<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
		>
<channel>
	<title>Dikili’ye bağlı Tahtalıköy’e hoş geldiniz: Öldür Beni yazısına yapılan yorumlar</title>
	<atom:link href="http://www.tersninja.com/dikili%e2%80%99ye-bagli-tahtalikoy%e2%80%99e-hos-geldiniz-oldur-beni/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.tersninja.com/dikili%e2%80%99ye-bagli-tahtalikoy%e2%80%99e-hos-geldiniz-oldur-beni</link>
	<description>Sinemasız kalmayın çünkü sinema hayatı &#34;eşsiz&#34; kılar.</description>
	<lastBuildDate>Sun, 20 May 2012 08:02:05 +0000</lastBuildDate>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.2</generator>
	<item>
		<title>Yazar: SENA BÜŞRA KURTKAN</title>
		<link>http://www.tersninja.com/dikili%e2%80%99ye-bagli-tahtalikoy%e2%80%99e-hos-geldiniz-oldur-beni/comment-page-1#comment-39070</link>
		<dc:creator>SENA BÜŞRA KURTKAN</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 20 May 2012 08:02:05 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.tersninja.com/dikili%e2%80%99ye-bagli-tahtalikoy%e2%80%99e-hos-geldiniz-oldur-beni/#comment-39070</guid>
		<description>bu filmi çok beğendim yapanın eline sağlık oyuncuları çokkk tebrik ederim 10 kerede izlesem bıkmıycam bir film çok güzel olmuş valla</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>bu filmi çok beğendim yapanın eline sağlık oyuncuları çokkk tebrik ederim 10 kerede izlesem bıkmıycam bir film çok güzel olmuş valla</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Yazar: ...</title>
		<link>http://www.tersninja.com/dikili%e2%80%99ye-bagli-tahtalikoy%e2%80%99e-hos-geldiniz-oldur-beni/comment-page-1#comment-21959</link>
		<dc:creator>...</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 31 Dec 2010 09:37:25 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.tersninja.com/dikili%e2%80%99ye-bagli-tahtalikoy%e2%80%99e-hos-geldiniz-oldur-beni/#comment-21959</guid>
		<description>burası numan bey in alanı.ne cüretle saçma olduğunu söyleyebilirsinizki! sizin saçma olarak algıladığınız şeyin bu filmi varetmiş insanlar için, bir tecrübe olma ihtimali aklınıza gelmedi mi? numan bey in güçlü bir bilgi birikimi ve mizah duygusuyla yazdığı hiçbir yazısında ben,sizin girdiğiniz entiriler kadar kaba bir dil görmedim.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>burası numan bey in alanı.ne cüretle saçma olduğunu söyleyebilirsinizki! sizin saçma olarak algıladığınız şeyin bu filmi varetmiş insanlar için, bir tecrübe olma ihtimali aklınıza gelmedi mi? numan bey in güçlü bir bilgi birikimi ve mizah duygusuyla yazdığı hiçbir yazısında ben,sizin girdiğiniz entiriler kadar kaba bir dil görmedim.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Yazar: nurdan</title>
		<link>http://www.tersninja.com/dikili%e2%80%99ye-bagli-tahtalikoy%e2%80%99e-hos-geldiniz-oldur-beni/comment-page-1#comment-20409</link>
		<dc:creator>nurdan</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 08 Sep 2010 03:34:34 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.tersninja.com/dikili%e2%80%99ye-bagli-tahtalikoy%e2%80%99e-hos-geldiniz-oldur-beni/#comment-20409</guid>
		<description>bu nasıl bir eleştiridir? saçma sapan... bu kadar gıcık olunmaz oyuncuya, senariste, vs... gereksiz buldum. filmi az önce izledim. düşük bütçeli ancak başarılı bir film olmuş. hollywood çeksin, efekt mefekt izleyip dibiniz düşer tabi mesaja değil görüntüye aldandığnız için. :/ saçma... çooook saçmasınız numan bey...</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>bu nasıl bir eleştiridir? saçma sapan&#8230; bu kadar gıcık olunmaz oyuncuya, senariste, vs&#8230; gereksiz buldum. filmi az önce izledim. düşük bütçeli ancak başarılı bir film olmuş. hollywood çeksin, efekt mefekt izleyip dibiniz düşer tabi mesaja değil görüntüye aldandığnız için. :/ saçma&#8230; çooook saçmasınız numan bey&#8230;</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Yazar: tuncay akg&#252;n</title>
		<link>http://www.tersninja.com/dikili%e2%80%99ye-bagli-tahtalikoy%e2%80%99e-hos-geldiniz-oldur-beni/comment-page-1#comment-2473</link>
		<dc:creator>tuncay akg&#252;n</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 08 Apr 2009 16:44:19 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.tersninja.com/dikili%e2%80%99ye-bagli-tahtalikoy%e2%80%99e-hos-geldiniz-oldur-beni/#comment-2473</guid>
		<description>arkadaşlar merhaba bu filmi bende izledim  gayette eli y&#252;z&#252; d&#252;zg&#252;n bir filmdi l&#252;tfen eleştirmeyi bilmiyosanız b&#246;yle bir işe kalkışmayın. </description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>arkadaşlar merhaba bu filmi bende izledim  gayette eli y&uuml;z&uuml; d&uuml;zg&uuml;n bir filmdi l&uuml;tfen eleştirmeyi bilmiyosanız b&ouml;yle bir işe kalkışmayın. </p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Yazar: Ayşenur Kızıltan</title>
		<link>http://www.tersninja.com/dikili%e2%80%99ye-bagli-tahtalikoy%e2%80%99e-hos-geldiniz-oldur-beni/comment-page-1#comment-2304</link>
		<dc:creator>Ayşenur Kızıltan</dc:creator>
		<pubDate>Mon, 16 Mar 2009 19:22:34 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.tersninja.com/dikili%e2%80%99ye-bagli-tahtalikoy%e2%80%99e-hos-geldiniz-oldur-beni/#comment-2304</guid>
		<description>Merhaba, 
 
&#214;ncelikle Burak Bey&#039;den aldığınız mesaja cevabınızı okudum sonra bahsi ge&#231;en yazıyı okumak i&#231;in buraya geldim. İlk yazıda dedim herhalde oyuncu kapris yapmış, Numan Bey de sinirlenmiş dedim. Sonra bu yazıyı okumaya başladım. Başlamamla bitirmem bir oldu. Sonuna kadar gelemedim. A&#231;ıkcası, bir film eleştirisi değil bu. Olduk&#231;a &quot;fazla&quot; anlatmışsınız zaten filmi. Tek tek c&#252;mle c&#252;mle didiklemişsiniz. Tabir-i caizse spoiler vermişsiniz. Ben yazamam ama izlerim ve film eleştrisi de okumayı severim. Hayatımda bu kadar sa&#231;ma sapan eleştri de g&#246;rmedim. Burda ne oyuncuyu savunmak i&#231;in varım ne de filmi. Filmi izlemedim bile. Ama sizin yaptığınız ger&#231;ekten rencide edici bir şey ve &#231;okca da terbiyesizlik boyutunda. Her nasıl benim &#252;slubum b&#246;yle derseniz deyin. Kişiye değil oyunculuğa, senaryoya s&#246;yledim lafımı derseniz deyin. Doğru bir &#252;slup değildir fikrimce. Saygılar. </description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Merhaba,</p>
<p>&Ouml;ncelikle Burak Bey&#039;den aldığınız mesaja cevabınızı okudum sonra bahsi ge&ccedil;en yazıyı okumak i&ccedil;in buraya geldim. İlk yazıda dedim herhalde oyuncu kapris yapmış, Numan Bey de sinirlenmiş dedim. Sonra bu yazıyı okumaya başladım. Başlamamla bitirmem bir oldu. Sonuna kadar gelemedim. A&ccedil;ıkcası, bir film eleştirisi değil bu. Olduk&ccedil;a &quot;fazla&quot; anlatmışsınız zaten filmi. Tek tek c&uuml;mle c&uuml;mle didiklemişsiniz. Tabir-i caizse spoiler vermişsiniz. Ben yazamam ama izlerim ve film eleştrisi de okumayı severim. Hayatımda bu kadar sa&ccedil;ma sapan eleştri de g&ouml;rmedim. Burda ne oyuncuyu savunmak i&ccedil;in varım ne de filmi. Filmi izlemedim bile. Ama sizin yaptığınız ger&ccedil;ekten rencide edici bir şey ve &ccedil;okca da terbiyesizlik boyutunda. Her nasıl benim &uuml;slubum b&ouml;yle derseniz deyin. Kişiye değil oyunculuğa, senaryoya s&ouml;yledim lafımı derseniz deyin. Doğru bir &uuml;slup değildir fikrimce. Saygılar. </p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Yazar: Şahin Sınır</title>
		<link>http://www.tersninja.com/dikili%e2%80%99ye-bagli-tahtalikoy%e2%80%99e-hos-geldiniz-oldur-beni/comment-page-1#comment-2189</link>
		<dc:creator>Şahin Sınır</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 03 Mar 2009 17:38:46 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.tersninja.com/dikili%e2%80%99ye-bagli-tahtalikoy%e2%80%99e-hos-geldiniz-oldur-beni/#comment-2189</guid>
		<description>Öldür Beni

Türk Sineması’nda Üslup Çoğulluğu – [Avantajlar ve Dezavantajlar] 

Şahin Sınır 

Öyle bir film düşünün ki, bugüne değin izlediğiniz en kötü aşk sahnelerinden mürekkep sahneler içersin, hatta filmin o mecraya hangi sıra nasıl taşındığı kati surette anlaşılmasın! Yoksa, filmin mimarları, estetik tavırlardaki müspet bütünlük arayışının darmadağın edildiği bir stratejiyi mi devreye soktu bu filmde? Cevabı biz de bilmiyoruz… 

Öte taraftan farklı üslup denemeleri yapan bir yazarı andıran genç yönetmenin (Korhan Uğur) senaryoya bağlı kalmaksızın, deneyci bir tavırla bu filmi çekmiş olması (sahneler arası geçişlerdeki dağınıklıktan bu iddiamızı temellendirmek mümkün), izleyiciyi farklı duygulanımlara da sevk ediyor. İlk iddiamızdaki dezavantajı dengeleyecek bir durum olarak da değerlendirebiliriz bu stratejiyi. Çünkü Türk sinemasında çokça görmeye alıştığımız “duygu manipülasyonu”na girmeden (ya da başka bir ifadeyle, sinemadaki tüccar zihniyetinin geleneksel stratejilerine başvurmadan) 20 dakikada bir, sizi başka bir evrenin karmaşık atmosferine sokmayı başarıyor bu film. 

Kısıtlı bir bütçeyle 16 günde 16 ayrı deneme-yanılma… 

Film, senaryosu açısından oldukça farklı ve bugüne değin Türk sinemasında hiç işlenmemiş bir konuyu ele alıyor: “Ölüler yaşayanları rahatsız eder”. Film, bu düşünceye temelden karşı çıkıyor ve bizi “tam tersinden bakmaya” davet ediyor. Yaşayanların ölüleri sürüklediği bu dayanılmaz mahcubiyeti, ölülerin üzerinden alıp, yaşayanların üzerine yüklüyor. Yıllardır süre gelen geleneğe karşı çıkarak “yaşam”ı değil, “ölüm”ü sorguluyor. Bunun yanı sıra, filmde zaman ve mekanın kurgulanış düzeni oldukça ilginç. Tanrı’nın insanlara yeni bir şans verdiği mekan küçük, sessiz bir köy. Oysa burada bir senaryo boşluğu var gibi. Çünkü diyalogların birinde –bütün bilgece sözlerin tek hakimi ve en büyük sinema hatalarından biri olan bu klasik kahraman tipolojisi- Hulusi Dede, bu köyün Tanrı’nın insanlara hayattayken yapmak istediklerini yapmaları için, ölüm öncesi bir fırsat olduğunu söylüyor. Oysa bir insanın yapmak istedikleri bir köyde mümkün olabilir mi? Hele de köyden dışarı çıkamıyorsanız! Tenis oynama sahnesi (ki barındırdığı ironi, izleyici açısından kayda değer) bu eleştirimize bir cevap olabilir, ancak raketleri turistler unutmuş yüzyıllar önce. Ya kişi burada, teknolojik bir malzeme arzularsa? 

Burada filmin içeriğine dair daha pek çok kritik yapmak mümkün! Ama ben merceği başka yere yöneltmek istiyorum (yazımın derdide budur): Filmin alımlanma tarzına… 

Bu filme dair karmaşık haleti ruhiye içinde kalan izleyicinin yorumlarından filme dair ve genel film değerlendirme alışkanlıklarımıza dair bazı profilleri sizinle paylaşmak istiyorum. Kentsoylu hayatın içinden gelen kesim, bu filmi kategorize edememenin rahatsızlığı içinde, “Öldür Beni”de popülist aksiyon, gayri ahlaki ucuz sahneler, pulp fikir aktarımı, standartlaşmış zihinlere uygun sinema ritüelleri ve belki de kente dair modernlik imgeleri bulamamanın üzüntüsü içindeydi. Filmi beğenmeyenlerin ve ivedi(k) eleştiri getirenlerin (üst-derecede estetik bilimi okumuş tahsilli eleştirmen edasıyla) filme tavır alışında ben sınıfsal bir hınç yakaladım. Buna karşılık Anadolu yerlisi, kimlik tipolojisinde memleket ahvaliyle duygudaşlık kurarak yaşayan kesimdeyse filmdeki mesajların içeriği ve köyün kendine has natüralizminin bir mest etkisi yarattığını gördüm. “Bu filmin türü nedir?” sorusu cevap alamıyorsa bunu, bu filmde emeği geçen ve amatör ruhla (arkasına büyük finansörlerin kendi “beğeni kalıplarını dikte etme arzularını” almaksızın) emeğini katan ekibin zengin muhayyilesine vermek gerekir. 

Türk sineması bu tarz draması, mizahı, gerilimi ile karmaşık duygularla bizi yüzleşmeye bırakan çalışmalara ihtiyaç duymalı kanımca. Ayrıca filmde çalışan bütün ekibin ilk deneyimi olması itibariyle, ağır eleştiriler sunmayı elbette etik ve samimi bulmuyorum. Sinema izleyicisi için bir filmdeki noksanlıkları görmek bir hayli kolaydır. Oysa emek, çaba ve cesaretin ürünü olan her çalışma bizce alkışlanmaya değerdir. Bir filmden beklenen en önemli unsur, senaryosunun tutarlı ve her şeyin nihayetinde yerli yerine konulmasıdır. Öldür Beni’nin bunu başarıyla sergilediğini düşünüyorum. Metafizik bir konuyu toparlamak, onu, yıllarca standart senaryoları izlemek zorunda bırakılmış Türk seyircisine anlatmak, filmi izleyenlerin kafalarında soru işareti bırakmak ve bir yandan da bu sorulara cevap aramanın hazzını yaşattırmak oldukça zor bir iştir.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Öldür Beni</p>
<p>Türk Sineması’nda Üslup Çoğulluğu – [Avantajlar ve Dezavantajlar] </p>
<p>Şahin Sınır </p>
<p>Öyle bir film düşünün ki, bugüne değin izlediğiniz en kötü aşk sahnelerinden mürekkep sahneler içersin, hatta filmin o mecraya hangi sıra nasıl taşındığı kati surette anlaşılmasın! Yoksa, filmin mimarları, estetik tavırlardaki müspet bütünlük arayışının darmadağın edildiği bir stratejiyi mi devreye soktu bu filmde? Cevabı biz de bilmiyoruz… </p>
<p>Öte taraftan farklı üslup denemeleri yapan bir yazarı andıran genç yönetmenin (Korhan Uğur) senaryoya bağlı kalmaksızın, deneyci bir tavırla bu filmi çekmiş olması (sahneler arası geçişlerdeki dağınıklıktan bu iddiamızı temellendirmek mümkün), izleyiciyi farklı duygulanımlara da sevk ediyor. İlk iddiamızdaki dezavantajı dengeleyecek bir durum olarak da değerlendirebiliriz bu stratejiyi. Çünkü Türk sinemasında çokça görmeye alıştığımız “duygu manipülasyonu”na girmeden (ya da başka bir ifadeyle, sinemadaki tüccar zihniyetinin geleneksel stratejilerine başvurmadan) 20 dakikada bir, sizi başka bir evrenin karmaşık atmosferine sokmayı başarıyor bu film. </p>
<p>Kısıtlı bir bütçeyle 16 günde 16 ayrı deneme-yanılma… </p>
<p>Film, senaryosu açısından oldukça farklı ve bugüne değin Türk sinemasında hiç işlenmemiş bir konuyu ele alıyor: “Ölüler yaşayanları rahatsız eder”. Film, bu düşünceye temelden karşı çıkıyor ve bizi “tam tersinden bakmaya” davet ediyor. Yaşayanların ölüleri sürüklediği bu dayanılmaz mahcubiyeti, ölülerin üzerinden alıp, yaşayanların üzerine yüklüyor. Yıllardır süre gelen geleneğe karşı çıkarak “yaşam”ı değil, “ölüm”ü sorguluyor. Bunun yanı sıra, filmde zaman ve mekanın kurgulanış düzeni oldukça ilginç. Tanrı’nın insanlara yeni bir şans verdiği mekan küçük, sessiz bir köy. Oysa burada bir senaryo boşluğu var gibi. Çünkü diyalogların birinde –bütün bilgece sözlerin tek hakimi ve en büyük sinema hatalarından biri olan bu klasik kahraman tipolojisi- Hulusi Dede, bu köyün Tanrı’nın insanlara hayattayken yapmak istediklerini yapmaları için, ölüm öncesi bir fırsat olduğunu söylüyor. Oysa bir insanın yapmak istedikleri bir köyde mümkün olabilir mi? Hele de köyden dışarı çıkamıyorsanız! Tenis oynama sahnesi (ki barındırdığı ironi, izleyici açısından kayda değer) bu eleştirimize bir cevap olabilir, ancak raketleri turistler unutmuş yüzyıllar önce. Ya kişi burada, teknolojik bir malzeme arzularsa? </p>
<p>Burada filmin içeriğine dair daha pek çok kritik yapmak mümkün! Ama ben merceği başka yere yöneltmek istiyorum (yazımın derdide budur): Filmin alımlanma tarzına… </p>
<p>Bu filme dair karmaşık haleti ruhiye içinde kalan izleyicinin yorumlarından filme dair ve genel film değerlendirme alışkanlıklarımıza dair bazı profilleri sizinle paylaşmak istiyorum. Kentsoylu hayatın içinden gelen kesim, bu filmi kategorize edememenin rahatsızlığı içinde, “Öldür Beni”de popülist aksiyon, gayri ahlaki ucuz sahneler, pulp fikir aktarımı, standartlaşmış zihinlere uygun sinema ritüelleri ve belki de kente dair modernlik imgeleri bulamamanın üzüntüsü içindeydi. Filmi beğenmeyenlerin ve ivedi(k) eleştiri getirenlerin (üst-derecede estetik bilimi okumuş tahsilli eleştirmen edasıyla) filme tavır alışında ben sınıfsal bir hınç yakaladım. Buna karşılık Anadolu yerlisi, kimlik tipolojisinde memleket ahvaliyle duygudaşlık kurarak yaşayan kesimdeyse filmdeki mesajların içeriği ve köyün kendine has natüralizminin bir mest etkisi yarattığını gördüm. “Bu filmin türü nedir?” sorusu cevap alamıyorsa bunu, bu filmde emeği geçen ve amatör ruhla (arkasına büyük finansörlerin kendi “beğeni kalıplarını dikte etme arzularını” almaksızın) emeğini katan ekibin zengin muhayyilesine vermek gerekir. </p>
<p>Türk sineması bu tarz draması, mizahı, gerilimi ile karmaşık duygularla bizi yüzleşmeye bırakan çalışmalara ihtiyaç duymalı kanımca. Ayrıca filmde çalışan bütün ekibin ilk deneyimi olması itibariyle, ağır eleştiriler sunmayı elbette etik ve samimi bulmuyorum. Sinema izleyicisi için bir filmdeki noksanlıkları görmek bir hayli kolaydır. Oysa emek, çaba ve cesaretin ürünü olan her çalışma bizce alkışlanmaya değerdir. Bir filmden beklenen en önemli unsur, senaryosunun tutarlı ve her şeyin nihayetinde yerli yerine konulmasıdır. Öldür Beni’nin bunu başarıyla sergilediğini düşünüyorum. Metafizik bir konuyu toparlamak, onu, yıllarca standart senaryoları izlemek zorunda bırakılmış Türk seyircisine anlatmak, filmi izleyenlerin kafalarında soru işareti bırakmak ve bir yandan da bu sorulara cevap aramanın hazzını yaşattırmak oldukça zor bir iştir.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Yazar: Yeliz</title>
		<link>http://www.tersninja.com/dikili%e2%80%99ye-bagli-tahtalikoy%e2%80%99e-hos-geldiniz-oldur-beni/comment-page-1#comment-2121</link>
		<dc:creator>Yeliz</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 22 Feb 2009 13:38:13 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.tersninja.com/dikili%e2%80%99ye-bagli-tahtalikoy%e2%80%99e-hos-geldiniz-oldur-beni/#comment-2121</guid>
		<description>L&#252;tfen dikkat !! bilin&#231;siz yere hakaret ettiğiniz oyunculuğunla dalga ge&#231;tiğiniz insanlar tiyatro k&#246;kenli bu işin eğitimini almışlardır .Ben filmi izledim sıradan bir film değil bence t&#252;rk sinemasında bir ilk cesaret isteyen konu işlenmiş </description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>L&uuml;tfen dikkat !! bilin&ccedil;siz yere hakaret ettiğiniz oyunculuğunla dalga ge&ccedil;tiğiniz insanlar tiyatro k&ouml;kenli bu işin eğitimini almışlardır .Ben filmi izledim sıradan bir film değil bence t&uuml;rk sinemasında bir ilk cesaret isteyen konu işlenmiş </p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Yazar: burak sarımola</title>
		<link>http://www.tersninja.com/dikili%e2%80%99ye-bagli-tahtalikoy%e2%80%99e-hos-geldiniz-oldur-beni/comment-page-1#comment-1990</link>
		<dc:creator>burak sarımola</dc:creator>
		<pubDate>Mon, 09 Feb 2009 15:26:41 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.tersninja.com/dikili%e2%80%99ye-bagli-tahtalikoy%e2%80%99e-hos-geldiniz-oldur-beni/#comment-1990</guid>
		<description>ger&#231;ekten hakaret bıyutunda bir yazı olmuş ellerine sağlık bundan &#246;nce olduğu gibi bundan sonrada &#231;ok iş yapıcaz bu piyasada yani karşılaşırız s&#246;z&#252;ne g&#252;vendiiğim bilirkiişilerden g&#252;zel yorumlar alırken senin gibi birinden bu yorumları almak pek fazla koymaz adama kalemine sağlık ne kadar iş bilmesende :) </description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>ger&ccedil;ekten hakaret bıyutunda bir yazı olmuş ellerine sağlık bundan &ouml;nce olduğu gibi bundan sonrada &ccedil;ok iş yapıcaz bu piyasada yani karşılaşırız s&ouml;z&uuml;ne g&uuml;vendiiğim bilirkiişilerden g&uuml;zel yorumlar alırken senin gibi birinden bu yorumları almak pek fazla koymaz adama kalemine sağlık ne kadar iş bilmesende :) </p>
]]></content:encoded>
	</item>
</channel>
</rss>

