delightful-forestchang_cheh

Chang Cheh’yi tanıyanlar parmak kaldırsın! Bu kadarcık mı? Aranızdan birçoğunun, ismini bilmediği halde, bu yönetmenin filmlerine aşina olduğuna dair bir his var içimde. Özellikle 70’li yıllarda, sinema kapılarını aşındıran, 80’li yıllarda da videonun büyüsüne kapılan delikanlılardansanız (Orta yaşlıysanız da olur), o günlerin hatırına sizleri ön sıralara alalım, geri kalan meraklılar da boşlukları doldurduktan hemen sonra, özelde Hong Kong, genelde dünya sinemasında (pek dikkate alınmasa da), efsaneler yaratmış yönetmene daha yakından bakalım.

Tuğba Keleş

İTİNAYLA SENARYO YAZILIR, ÜSTÜNE BİR DE FİLM ELEŞTİRİSİ YAPILIR

1923 yılında Çin’in doğusundaki Shejiang bölgesinde dünyaya gelen Chang Cheh, sinema dünyasına ilk olarak 1947’de, Tayvan’da, mandarince çekilen ilk film olma özelliğini taşıyan The Woman with the False Face’in senaryosunu yazarak girdi. (Maaşallah Çin’de, tüm sülalemin her bir ferdinin ayrı ayrı konuşmasına yetecek kadar farklı dil olduğundan, seyirci çekmek adına dil, Hong Kong’ta ayrı bir önem teşkil ediyor. Ama bu diller içerisinde en yaygın olarak kullanılan mandarincedir.)

shaw brothers

1957 yılında Hong Kong’a transfer olana kadar, hem senarist hem yönetmen yardımcısı olarak çeşitli filmlerde görev aldı, gazetelerde film eleştirileri yazdı. 1964 yılında, sinema tarihinde bir başka önemli yeri bulunan Shaw Brothers yapım şirketiyle çalışmaya başladı. Shaw Brothers kanatları altında yönetmen koltuğuna ilk oturduğu film Tiger Boy oldu. Ama Chang Cheh’ye ün kazandıran asıl film, bir yıl sonra, 1967’de çektiği The One Armed Swordman’dir (Tek Kollu Kahraman). Burada biraz soluklanıp, Chang Cheh’yi, bu film bağlamında önemli kılan unsurlara değinelim (“Şimdiden ara vereceksek” diyenlere karşı, paragraf kısa da olsa, kolay değil, tamıtamına 44 yıl devirdiğimizi belirtmek isterim).

AYAKLANAN HONG KONG’LU GENÇLER BİLDİRİYOR: “AKSİYON İSTİYORUZ!”

chang cheh

Hong Kong sineması 1960’lara kadar melodramlar ve müzikallerle dolup taşmıştı. İşte bu tek düzelik ortamında, iki yönetmen, Hong Kong semalarına, biri güneş, diğeri ay gibi olmak suretiyle doğdu (Hayır, tabak yüzlü fotoğraftan etkilenmedim.). Hong Kong sinemasının modernizasyonunun baş mimarlarından olan bu yönetmenlerden biri King Hu iken (1966 tarihli, başrolünde 2001 tarihli Crouching Tiger Hidden Dragon’dan [Kaplan ve Ejderha] hatırlanabilecek Cheng Pei Pei’nin oynadığı, Come Drink With Me ile) diğeri Chang Cheh’den [1967 tarihli One Armed Swordman ile] başkası değildir.

Sinemada çığır açan iki film de wuxia türündedir ve o zamana kadar görülmemiş yenilikler içermektedir. Wuxia, ‘kabaca’ Japonya’nın samurayına ve batının şövalyesine denk, genelde kılıçların ön planda olduğu, kung fu ile birlikte Hong Kong Sineması’na özgü bir türdür.

Chang Cheh, 1960’lı yıllarda Japon sinemasından (En çok yönetmen Kato Tai’den ve Zatoichi serilerinden) ve İtalyan Spaghetti Western’lerinden oldukça etkilenmiştir. Hatta o yıllarda, Shaw Brothers yapım şirketi, hem Japonya’ya eleman göndermiş hem de teknik anlamda bilgilenmek için Japonya’dan, başta görüntü yönetmenleri olmak üzere eleman getirtmiştir. İşte bu şartlar altında yeni bir tür denemesi yapmaktan çekinmeyen King Hu, sofistike ve her daim epik filmleriyle Hong Kong sinemasının aydınlık yüzünü temsil ederken, Chang Cheh, kendine has ‘karanlık’ ve şiddet dolu fantastik diliyle, Hong Kong sinemasının karanlık yüzünü temsil etmektedir.

ÜÇ-BEŞ-SEKİZ-ON

wang_yu

The One Armed Swordsman ’e yeniden dönecek olursak, Türk seyircisinin de o yıllardan aşina olduğu Jimmy Wang Yu tarafından canlandırılan kahraman, yetim ve öksüz, babasının bir dostunun yanında, acıların çocuğu formatında takılırken, kendisine abayı yakmış evin kızı tarafından-ki ezik adamımız ezikliğinden gayrı kıza yüz verememektedir- bir buhran anında kolu kesilmek suretiyle, yıllarca kaymağını yiyeceği ‘Tek Kollu’ mertebesine ulaşır. Yalnız, “Tek Kollu Kahraman” mertebesine ulaşmak içinse, filmin sonlarına kadar sabretmek zorundadır.

one-armed-boxer

Filmin devamında, onuru zedelenen-üstelik de bir kadın tarafından- genç adam, bir baba-kızın yardımıyla, kan kaybından ölmeden kurtarılır ve kendini geliştirerek, onurunu kurtarmak için yola koyulur. Chang Cheh ile çalıştığı bu film, Jimmy Wang Yu’nun yıldızının parlamasını sağlamıştır. Türkiye’de de ilk olarak, senaryosunu da kendi yazdığı ve yönettiği Chinese Boxer (1970) ve One Armed Boxer (1971)ile gönüllerde taht kurmayı başarmıştır. (Chinese Boxer, Hong Kong sinemasında, Bruce Lee’nin, Shaw Brothers’la anlaşamayıp rakip şirket Golden Harvest ile yaptığı anlaşma sonucu vizyona girmeye hazırlanan The Big Boss’una rakip olarak piyasaya sürülmüş bir film olması açısından önem taşır.) Chang Cheh’nin yıldız mertebesine taşıdığı tek oyuncu elbette Wang Yu değildir. Yıllar içerisinde ağırbaşlı görüntüsüyle tanınan David Chiang, yakışıklılığıya perdeyi dolduran Ti Lung (daha genç seyirci, John Woo’nun A Better Tomorrow serilerinden aktörü, keline rağmen tanıyacaktır. Serinin ilk filmi, “Yarın Çok Güzel Olacak” adıyla Türk vcd piyasasında aranırsa bulunabileceği kanaatindeyim.) ve gerçekten yıldız tozunu üzerinde taşıyan Fu Sheng gibi nice oyuncuyu sinema dünyasına kazandırmıştır.

lau_kar_leung

Oyuncular haricinde sadece Hong Kong sinemasına değil, dünya sinemasına kazandırdığı önemli isimler de vardır. Bunlardan biri 1975’e kadar Chang Cheh filmlerinde dövüş koreografı olarak çalışan Lau Kar-Leung (Cheh’den ayrıldıktan sonra kung fu başyapıtı sayılabilecek Executioners From Shaolin -1977, 36th Chamber of Shaolin -1978, Heroes of The East -1979 , gibi kendi filmlerini yönetmiştir. Aynı zamanda oyuncu Gordon Liu’nun üvey kardeşidir) iken, diğeri, yönetmen yardımcısı olarak çalışan, günümüz aksiyon sinemasının krallarından John Woo’dur.

Hong Kong B-filmlerinin duayeni olarak cümle aleme nam salmış Godfrey Ho da, Chang Cheh’nin yanında yetişmiştir.

siddet

Yılda dört, beş, altı hatta inanmayacaksınız belki ama yedi film çekmeyi başaran Chang Cheh (evet, başlık bu noktada hiç de abartı kalmamaktadır), The One Armed Swordsman’in ardından yine Wang Yu’lu The Assassin ve Chang Pei Pei’li Golden Swallow (King Hu’nun Come Drink With Me’sinin kadın kahramanıdır Golden Swallow) başta olmak üzere bir dizi film çektikten sonra, tek kollu serisine, The Return of The One Armed Swordsman (1969) ile ilk filmin kaldığı yerden devam eder. Wang Yu yine kolsuz kahramanı canlandırmakta, bu esnada da kan gövdeyi götürmektedir. Dolayısıyla tüm bu filmler yalnızca teknik anlamda değil, şiddet miktarı açısından da Japon sinemasından büyük izler taşımaktadır.

David-Chiang-Chang-Cheh

David Chiang ve Chang Cheh, The Heroic Ones filminin setinde

Aynı yıl içerisinde The Flying Dagger gibi birkaç film çektikten sonra, 1970’te Vengeance ve The Heroic Ones filmlerinde David Chiang ve Ti Lung’un yıldızını parlatır. 1971’de ‘Tek Kollu’ üçlemesinin son filmi The New One Armed Swordsman’i çeker. Bu defa tek kollu kahramanı canlandıran kişi, Wang Yu değil, ağırbaşlı görüntüsüyle, böyle acayip filmlerde ne işi var dedirten David Chiang’tır. Kılıç kullanma yeteneği, gözünü kör ederek, burnunu Kaf Dağı’na kaldırmış genç bir adam olarak seyirci karşısına çıkan Chiang, üç parçalı silahıyla kendisine meydan okuyan ustanın karşısında yenilince, verdiği sözü tutar ve kendi kolunu keserek, seyirciyi bir kez daha ‘Sen çok yaşa Tek Kollu’ nidalarıyla buluşturur. Bu film, teknik açıdan o zamana kadar ki Chang Cheh filmleri içerisindeki en iyilerinden biridir. Üstelik, yönetmenin filmografisindeki Spaghetti Western’lere en yakın duran filmdir. Açılış sahnesi ve müziğiyle adeta westernlere çakılmış açık bir selamdır.

Bruce Lee

Aynı yıl Bruce Lee’nin açtığı yolda, wuxia türünden ayrı olarak David Chiang ve Ti Lung ikilisini bir araya getiren, Muay Thai boksunu hedefe almış Duel of Fists ’i çekerek, ara vermeksizin film yapmaya devam eder Chang Cheh. Ama biz, yine kısa bir ara verelim, yönetmenin temelde değindiği konulara şöyle bir göz gezdirelim.

TEMCİT PİLAVI GÖRÜNÜMLÜ KUZGUN

Chang Cheh filmlerinin konularını iki ana başlık altında toplayabiliriz sanıyorum. Bunlardan ilki, onuru için savaşan yalnız kahraman, diğeri ise erkekler arası dostluktan ibarettir. Bazen kendi kibri, bazen de dış etkenler dolayısıyla hazırlıksız vaziyette gururunu yitiren genç delikanlının-hele de içinde ailesine ya da ustasına yapılmış bir haksızlık var ise-kendi içine çekilip, yılmadan çalışıp didindikten sonra geliştirdiği yetenekleriyle intikam alışı olarak özetleyebiliriz ilk konuyu. İkinci konuyu ise, yine ilkiyle birlikte olmak kaydıyla, erkek arkadaşlar arasındaki dayanışmanın ön plana çıktığı, kimileri tarafından yönetmenin eşcinsel oluşuyla da farklı anlamlar kazanması şeklinde özetleyelim. Aslında yönetmenin cinsel kimliği üzerinden, 1975 sonrası, özellikle 5 Venomlar olarak bilinen ekiple çektiği filmlerin okuması enteresandır. Ama ona geçmeden evvel, seçilmiş filmografiye kaldığımız yerden devam edelim (Belki hiç geçemeyiz ya, hadi hayırlısı…).

blood brothers

1973 tarihli Blood Brothers, yönetmenin tartışmasız başyapıtıdır.  Bir kere daha David Chiang-Ti Lung’u biraraya getiren film, iktidar hırsının, dostluk mostluk dinlemediğini, fevkâlade ‘epik’ bir şekilde anlatmaktadır. Aynı yıl Golden Horse Ödülleri’nde Ti Lung’a “En iyi oyuncu” ünvanı kazandıran filmin en kayda değer yanlarından birinin, ağır çekimlerde, bitmek bilmeyen yuvarlanma ve ölüm sahneleri olduğunu belirtmek isterim. Ama filmi tadından yenmez statüsüne getiren de işte bu tip özellikleridir doğrusu. Yönetmenin, ani zoomlar, ağır çekimler, tek planda çekilmiş dövüş sahneleri, işkence, şiddet vb. gibi ne kadar kendine has özelliği varsa bu filmde bulmak mümkündür.

‘AMİTAUFA’ YA DA ELHAMDÜLİLLAH BUDİSTİZ

men from the monastery

Takvimler 1974 yılını gösterirken, Hong Kong sinemasında baş gösteren yeni kısırdöngü, dövüş koreografı yüce insan Lau Kar-Leung’un, senaryolara yenilik getirme amacıyla önerdiği Shaolin Tapınağı ile kısmen aşılır. Dönem artık parlak kılıçların değil, başka parlak birşeyin, ışıldayan kasların ve çıplak ellerin dönemidir. 1974’te Men From Monastery (İntikam Savaşçıları adıyla video furyasında kendine yer bulmuştur), Five Shaolin Masters gibi filmler gelir. Kökleri 5.yy’a kadar inen Shaolin kung fu’sunu akla hayale gelmeyecek fantastik öğelerle birleştirmekte beis görmeyen Chang Cheh, bu öğeler sayesinde her seferinde seyirciyi uçuklatmayı başarmıştır. İşte ani zoomların şaha kalktığı bu dönemde, yeni yıldız oyuncular doğar. Özellikle 1975’te, kendi filmlerini çekmek için Chang Cheh’den ayrılan Lau Kar-Leung sonrası ortaya çıkan 5 Venomlar (soldan sağa, Lu Feng, Kuo Chi, Lo Meng, Sun Chien ve Chiang Sheng), ortama taze hava sağlamışlardır (5 Venoms’a, oda spreyi formatı kazandırdığım için kendimi tebrik ediyorum).

5venom
5 Venomlar

1976’da babasının intikamını almak için, bazı ‘hayati’ fonksiyonlardan feragat eden genç adamın öyküsünü anlatan Shaolin Avengers gelir. Yine yeni ve yeniden klasik bir intikam öyküsü gibi görünse de, Cheh’nin fantastik öğeleri gittikçe şiddetini arttırmaktadır. Zira Fu Sheng tarafından canlandırılan karakter, intikam alabilmek için, kendini cinsel hayattan soyutlayacak ve kocakarı karışımından mütevellit koca bir kazanın içine girmek suretiyle, Shaolin’in Yenilmez Vücut Tekniği’ni geliştirmek zorunda kalacaktır. Aynı yıl, Qing (Ching) Hanedanı tarafından yasaklanan Shaolin Tapınağı’nın hayatta kalabilmek için, kapısına sığınan gençleri, ev kızı formatında çalıştırarak, her biri farklı teknikte, ölümcül birer kung fu üstadı olarak yetiştirmesini konu alan Shaolin Temple’ı çeker. ()

shaolin temple
Shaolin Kanlı Tapınak (Shaolin Temple)

GELİYOR GELİYOR! A.K.A. SENDEKİ DE KAS MI, 5 VENOMLARINKİNİN YANINDA!

Tarihler 1978’i gösterdiğinde, dünya, sinema tarihinin en fantastik filmlerinden biriyle,The Five Deadly Venoms ile çoktan tanışmıştır. Her biri ayrı ayrı kırkayak, akrep, yılan, kurbağa ve kertenkele stillerinde, aynı usta tarafından yetiştirilen ama birbirlerini tanımayan beş kişinin, ulvî bir amaç için ustanın son öğrencisi tarafından bulunmalarını, gizem unsurunu merkeze alarak gerçekleştiren film, erkekler arasındaki dostluk kategorisine girmektedir. Özellikle bu filmle birlikte, Chang Cheh sinemasında , ‘erkek bedeninin ön plana çıkışı’ mevzusu had safhaya ulaşmıştır. Yine aynı yıl çekilen Crippled Avengers’ın da fantastiklik açısından yukardaki filmden geri kalır yanı yoktur. Daha en başta, bir kadının ayaklarını ve çocuğun ellerini kesmekte beis görmeyen film, ilerleyen dakikalarda bir adamı kör, bir diğerini sağır etmekte de sakınca görmez.

five element ninjas
Five Element Ninja

The Kid With The Golden Arm (1979), Two Champions of Shaolin (1980), Masked Avengers (1981), 80’lerde ‘ninja’nın önlenemez yükselişiyle kayda değer film Five Element Ninjas ve 1983’te klasik Chang Cheh ‘ucubelikleriyle’ dolu The Weird Man peşisıra gelir (İnsandan insana sekerek ruhlarına giren Taoist bir rahip, baloncuklara karşı dövüşen insanlar, film boyunca kırmızı ışık altında gezen rahibin genç versiyonu vb. gibi ucubeliklerden bahsediyorum). 1993’e kadar film yönetmeye devam eden Chang Cheh, 2002’de vefat edene kadar, yine sinema için senarist olarak çalışmaya devam eder.

ERKEK CİNSELLİĞİNE YÖNELİŞ

Chang Cheh, 79 yıllık yaşamına, 90’dan fazla film sığdırmayı başarmasının yanı sıra, sinema dünyasına tıpkı Shaolin Tapınağı’ndaki baş rahip gibi, onlarca ‘çekirge’ kazandırmayı da bilmiştir. Kadın kahramanlı Golden Swallow’u saymaz isek, tüm sinema yaşamı boyunca maskülen, hatta yer yer maçoluğa kaçan, kimi zaman karamsar filmler üretmiştir. Hatırlanacak olursa ‘çıkış’ filmi The One Armed Swordsman’de, esas oğlanın kolunu kesen de bir kadındır. Chang Cheh sineması kadın cinselliğinden arınmış, örtülü olarak erkek cinselliğine yönelmiştir. Bunun yanında, Hong Kong sinemasındaki şiddetin tohumlarını atan en önemli kişilerden biridir. Üstelik bunu yaparken, filmin ortalarında ana karakterlerden birini acımasızca öldürmekten imtina etmeyen (The New One Armed Swordsman’de Ti Lung’u parça pinçik etmiştir), başrol oyuncularını her daim işkencelerden geçiren (The Blood Brothers’da David Chiang’ı falakaya yatırmış, The Five Deadly Venoms’da Venomlardan birini demir bakireye kapatmış, The Weird Man’da kardeşi kardeşe kırbaçlatmıştır vs.), Japon sinemasının fışkıran kanına karşı çember yaparak yayılan kanı icat eden-kesilen yer atardamarlı da olsa- yegane kişiliktir. Velhâsıl, kendi döneminde Hong Kong sinemasında çığır açtığı gibi, ardından gelenleri de her daim etkilemiş, ‘eli öpülesi’ yönetmenlerden biridir.

Paylaş

HENÜZ YORUM YOK