
Sinemasız kalmayın çünkü sinema hayatı "eşsiz" kılar.
Editors, son zamanlarda dinlemekten en keyif aldığım gruplardan biri. Grubun vokalisti, söz yazarı ve aynı zamanda gitaristi yani kısaca her şeyi olan Tom Smith’in büyülü ses tonu parçaları dinlemeye başladığınız andan itibaren sizi etkisi altına alıyor.
Kerim KudatBöyle büyülü bir sese, farklı bir İngiliz aksanı da eklenince, bu büyülenmenin sadece müzikten kaynaklanmadığı hissine kapılıyorsunuz. Editors’ın hangi parçasını dinlerseniz dinleyin, tekrar tekrar dinleme isteği içinizi kemiriyor. Onların bağımlılık yapan bir grup olduğunu söyleyebiliriz çünkü bir kere dinlediniz mi Editors’u bir daha bırakamıyorsunuz. Cover konusunda da çok başarılı bir grup olan Editors’ın, efsane grup The Cure’ün “Lullaby” parçasına yaptıkları cover’ı da burada anmadan geçemeyeceğim.
2009 yılına kadar “The Back Room”, “And End Has A Start” adında iki stüdyo albümü olan grup , geçtiğimiz aylarda “In This Light and On This Evening” adında yeni albümünü piyasaya çıkardı. İlk dinlediğinizde, sound olarak ilk iki albümden çok farklı gözüken bu albüm, bizlere Editors’ın rock müzikten elektronik müziğe yatay geçiş yaptığını gösteriyor. Yeni albümlerinde , ilk iki albümde ön planda olan gitarlar, yerlerini synthesizer ve klavyelere bırakmış durumda. İlk dinleyişte baya yadırgayacağınız bu tarz , parçaları tekrar tekrar dinlediğinizde kulağınıza hoş gelmeye başlıyor ama alıştığınız Editors parçalarından çok farklı olduğunu söylemeliyim.
Albümün ilk single’i olan “Papillon”a, Türkiye’ye de defalarca canlı performans sergilemek için gelen, elektronik müzikte hatrı sayılır DJ ve prodüktörlerden biri olan olan Tiesto remix yapmış . Bu remix Türkiye’de yapılmış olsa, parçanın yazlık diskolarda çalınması için yapıldığını düşüneceğim ama bu birliktelik ile de Editors tüm dünyaya adını duyurmayı başarmış durumda. Parçanın bir de, başından sonuna kadar deli dana gibi oradan oraya koşturup durdukları, izlerken yorulacağınız pek de değişik olmadığını düşündüğüm bir klibi de var.
Konserlerindeki canlı performanslarında, parçalarını söylerken Tom Smith’in yüzünün girdiği o değişik şekillerden etkilenmemek de çok zor. “Gitarını ve piyanoyu yüzünü değişik şekillere sokmadan çalamıyor sanki” diye geçiriyorsunuz aklınızdan. Grup olarak müzikal açıdan REM ve Radiohead gibi gruplardan fazlasıyla etkilenmiş olduklarını da söyleyebilirim. Eski albümlerindeki bazı parçaların girişlerini dinlerken zaman zaman sanki REM çalıyormuş gibi hissediyorsunuz.
Geçtiğimiz yıllarda Rock’n Coke’ta da sahne almış olan Editors, Türkiye’ye tekrar ne zaman gelir bilmiyorum ama dilerim ellerini çabuk tutarlar. Hem Türkiye’de hala onları tanımayan ve canlı izleyebilme şansı yakalayamayan bir çok kişi var.
Umarım en kısa zamanda Türkiye’ye gelir ve hepimize o birbirinden güzel parçaları ile harika bir müzik ziyafeti yaşatırlar.
Yorum Yazın