Berlin’de genç bir kız bol uyuşturucu, underground müzik ve birbirinden cool arkadaşlarından oluşan partide açık alana işerken “bir şey” görür. Korku içinde, destekçi kankalarıyla partiyi terk eder ve bu gidiş davetsiz gelmiş eski erkek arkadaş dahil herkesin ilgisini çeker. Kız evine gittiğinde aynı şeyi bu kez buzdolabının önünde görür ve çığlığı basarak anababasının yatak odasına koşar. Büyük ihtimalle seks yapmakta olan ebeveynler kızın bir süre için de olsa odadan çıkmasını sağlayamaz ve “o halde” yardımcı olmak zorunda kalır. İlerleyen günlerde kız E.T. ile fotoğrafını gördüğü fetüs arası imaja sahip zararsız bir yaratığın kendiyle bağı olduğunu, onun başına bir şey gelirse kendinin de etkilendiğini fark eder ancak yaşadıklarına kimseyi inandıramaz.

nachtmahr

Der Nachtmahr yüksek sesle izlenmesi gerektiğini bildirir bir uyarıyla başlayıp Berlin gece yaşamını oturduğunuz yerden deneyimlemenizi (ya da anımsamanızı) sağlayan parti sahneleriyle giriş yapıp, izleyiciyi rahatsız etmeye çabalıyor (ve başarıyor). Ardından “bir genç kızın bunalımları” adını verdiğim bunaltıcı bölüme geçse de hep bir tekinsizlik hakim. İzlerken peyderpey önceki deneyimlerinizi düşünerek karşınızdaki hikayeyi konumlandırmaya çabalıyorsunuz. E.T. mi, hayır. Yeni Gwoemul, değil… Peki, yaratık gerçek mi, kızımız mı uyduruyor? Şehrin (elbette) en iyi psikiyatristi “dokunabiliyorsan gerçektir” diyor, kızımız dokunuyor ama ikna olmalı mıyız biz de seyirci olarak, bilemiyoruz.

der-nachtmahr-1200x675

Akiz (yönetmenin, senaristin, kurgucunun, yapımcının, özel efekt uzmanının ve bestecinin kod adı ve aslında hepsi aynı-tek kişi) güzel oynuyor izleyiciyle. Özellikle annebabanın yaratığı görüp kızı cengaverce kurtardığı sahneden itibaren izleyici “gerçekmiş”e hükmediyor ama uzun süre emin kalmamıza izin verilmiyor. Uzatmayalım. Partide Tina çok sıkılıyor, orada olmak istemiyor, eski sevgilisini görünce geriliyor ve bir yalan uyduruyor. İşe yarayan bir tane. Herkesin ilgi odağı oluyor böylece. Havuz başında gördüğü ölen kız videosundaki kişinin kendi olduğunu hayal edişi de bu sebeple. Çok tıklanan, çok izlenen o ölen kız kadar ilgi çekmek istiyor. Akiz (artık kim olduğunu biliyorsunuz) bize bu sahneyi geleceği görmek gibi sunarak hinlik yapsa da, öyle değil. Partide işe yarayan evde de yarar mantığıyla “duma duma dum”unu evde de uyduruyor kızımız ve yine gol oluyor.

K5M_0568079_S_02_XX_big

Bir akşam saat 22:00 civarında size en yakın acil servise giderseniz aşağı yukarı şöyle bir oranla karşılaşırsınız: Gerçekten hasta 1 kişiye düşen, 2.’cil kazanç sağlamaya gelmiş 10 kişi. Konu ne olursa olsun “hastaysanız” ertelenir. Çevreniz ne kadar ilgisiz olursa olsun “hastaysanız” ilgilenir. Bunun tadını alan mutsuzlar zor bırakır, bu işin bağımlıları vardır. Tina onlardan biri. Uydurduğu şey karın ya da bel ağrısı olmalıydı ama. Aylarca hastanelere gidip gelerek bolca ilgi çekebilir, hiçbir şey de ispat etmek zorunda kalmazdı. Ne var ki koca kız canavar görüyorum diyor ve haliyle erişkin zihinler onun deli olduğunu düşünmeye başlıyor. İkincil kazancına sımsıkı tutunmakta kararlı olduğundan da, çekiciliği umarken itici oluyor.

Tina’nın canavarı partiye giderken kankalarından birinin gösterdiği ölü fetüsle, masasının üzerinde duran E.T. figürü arası bir şey. Başka açıklamaya lüzum yok sanırım. Akiz çok iyi bir senaryo yazmış. Açıklayamadığı tek nokta yok. Ses tasarımı başta, geri kalanı da geçer not alır. Takip edecek bir yönetmenimiz daha oldu, hayırlı olsun.

HENÜZ YORUM YOK