
Sinemasız kalmayın çünkü sinema hayatı "eşsiz" kılar.
Daha önce bahsetmiştim; 8. !f İstanbul AFM Uluslararası Bağımsız Filmler Festivali kapsamında NISI MASA’nın düzenlediği Film Gazeteciliği Atölyesine seçilmiştim. Bu atölyede festival boyunca günlük olarak çıkartılacak ve bedava dağıtılacak olan !fzine hazırlanacaktı. Ben de bu fırsattan istifade her gün Ters Ninja’ya haber yazmayı istiyordum. Ama yoğunluktan festival boyunca amaçladığım yazıları yazamadım. Biraz geç de olsa bu açığı olabildiğince kapatmak isterim.
Atölye çalışmaları festivale çok az zaman kala başladı. İlk adım filmlerin önceden seyredilmesiydi tabii, ama festivaldeki DVD’ler tek kopyaydı; sadece atölye için değil, bütün festival için! Dolayısıyla teslim alınan DVD’nin en geç iki gün içinde iade edilmesi gerekiyordu. Ayrıca teslim alınan filmler gösterim tarihine göre de değildi, yani programı inceleyip seyretmemiz gerektiğini düşündüğümüz filmler henüz elimize geçmemişti. Bu nedenle düzenli çalışmaya geçmeden önce film değiş-tokuşu yapmak için üç kere toplandık. 8 şubatta Bilgi Üniversitesinin Dolapdere’deki kampüsünde bize tahsis edilen ofiste çalışmaya başladık.
Genel olarak her sabah saat 10.00′da toplantı yapıyor, yazılan yazıların okumasını yapıyorduk. Gazetemiz günlüktü ve sadece A3 ebadındaydı, yani yazı alanımız çok kısıtlıydı. Örneğin Kritik köşesi için sadece 1000 vuruşluk (boşluklar dahil) yerimiz vardı, bu da sadece bir paragraf yazabileceğimiz anlamına geliyordu. Bir film hakkında ne kadar fikriniz olursa olsun, en kapsayıcısını seçmek ve okuyanın zihninde boşluk bırakmayacak şekilde yazmak zorundaydık. Başlangıcından sonuna doğru bu konuda ilerleme kat ettiğimizi düşünüyorum, ama hâlâ eksikliklerimiz ve yetersizliklerimiz vardı. Ancak böylesine zorlayıcı bir sürecin yazara katkı sağladığını düşünüyorum. Sabah toplantılarında yazıları cümle cümle tartışarak hem anlatım ve ifade bozukluklarını düzelttik hem de kısaltmalar yaptık. Kimi zaman tek cümle üzerinde saatlerce tartıştık -bu durum bazen çok sinir bozucu olabiliyordu, ama gerekliydi.
Mevcut yazılarla işimiz bittikten sonra yeni sayı için film seçiyor ve kimin yazacağını kararlaştırıyorduk. Toplantıdan sonra dizüstü bilgisayarlarımızın başına geçiyor ya film seyrediyor ya da yazı yazıyorduk. Tabii aksilikler olmuyor değildi; grafik dizaynında sorun çıkıyor, baskı saatine yetişemiyor, röportajı ayarlayamıyor, seyretmemiz gereken filmleri temin edemiyorduk. Sıkıntı ve stressiz bir gün geçmiyordu. Akşam olduğunda kimsenin sinemada film seyretmeye ya da aktivitelere katılmaya hali kalmıyordu çoğunlukla. Toplu halde katıldığımız iki etkinlik oldu: Açılış kokteyli ve Altyazı dergisi yazarlarıyla O’ Lucky Man filmi üzerine yapılan sohbet toplantısı. Kapanış partisine de ben hastalandığım için gidemedim.
Filmleri izlerken hep gazetenin yayımını ve görev dağılımını gözettiğimiz için seyretmek istediğim pek çok filmi seyredemeden bitti festival. Mesela festivalin yarışma bölümü olan Keş!f’ten ödül alan Parking’i ve herkesin övgüyle bahsettiği Better Things’i, Mamoru Oshii‘nin son animasyon filmi The Sky Crawlers’ı, Fantastik Filmler bölümünden Franklyn’i, Amerika’dan Yeniler bölümünden The Pleasure of Being Robbed ve Wellness’ı, Gökkuşağı bölümünden Deniz Buga‘nın kısa filmlerini, Nöbetçi Sinema bölümünden Tokyo Gore Police’i…
Buna rağmen çok güzel filmler seyrettim ve bir kaçı hakkında gazeteye yazma olanağı buldum. Daha sonra bu filmlerden kısa kısa bahsedeceğim. Son olarak bu linkte gazetenin çıkmış bütün sayılarını okuyabilirsiniz. Görüşmek üzere…
"!f bitti, günlükleri devam ediyor!" için Bir Yanıt
@ deniz akhan:
Mamoru Oshii'nin son animesiniyle ilgili yorumum şurada: Sukai Kurora
Yorum Yazın