Gelmiş Geçmiş En İyi 10 II. Dünya Savaşı Filmi!

Full

Savaş filmleri, sinema tarihinin çok büyük bir parçasını oluşturuyor. Bu parça her geçen gün de büyüyerek yoluna devam etmekte: Vietnam, Kore, Amerikan İç Savaşı, El Salvador ve son dönemde Irak… Fakat II. Dünya Savaşı, bu sayageldiğmiz savaşlar içinde sakladığı hikayeler bakımından en cazibe oluşturanı. Bu nedenle de II. Dünya Savaşı hakkında filmler, her zaman daha çok öne çıkıyor, izleniyor ve tartışma konusu oluyorlar. Bu listemizde, savaş filmlerinin alt-kategorisi II. Dünya Savaşı filmlerine odaklandık ve sağlam bir seçki ortaya koymaya çalıştık.

Ercan Dalkılıç Ercan Dalkılıç

#1 Schindler’in Listesi (Schindler’s List, Steven Spielberg, 1993)

Hollywood’un dahi çocuğundan ters köşe bir film! Kim derdi ki, E.T. ve Jaws gibi popcorn filmlerle öne çıkan (o zamanlar) Steven Spielberg çıkacak ve ‘son büyük’ II. Dünya Savaşı filmini sinema tarihine armağan edecek. Katliamın tam ortasında, bir iş adamının çıkıp sahte evraklar düzenleyerek Auschwitz cehenneminden insanlığı koruma girişimini konu alan Schindler’in Listesi, siyah-beyaz görüntü çalışmasıyla savaşın tüm soğukluğunu iliklerimize dek hissettiriyordu.

Schindler's List

 Schindler’in Listesi (Schindler’s List)

#2 The Dirty Dozen (Robert Aldric, 1967)

1944 yılında işgal altındaki Fransa’dayız; patlayıcı uzmanı, dövüş sanatları ustası, suikastçı vb. tehlikeli adamlarından oluşan bir asker birliği, 200 adet Nazi’yi öldürmek zorunda! Üstelik liderleri de ne idüğü belirsiz herifin teki! İkili oyunlar, alt-üst gerilimleri, ahlaki çürümüşlük gırla… Peki, görev tamamlanabilecek mi? Robert Aldric’in tam anlamıyla onikiden vurduğu bir savaş denemesi bu! İzlemeyen pişman olur!

#3 49th Parallel (Michael Powell & Emerich Pressburger, 1941)

Kanada’da St. Lawrence Körfezi’nde batan bir Alman denizaltısından kurtulanların Amerika’ya kaçmasını anlatan bir savaş aksiyonu çeşitlemesi. Filmin yapım tarihini yanlış okumadınız; hali hazırda savaş devam ederken çekilmiş bir film 49th Parallel. Powell & Pressburger’in, sinema tarihinin ilk II. Dünya Savaşı filmini, bir aksiyon hikayesini faşizm karşıtı bir kılıfa geçirmek suretiyle ortaya koymaları da tarihin ironisi olsa gerek.

Cross of Iron

Şeref Madalyası (Cross of Iron)

4# Şeref Madalyası (Cross of Iron, Sam Peckinpah, 1977)

Gelmiş geçmiş en sert II. Dünya Savaşı filmlerin birinin, ‘şiddetin maestrosu’ Sam Peckinpah’dan başkasına ait olması düşünülemezdi zaten! 1943 yılında, karlarla kaplı Rus cehpesinde köşeye sıkıştırılmış bir Alman birliğinin hikayesini anlatan Şeref Madalyası, güç dengelerinin nasıl bir anda değiştiğini gözler önüne seren etkileyici bir çalışma. Her Peckinpah filmi gibi, nadide bir sanat eseri, mutlaka görülmeli!

5# Tora! Tora! Tora! (Richard Fleischer, 1970)

Pearl Harbour saldırısı sonucunda Amerika’nın savaşa girişini anlatan Tora! Tora! Tora!, objektif bakış açısıyla dikkat çeken bir yapım. Zaten, filmde Japon tarafının hikayesi de Toshio Masuda ve Kinji Fukasaku’nun yönetimiyle filme aktarılmış. Sinema tarihinin en iyi bombalama sahnelerinden birini barındıran film, incelikli senaryosu ve üstün yönetimiyle en iyi II. Dünya Savaşı filmleri arasında kendine hatırı sayılır bir yer edinmiş durumda.

Tora! Tora! Tora!

Tora! Tora! Tora!

#6 Stalingrad (Joseph Vismaier, 1992)

Adından da anlaşılacağı üzere efsanevi Stalingrad savunması filmlerinden biri karşımızdaki. Stalingrad’ın dondurucu soğuğunda, düşmanın önünde diz çökmeye hazırlanan Alman piyadelerinin hikayesini kimse Joseph Vismaier kadar etkileyici anlatamadı. Alman piyade birliği karşı karşıya olduğu bu ölümcül ikilemi nasıl aşacak; ileri doğru mu ölüme yürüyecekler, yoksa geri dönüp mü ölümü kucaklayacaklar? Aşağı tükürsen Hitler, yukarı tükürsen Stalin!

#7 Kapıdaki Düşman (Enemy at the Gates, Jean-Jacques Annaud, 2001)

Bir Stalingrad savunması filmi daha! Epiğe özel bir ilgi duyan, bu filmlerde bazen hedefi tutturan, bazense karavana atan Jean-Jacques Annaud’un imzasını taşıyan Kapıdaki Düşman, savunma sırasında sıkışmış bir alanda karşı karşıya gelen biri Alman, diğeri Rus iki keskin nişancısının çekişmeli hikayesinden güç alıyor. Gerçek bir hikayeden uyarlanan film, aynı zamanda aşkı da çok iyi betimleyen bir yapıt. Tetiğin ucundaki kanlı eller, aşkla temizleniyor. Bir epikte olması gereken herşey bu filmde mevcut!

Enemy at the Gates

Kapıdaki Düşman (Enemy at the Gates)

#8 Das Boot (Wolfgang Petersen, 1981)

Her ne kadar listeyi cephede geçen II. Dünya Savaşı filmleri olarak daraltmaya çalışsak da, Das Boot’u listeye koymadan geçemeyeceğiz. Sonuçta denizaltı da cepheye dahil! 1941’de göreve çıkan Alman denizaltısı U-96’nın başına gelenleri anlatan bu klostrofobik film, bugüne kadar gördüğümüz en gerilimli atmosferlerden birine sahip. Petersen, bizi Atlantik’in dibinde akıllara durgunluk veren bir hikayeye çağırıyor. Bu çağrıya kulak vermemek mümkün mü?

#9 The Cockleshell Heroes (José Ferrer, 1955)

Listenin sürprizine geldi sıra! Öyle ortalarda pek ismini göremeyeceğiniz The Cockleshell Heroes; 1942 yılında İngiliz donanmasına ait bir birimin, Alman savaş gemilerine kayıkla yaklaşıp mayın yerleştirmesini konu alıyor. Biraz macera tarafı ağır bassa da, bu ölüm kalım mücadelesi, savaşın hiddetini son kertesine dek duyumsatmayı başarıyor. Trevor Howard’ın olağanüstü arıza kompozisyonuysa işin cabası!

Das Boot

Das Boot

#10 The Colditz Story (Guy Hamilton, 1955)

Nazilerin “bad boys” olarak adlandırdıkları, toplama kamplarında zapt edilemeyen esileri attıkları hapisanelerden biri olan Colditz’de geçen bir ‘hapishaneden kaçış’ hikayesi bu. John Mills ve Eric Portman’ın devleştiği, sonrasında TV dizisine ve oyuna da çevrilen film, dört dörtlük dramatizasyonuyla parmak ısırtıyor!

Son Not: Klasikleşen eserlere yer vermek amacıyla sinema tarihinin son dönemini biraz göz ardı etmeyi yeğledik. Yelpazeyi ‘cehpede geçen’ filmlere kadar daraltsak da, yukarıda gördüğünüz gibi birkaç istisnada bulunduk. II. Dünya Savaşı filmleri saymakla bitmeyecek kadar çok… Bununla birlikte; 350 saatlik Claude Lanzmann belgeseli Shoah‘ı listeye belgesel türüne ait olduğu için almadık; Polanski’nin Pianist’ini ve Er Ryan’ı Kurtarmak’ı (Saving Private Ryan) yine yukarıdaki fimlerin bu iki filmden daha iyi olduklarını düşündüğümüz için es geçtik; Catch 44 ve Dr. Strangelove’ı ise savaşı daha çok mizahi bir dille ele aldıkları için listedışı bıraktık.