Bir süredir haftalık vizyon tanıtımlarında yazılarıyla bize destek olan sinema yazarı dostlarımız Ali Ulvi Uyanık, Murat Erşahin, Cüneyt Cebenoyan, Serdar Akbıyık, Alper Turgut ve Banu Bozdemir‘e teşekkür ediyoruz. Bu haftadan itibaren vizyona giren yeni filmleri Fecir Alptekin tanıtacak sizlere. Kendisine başarılar, sizlere de bol filmli bir hafta diliyoruz.

Alice in Wonderland/ Alis Harikalar Diyarında

Yön: Tim Burton
Oyn: Johnny Depp, Helena Bonham Carter,Mia Wasikowska,Anne Hathaway, Crispin Glover, Michael Sheen, Stephen Fry

Vizyon takipçileri için uzun zamandır beklenen bir haftasonuna giriyoruz… Devasa bir yıldız, meteor, tanımlamakta güçlük çekiğimiz bir gök cismi sinemalarımıza düşüyor bugün: Tim Burton. Sıradışı/ deli-dahi klasmanında yer alan ve fanatiklerinin gözünde sinemacılıktan çıkıp totemleşen adamlardan biri o. Filmografisine baktığımızda neler ver neler… Genelde en çok sevilenler ise şöyle: Beetlejuice/ Beter Böcek (1988), Batman (1989), Edward Scissorhands/ Edward Makaseller (1990), Ed Wood (1994), Sleepy Hollow/ Hayalet Süvari (1999), Big Fish/ Büyük Balık (2003), Charlie and the Chocolate Factory/ Charlie’nin Çikolata Fabrikası (2005), Corpse Bride/ Ölü Gelin (2005), Sweeney Todd: The Demon Barber of Fleet Street/ Fleet Sokağının Şeytan Berberi (2007).

Tabii bu kez beklentimizi katlayan, zaten uzayda on sihirbaz etkisindeki Burton’ın elinde bir de Alice Harikalar Diyarında gibi fantastik bir malzeme olması… Evet, film Lewis Carroll’ın “Alis Harikalar Diyarında” ve “Aynanın İçinden” kitaplarına dayanarak Linda Woolverton tarafından senaryolaştırılmış. Başrollerde yine Burton’ın da, bizim de fetiş oyuncularımız olan Johnny Depp, Helena Bonham Carter ve ek olarak, Alice rolündeki Mia Wasikowska ile Anne Hathaway, Crispin Glover, Michael Sheen, Stephen Fry var. Ve müzikler de yine Burton’ın kadim dostu Danny Elfman’a ait.

Viktorya döneminde bir genç kız olan Alice, çocukluk yıllarındaki fantastik macerasından tam 12 yıl sonra harikalar diyarına geri dönüyor, fakat geçmişteki yolculuğuna dair hiçbir şey hatırlamamakta. Burada eski arkadaşları Çılgın Şapkacı, Beyaz Tavşan, Tweedledee ve Tweedledum, Fare, Tırtıl, Cheshire Kedisi ile yeniden bir araya geliyor ve Kupa Kraliçesi’nin korku krallığına son vermek üzere büyük bir mücadeleye başlıyorlar.

Film, canlı oyuncular ile animasyon karakterlerin buluşmasından oluşuyor. Burton, orijinal öyküde Alice karakterinin art arda farklı karakterlerle karşılaştığını ancak bu durumlar arasında duygusal bir bağ hissedilmediğini; filmde ise öyküsel bir bütünlük yakalamaya çalıştığını söylüyor. Alice, Viktorya dönemi genç kızlarının tersine toplumsal baskılara başkaldırıp kendi yolunu seçmiş bir kahraman olarak tasarlanmış. Çılgın Şapkacı rolündeki Depp’i filmde turunca saçlarla görüyoruz. Oyuncu, öyküde defalarca zehirlenmiş olan bu karakterin saçları, tırnakları ve gözlerindeki turuncuyu zehrin dışarı sızışı olarak yorumluyor. Alice ve Şapkacı, iki yalnız karakter olarak birbirlerini anlıyor ve özel bir dostluk bağı geliştiriyorlar.

Burton tüm detaylara sadık kalmasa da eserin klasik özünü koruyor ve orijinal öyküye taze bir yorum getiriyor. Filmin % 90’ında green box kullanılmış. Harikalar diyarı bölümleri California Sony Pictures Stüdyoları’nda çekilmiş. Çekimler iki boyutlu olarak gerçekleştirilip, film daha sonra post prodüksiyon aşamasında 3D’ye aktarılmış. Unutmadan söyleyeyim; harikalar diyarı anlamına gelen wonderland bu kez “underland/ yer altı” olarak tanımlanıyor. Nedeni ise filmde, ünlü eserin orijinalinde ve sonraki animasyon uyarlamalarında alışkın olduğumuzdan biraz daha ürkünç bir evren yaratılmış olması. Hatta dış kaynaklı kritiklere göre, harikalar diyarının “yetişkinler için” olan ve “bombalanmış” hali… Aynı kritiklerin filmi biraz neşesiz bulduklarını da söylemekte yarar var.

Özetle… Ortada bir Tim Burton gerçeği, şahane oyuncular ve çocukluğumuza dair çok özel bir öykü var. Diğer yandan film ülkemizde henüz gösterime girdiği için, yorumlar şimdilik dış kaynaklı basından aldıklarımızla sınırlı. Ama ben derim ki, hayatta bazı zamanlar vardır, tüm laflara/ söylentilere/ anlatılanlara kulakları tıkayıp yürümek gerekir. İşte bu da o zamanlardan biridir, sadece ve sadece filme kilitlenip onu GÖRMEYE gidilmelidir! İyi seyirler…

Vampir İmparatorluğu / Daybreakers

Yön: Michael – Peter Spierig
Oyn: Ethan Hawke, Willem Dafoe, Claudia Karvan, Michael Dorman

Film, büyük bir salgının ardından nüfusun çoğunun vampir olduğu ve tükenmekte olan insan ırkının ikinci sınıf türe dönüştüğü bir dünyayı anlatıyor. İnsanlar, vampirler tarafından avlanıyor ve çiftlik hayvanları gibi besleniyorlar. Tek kurtuluş umudu ise, bir vampir araştırmacısının kana alternatif madde üretmek üzere sürdürdüğü çalışmalar…

2003’te çektikleri ilk filmleri Undead’de zombileri anlatan yönetmen Spierig kardeşler, Vampir İmparatorluğu’nda bilimkurgu korku türünü deniyor ve yurtdışı kritiklerine göre “Etkili diyaloglardan ve sağlam karakterlerden yoksun, iyi çekilmiş, Matrix taklidi fakat soğuk, mavi – gri” bir filme imza atıyorlar.

Eşrefpaşalılar

Yön: Hüdaverdi Yavuz
Oyn: Sinan Albayrak, Turgay Tanülkü, Burak Tarık, Hüseyin Soysalan

Bir tiyatro oyunundan sinemaya aktarılan film, İzmir Eşrefpaşa’dan gelip İstanbul’a yerleşmiş iki dostun öyküsünü anlatıyor. İki sıkı dosttan biri mafya lideri, diğeri kahvehaneci oluyor ama ikisi de aynı kadını seviyorlar. Bu aşk ve intikam öyküsünün tanığı ise, mahalleye yeni tayin olan bir hoca oluyor.

3 yıl boyunca tüm Türkiye’yi dolaşan ve 400 binden fazla izleyiciye ulaşan oyun, filmde rol almakta da olan Burak Tarık tarafından yazılmış ve sonrasında da sinema için senaryolaştırılmış. Yönetmen koltuğundaki Hüdaverdi Yavuz’un ise sevilen tv dizileri Rüyalara Gelin, Şehnaz Tango ve Hızma’da imzası var. Eşrefpaşalılar’ın iddiası, küfür ve argodan uzak bir mizah anlayışını benimsemek.

Ses

Yön: Ümit Ünal
Oyn: Mehmet Günsür, Selma Ergeç, Işık Yenersu, Serra Yılmaz, Eylem Yıldız

Film, bankanın çağrı merkezinde çalışan ve annesi ile birlikte yaşayan bir genç bir kızın, gaipten duymaya başladığı seslerle alt üst olan yaşamını konu ediyor. Başlangıçta duymazdan gelmeye çalışsa da ses genç kızın hayatını kontrol etmeye başlıyor ve ondan, patronunu takip etmesini istiyor.

Filmin senaryosu, “Anne Tut Elimi” ve “Büyük Deniz Yükseliyor” adlı romanların yazarı Uygar Şirin’e ait. Yönetmen Ümit Önal’ın filmografisinde ise 9, Anlat İstanbul, Ara, Gölgesizler ve Kaptan Feza var.

HENÜZ YORUM YOK

CEVAPLA