Halloween - Rob Zombie

Modifiye edilmiş bir klasik daha. Michael Myers ve et bıçağı bir Cadılar Bayramı’nda ansızın geri döndü! Film şimdi DVD’de.

Sene 1978. 325 bin dolarla çevrilen bağımsız bir korku filmi, Halloween 47 milyon dolar hasılat yapıyordu. Yönetmen koltuğunda oturan ve sinema tarihine korku sinemasında kendi tarzını yaratan adam olarak geçecek John Carpenter adlı genç yönetmenin önü artık iyice açılmıştı. Üstelik bu film de, bundan önce çektiği biri aksiyon (Assault on Precinct 13), diğeri bilimkurgu (Dark Star) iki düşük bütçeli film de (sonradan çekeceği pek çok filmde) gelecekte kült filmler olarak anılacaktı. Carpenter, ucuz ama eğlenceli, basit ama etkili, sığ görünse de tür dahilinde referanslarla yüklü filmlerle Tarantino, Rodrigez benzeri yönetmenlerin yolunu açıyordu.

Türkiye’deki sinemalarda Yabancı adıyla oynatıldığını hatırladığım film, henüz 6 yaşındayken, bir Halloween (Cadılar Bayramı) gecesi ablasını öldürdüğü için akıl hastanesine kapatılan ve burada 15 yıl geçiren firar eden Michael Myers’ın cinayetlerini konu alıyordu. Film korku literatürüne Michael Myers gibi bir seri katili geçirmekle kalmadı, filmin başrol oyuncusu Jamie Lee Curtis’in Çığlıklar Kraliçesi olarak bir şöhret olmasına vesile oldu.

Heavy Metal grubu White Zombie’nin (grubun adı 1932 tarihli Bela Lugosi filminden geliyor) esas adamı Rob Zombie’nin sinema kariyerine başladıktan sonra yeni çağın John Carpenter’ı olma yolunda emin adımlarla yürüdüğünü söylemek mümkün. 2003’de House of the 1000 Corpses filmiyle rüştünü ispat edip, Devil’s Rejects ile korku sinemasına yeni bir soluk getirmişti. Daha izleme fırsatı bulamadığım The Werewolf Woman of SS filmi ise Tarantino ve Rodrigez’in Grindhouse projesi kapsamında çekildi. Bu filmde Nicolas Cage Fu Manchu’yu, Accept’in efsanevi solisti Udo Kier ise bir SS subayını canlandırıyor.

İzleyici anlamında tam bir korku filmi manyağı olan Zombie için, ölesiye hayran olduğu Carpenter’ın efsane filmini yeniden çekmek çok önemli bir olay. Başkası çekse yeni bir şey vadetmeyeceğinden emin olduğumuz Halloween re-make’inin, Rob Zombie’nin elinde lezzetli bir filme dönüştüğü kesin. Michael Myers’ın çocukluğunu canlandıran küçük aktör rolüne cuk oturmuş. Bir korku filminden çok “bir klasiğe modern saygı duruşu” kapsamında seyredile…

Halloween

Halloween
Yön: Rob Zombie
Oyn: Malcolm McDowell, Brad Dourif

1 YORUM

  1. Fazla övmüşsünüz bence :D
    Eğer orijinal seriyi izlemediyseniz bu filmi vasat bir korku filmi olarak ya da vasatın bir tık altı olarak kabul etmek normaldir fakat seriyi izlediyseniz dünyanın en kötü remakelerinden biri olduğuna (bana göre en kötü remake Gus van Sant’ın çektiği Psycho idi ve en kötü ikince remake de Rob Zombie’nin Halloween ikilisi) şahit olabilirsiniz. Tüm serinin içine edilmesi olayı idi Zombie’nin yaptığı. Keşke bu güzelim seriye bulaşmasaydı…
    Gelirsek son cümlenize, Rom Zombie’nin yeni nesil Carpenter olması da doğru olamaz bence. Carpenter’ın diğer filmlerine de bir bakmak gerek. the Thing başyapıtıydı ve en iyi bilim kurgu filmlerinden biri idi (ki bana göre en iyidir), in the Mouth of Madness en iyi Lovecraft’ın korku ve gotik evreninin sinemadaki tasviriydi, They Live muazzam bir filmdi daha say say bitmeyecek filmler. Carpenter seviyesine erişmek için daha elli fırın ekmek yemeli bence. Zombie’nin yönetmenlikteki tek başarısı aksiyon ve kan dolu filmler çekmek ve aksiyon filmi kategorisinde bile vasat kalıyor bence. :D
    Bir daha Carpenter gelmez. Kubrick de gelmedi ve gelmeyecek de boşuna Carpenter beklemeyelim…
    Sevgiler :)

CEVAPLA