Son bir haftadır Londra’lı üçlü Klaxons’un 2007 başında çıkardığı ilk ve tek albümü Myths Of The Near Future’u dinliyorum. Bundan üç yıl önce ilk dinlediğimde beni “uzun süredir aradığım ve bir türlü tam istediğim gibisini bulamadığım müzik işte bu” diye düşündüren grup 2005 yılında kurulmuş. Bir röportajda yaptıkları müzik türünü şaka yollu new rave olarak tanımlayan ve özellikle albümü çok beğenen NME dergisi tarafından bu türün kurucusu olarak popülerleştirilen grup, bu etikete şiddetle karşı çıksa da özellikle beğenenleri tarafından bu şekilde sınıflandırılıyor.

Burak İşyar

Aslında Klaxons’un albümü kesinlikle bir dance/rave albümü değil. Aksine şarkılarda gitar-bas-davul üçlüsünün ağırlığı ve yoğunluğu oldukça baskın durumda. Buna karşın bence kesinlikle sadece bir indie/rock albümü de değil Myths. Bundan 20 yıl önce The Stone Roses’ın yaptığı gitar ile dans müziğini daha ileri ve daha modern bir düzeye getiriyor. Sonuçta ortaya new wave, rock ve techno karışımı; bazı eleştirmenlerin dans edilebilir punk anlamına gelen dance-punk olarak tanımladığı bir müzik türü çıkıyor. Bazı şarkılar bana tarz olarak The Prodigy’nin en çok beğendiğim albümü 1997 yapımı The Fat Of The Land’i andırıyor.

Albümdeki şarkıların çoğunda sürekli ritim veren bas vuruşları, alarm sinyalleri gibi synthler, kısa/kesik gitarlar, falsetto vokaller ve aslında çocuksu/basit/tekrarlı sözler oldukça belirgin. Şarkı sözleri genel olarak basit ve akılda kalıcı. Bütün şarkılarda sözlere (daha doğrusu sık tekrarlanan nakaratlara) kolayca takılıyor dinleyici. Bunda albümün sadece 36 dakika sürmesinin de etkisi var sanırım. Aslında yaptıkları müzikler de yapı ve beste açısından basit sayılabilir, ancak enerjik efektler ve prodüksiyon ile ortaya bence bambaşka bir albüm çıkartmış Klaxons.

Albümün geneline benzer yapı hakim olsa da şarkıdan şarkıya belirgin farklılıklar göze çarpıyor: 90’lı yılların dans grubu Grace’in Not Over Yet şarkısını kanı kaynatan gitarlar ve alarm sinyalleri ile cover eden grup, albümün son şarkısı Four Horsemen Of 2012’de bundan on yıl önce olsa death metal diyebileceğimiz yerlere uzanabiliyor.

Klaxons’un albümü eleştirmenlerden oldukça farklı yorumlar almış. NME dergisi grup adına yeni bir müzik türü tanımlaması yapıp albümü 21. yüzyılın en dinamik/yoğun/çılgın pop albümü olarak vurguluyor. Öte yandan The Guardian albümün içinde sadece birkaç düzgün elektronik efekt bulunduğunu, tek başarının Grace’in şarkısı olduğunu ve gerçek dans müziği eksikliğinin bu albümle doldurulabilmesinin imkansız ve aslında hakaret olduğunu ileri sürüyor. Benim görüşüm, her müzik zevkine hitap etmeyen bir albüm olsa da mutlaka dinlenmesi (ve hatta ikinci bir şans daha verilmesi) gerektiği. Özellikle benim gibi elektronik ve indie rock seven (hatta elektronik rock gruplarını da beğenen) ve yeni birşey dinlemek isteyenler için tavsiye ederim.

İngiltere’de albümler listesine 2 numaradan giren Myths’den en beğendiğim şarkılar, Atlantis To Interzone, Forgotten Works, Magick ve It’s Not Over Yet.

Bu yazılar da ilginizi çekebilir