?

bornova bornovax

Filmin sonunda Damla’ya sorulan sorulardan biri karakteri oynarken zorlanıp zorlanmadığıydı. Bu manalı bir soruydu, çünkü fettan ve düşük ahlaklı bir kızı canlandırmıştı, Anadolu’nun değerleriyle hiç de örtüşmüyordu. Damla bunu anladı da anlamazdan mı geldi, yoksa hakikaten anlamadı mı, bilmem, ama karakterizasyon zorluğu çerçeveli bir cevap verdi.

Salondan çıktıktan sonra ben otele döndüm. Ekibin kalanı da Luxus’un sahne aldığı bara gittiler. Sen neden öksüz evlat gibi kaldın mı diyorsun Ninja? Çünkü yarın sabah (13 Aralık) güzel bir Artvin gezisi var, ona yetişmek için yazımı yazmalıyım. Bara her yerde gidilir, ama Artvin her zaman görülmez. Haksız mıyım be Ninja?

Bu yazılar da ilginizi çekebilir