Frozen Riverkonuk ninja

Acı anlatılmaz bir duygudur. Hangi kelimeleri, hangi yöntemi kullanırsanız kullanın yaşadığınız ızdırabı karşınızdakine birebir aktaramazsınız. O insan, sizinkine benzer, hatta aynı acı deneyimi yaşasa dahi, sizinle aynı duyguları hissetmez, çünkü hepimiz farklıyız; farklı kişiliklere, farklı deneyimlere, farklı dünyalara sahibiz. Aynı duyguları hissetmek için yaşamımızı, dolayısıyla benliklerimizi eşitlemeliyiz, bir olmalıyız. Bu mümkün olmadığına göre hepimiz yalnızız.

Deniz AkhanDeniz Akhan

Bu durumun bilincinde olmak, bencilliğimizden kaynaklanan körlüğümüz dışında, bizi başkalarına karşı çok daha fazla yabancılaştıran nedenlerden biridir. Yaşadığımız dünya bu konuda elinden geleni yapar; “kazanmak” için, o cehennemi insan çukurundan sıyrılabilmek için birilerinin sırtında yükselmemiz gerekir. Çoğu zaman farkında olmasak bile, omuzlarımız başkalarının ayak izleriyle kirlenmiştir zaten.

Peki, bizi başkalarının dünyasına yaklaştıran, onların refahı için kendimizi zahmetlere sürükleyen ne? Bütün kusur, eksiklik ve zaafiyetlerimle bir insan olduğumun bilincinde olmak beni diğer insanlara yaklaştırıyor elbet, ama bencilliğimden taşan vicdanımın ve sevgimin nereden kaynaklandığını bilmiyorum. Meyhanelerin yılgın şövalyeleri gibi “Benim en büyük kusurum insanları sevmek” serzenişlerinde değilim, bu “giz”in varlığından şikayet etmiyorum. Ancak bu gizin her ortaya çıktığı her sanat eserine (duygu sömürüsünden uzak olduğu sürece) belli bir hayretle bakıyorum. Tıpkı Courtney Hunt’ın ilk filmi Frozen River’a baktığım gibi…
Frozen River
Mekan Kanada-ABD sınırında, Mohawk özerk bölgesinin bitişiğindeki bir kasaba. Kanada bölgenin ilk sahipleri olmaları sebebiyle Mohawklara otonom bir bölge tahsis etmiş. Kahramanlarımızdan ilki olan Ray Eddy’i soğuk ve karlı kaplı bir sabah, arabasında ağlarken görüyoruz. Kumar bağımlısı kocası yeni prefabrik evleri için biriktirdikleri paralarla kayıplara karışmış, karısını ve biri beş, diğeri onbeş yaşındaki iki oğlunu sıkıntılarla baş başa bırakmış. Yılbaşına kadar kalan ödemeyi yapmadığı takdirde kaporayı da kaybedecek olan Ray’in tek geliri part-time çalıştığı marketten aldığı ücret.

Frozen River

Bu sıkıntılarla yüzleşmiş, ama ne yapacağını da bilmeyen Ray, kocasının arabasını kadın bir Mohawk’ın sürdüğünü görüyor. Lila Littlewolf isimli bu kadın, arabayı anahtarları üstünde bulduğunu, isterse iyi bir paraya satabilecek birini tanıdığını söylüyor. Bunun için donmuş St. Lawrence nehri üzerinden sınırı geçtiklerinde durumdan şüphelenen Ray, gittikleri yerde göçmen işçi kaçakçılığında kullanıldığını anlıyor, ancak paranın yarısı vaat edilince sesini çıkarmıyor. Lila bu ilk işte Ray’e kazık atıyor, ama içine düştüğü kapanda bulduğu bu çıkış yolunu sonuna kadar kullanmaya kararlı olan Ray, Lila’yı zoraki bir ortaklığa sürüklüyor. Kocasını bir kaçakçılık işi sırasında kaybetmiş, oğluna annesi tarafından el konulmuş olan Lila ile Ray’in yaşam mücadeleleri her biri birbirinden zorlu etaplarla devam ediyor.
Frozen River
Her türlü duygu sömürüsüne çok müsait olan bir konudan dingin, sürükleyici ve seyirciye geçen bir senaryo çıkarttığı için yönetmeni tebrik etmek gerekiyor. Karakterleri çizerken ve gelişimlerini gösterirken az, ama önemli detaylarla besliyor bizi. Daha filmin başında Ray’in ve oğullarının hayatlarına kolayca giriyoruz. Büyük oğlu Troy’un içinde bulundukları durumla ilgili ergen tepkilerinin çıkardığı zorluklar, küçük oğlu Ricky’nin masumane, ama bihaber istekleri ile birleşince meydana gelen boğucu atmosferi solumakta hiç güçlük çekmiyoruz. İyi düşünen, kullandığı detaylarda seçici olan bu bakış, filmin her unsurunda kendini gösteriyor; ırksal önyargılardan, kaçakçılığa başvurmanın yarattığı etik sorunlara kadar.

Frozen River

Yönetmen belki kamerasını etkileyici resimler avına çıkarmamış, titrek kadrajlarla bir gerçekçilik yakalama çabasına girmemiş, ama mekanın duygusunu başarılı bir biçimde verebilmiş. Filme ismini veren donmuş nehrin üzerinde yeryüzünün ve gökyüzünün sadece incecik bir ufuk çizgisiyle ayrıştığı coğrafya aidiyetsiz ve zamansız gibi görünüyor. Bu sayede hikâye genişliyor ve bütün dünyaya yayılıyor. Bunun bir nedeni de yönetmenin incelikle kurguladığı filmde susmasını bilmesi. Yönetmen susuyor, çünkü hikâyenin kendisi söylenecek her şeyi anlatmaya yetiyor.

Frozen River belki bir şaheser değil, ama gerçekten iyi bir film yapmanın ne kadar özel bir durum olduğunu takdir etmek gerek. Bu nedenle kendinizi bu filme gönül rahatlığıyla teslim edin. Filmin sonrasında gönlünüzdeki rahatlık kaybolabilir, ama bunun nedeni hayata kısa bir bakış atmak olacaktır. Hayattan rahatsız olmak iyidir, insanda değişim isteği yaratır.

Frozen River
Donmuş Irmak
Frozen River

Yön: Courtney Hunt
Oyn: Melissa Leo, Misty Upham, Michael O’Keefe, Mark Boone Junior, Charlie McDermott, James Reilly

Bu yazılar da ilginizi çekebilir