Devr-i “Seksenler”: Manzara-i Umumiye ve Ahval-i Cemiyet-i Musiki

seksenler

Esen Kitap’tan çıkan Hulusi Tunca ile Seksenler, Tunca’nın 80’li yıllarda efsane müzik-magazin dergisi Hey’de yayımlanan yazı ve röportajlarından oluşuyor.

sisko-ninja
Ege Görgün (Landlord)

Başlık 1880’leri çağrıştırsa da, mevzu 1980’lerden… Muhteşem 80’ler… İşte bu kitapta o muhteşemliğin pırıltıları saklı. Dönemin en gözde şarkıcılarıyla yapılan röportajlar, haklarında yapılan haberler yalnızca 80’lerin popüler kültürünü değil, yaşanan sosyal ve siyasi gelişmelerin yankılarını da gözler önüne seriyor. Kitap adeta magazin ve sanat dünyasından yakın tarihe açılan bir pencere. Pervazında bir saksı menekşe bulunan, nostalji rüzgarının bir meltem gibi yüzünüzü okşadığı, demli çayınızı yudumlarken manzaranın keyfini çıkaracağınız bir pencere…

12-EylulPencereden bakarken gözünüze çok da güzel olmayan şeyleri hatırlatan manzaraların çarpması da mümkün tabi. Kimileri farklı da düşünse, sonuçları açısından hayırlara vesile olduğu hayli tartışmalı 12 Eylül Darbesi gibi bir vaka ister istemez Hey dergisinin sayfalarına meşrebe uygun şekilde taşındığı görülüyor. Türk Silahlı Kuvvetleri’nin 12 Eylül 1980’de ülke yönetimine el koyup, tüm yurtta sıkıyönetim ilan etmesinin ardından çıkan sayıda Hey muhabirleri ünlü sanatçılara darbe hakkında görüşlerini soruyorlar. Bülent Ersoy şunları söylüyor:

12-eylul-1980-darbesi_“Son derece memnunum. Çünkü ortam son zamanlarda iyice bozulmaya başlamıştı. Pek tabiidir ki halkın da can ve mal güvenliği kalmamıştı. Bu nedenle ordunun böyle bir harekata girişmesi, bir vatandaş olarak beni son derece huzura kavuşturdu. Başta değerli komutan Sayın Evren Paşa olmak üzere tüm rütbeli ve rütbesiz büyüklerime ve arkadaşlarıma teşekkürüm sonsuzdur. Bu arada, bir sanatçı olarak bir görevim varsa, hemen ifaya hazırım. Türk milletine hayırlı olsun.”

1980’de Evren Paşa’ya hürmetlerini sunan Bülent Ersoy, darbeci komutanın son dönemdeki yargılanma ve hastalık sürecinde Evren’i beddualara boğuyor; sonunda hak ettiğini bulduğunu ima ediyordu. Ersoy’un bu çark edişi elbette Darbe’yi olumlama konusunda nedamet getirmesinden değildi. Sıkıyönetim Darbe ertesi Hey’e verdiği “yandaş” demece rağmen ameliyatla kadın olan Bülent Ersoy’a sahne yasağı getirecek ve Ersoy 8 yıl sahnelerden uzak kalacaktı. Ersoy bu yasaktan dolayı Kenan Evren’i sorumlu tutuyordu elbette.

bulent-ersoy-ameliyat-sonrasi-ilk-olarak-annesini-aramisti

16 yıl Çankaya Köşkü’nda basın sözcülüğü yapan Ali Baransel’in Arda Uskan’a verdiği bir röportajda belirttiğine göre Kenan Evren’in yalnızca dolaylı etkisi olmuştur. Evren’in bir sohbet esnasında Ersoy’un gençlere kötü örnek olabileceğini söylediğini duyan dönemin İstanbul Valisi Nevzat Ayaz, Paşa’ya sempatik görünüp göze girmek için koymuştur yasağı. İnsanlık tarihi kadar eski olan dalkavukluk, kraldan çok kralcılık hikayesi yine sahne almıştır yani…

bulent-rekoc

Gazinocular Kralı Fahrettin Aslan’ın havadisçibaşı oğlu Sacettin Aslan’a göre ise sorumlu kaprisli bir Paşa karısıdır. Bir davette huysuzluk yapınca bu apoletsiz paşanın hışmına uğramıştır Ersoy.

Ersoy’un çilesine son verip onu sahnelere kavuşturan ise ilklerin Başbakan’ı Turgut Özal olmuştur.