Sinema bir düştü ve özel efekt ustası Ray Harryhausen dinozorları, canavarları, uzaylıları ve türlü çeşit yaratıkları ile o düşü ikiyle çarptı. Üstelik ortaya çıkan fantastik sonucu da beyazperdede görünür kıldı. DVD’si çıkan Titanların Savaşı (Clash of the Titans), Harryhausen’ın yapımcılığını da üstlendiği 1981 tarihli filmin yeniden çevrimi.

 Ege Görgün (Landlord)

Harryhausen sinema kariyerine nokta koyana kadar hayallerinin peşinde koşmayı bırakmadı. Gerçekleştirdiği hayallerini milyonlarla paylaşma fırsatı buldu üstelik. Hayal peşinde koşmak kanında vardı. 1850’de Almanya’dan kalkıp Amerika’ya gelen göçmen dedesi Frederick L. Harryhausen bir altın arayıcısıydı. Ne yazık ki hayallerini gerçekleştirme konusunda torunu kadar şanslı değildi.

Baba Harryhausen kendince icatlar da yapan bir mühendisti. Ama Ray’a asıl ışık tutan, onun ilgi duyduğu şeylere sıkı sıkı sarılmasını öğütleyen sanat düşkünü annesiydi. Çocukluğundan beri fantastik hayaller kuran, bu hayalleri fişfikleyecek türden kitaplar (H.G. Wells gibi) okuyan, Gustave Dore gibi gotik ressamlardan etkilenerek dinozor çizimleri ve maketleri yapan Ray, anne babasından hep destek gördü. İlk çektiği amatör filmlerde annesi kostümcüsü, babası ise oyuncusuydu.

1925 yapımı The Lost World filmini izlediğinde büyük heyecanlara gark olsa da, Ray Harryhausen hayatının ilhamını 1933 tarihli King Kong filminde bulacaktı. Merian C. Cooper ve Ernest B. Schoedsack’ın yönettiği filmin görsel efektleri Willis O’Brien’ın elinden çıkmıştı. Maketlerin farklı pozlarının kare kare fotoğraflanması, sonra da bu fotoğrafların ardı ardına eklenmesi şeklinde açıklanabilecek stop-motion tekniğinin en büyük ustası olan O’Brien, artık Ray için bir idoldü. Bir süre sonra tanıdık vasıtasıyla idolüyle tanışıp ona çizimlerini ve ev yapımı ilk filmini gösterme imkânı da buldu. Profesyonel anlamda ilk ve son kez birlikte çalışacakları 1949 tarihli Mighty Joe Young filmine kadar ilişkileri hiç kesilmedi. Ray eğitimini ve çalışmalarını, arkadaşlarının seslendiği şekliyle, Obie’nin nasihatları doğrultusunda gerçekleştirdi.

Stop-motion tekniğinin asıl zor kısmı, gerçekte var olmayan, ama filmlerde gözüken yaratıkların hareket ettirilebilen maketlerinin yapılmasıydı. Harryhausen yıllardır çalıştığı evindeki küçük atölyesinde sanatını ve tekniğini mükemmelleştirmişti. Yazıp yönettiği birkaç kısa metrajlı filmin ardından beklediği fırsat karşısına çıktı: The Beast From 20.000 Fathoms (1952). Kuzey Kutbu’nda gerçekleştiren Atom Bombası testi yüzünden 10 bin yıldır uyuduğu buzulun içinden kurtulup Manhattan’ı yerle bir eden bir dinozoru konu alır film. Dev dinozor ile gişede kazandığı başarının yanı sıra, bilinen stop-motion tekniklerini geliştiren Harryhausen, Dynamation adı verilen yeni bir teknojiyi hayata geçirir.

1955 tarihli It Came Beneath the Sea uzun süreli bir dostluğun ve işbirliğinin başlamasına vesile olur. Ray Harryhausen, başta The 7th Voyage of Sinbad, The Golden Voyage of Sinbad ve Sinbad and the Eye of Tiger’dan oluşan Sinbad üçlemesi olmak üzere, çoğu filminde yapımcı Charles H. Schneer ile çalışacaktır. Yunan mitolojisinin kendileri için büyük bir potansiyel içerdiğinin farkında olan ikili, 1963 tarihli Jason and the Argonauts ile bu janra giriş yaparlar.

İkinci Yunan mitolojisi epiği olacak filmleri üstüne düşünmeye 50’lilerin sonunda başlarlar, ama Clash Of Titans ancak 1981 yılında buluşur sinema seyircisiyle.Charles H. Schneer, Harryhausen’la 12. ortak çalışması olacak projeyi önce Columbia Pictures’a götürür. Başta ağzı sulanan stüdyo, prodüksiyonun pahalıya çıkacağını anlayınca geri çekilir. Diğer stüdyolardan aldıkları ret yanıtıyla iyice şevkleri kırılan iki kafadarın imdadına MGM yetişir. MGM projeyi pahalı bulmak bir yana, yıldız oyuncuları kadroya katmak için bütçeyi artırır. Böylece Zeus’u canlandırmak üzere Laurence Olivier ile anlaşılır. Bu rol için düşünülen isimlerden biri de Orson Welles’dir.

Zeus’un bir faniden olma oğlu, yarı-tanrı Perseus’u canlandıracak Harry Hamlin yönetmen Desmond Davis ve Schneeer tarafından 300 aday içersinden seçilir ki, bu adaylar arasında Malcolm McDowell, Michael York ve Richard Chamberlain de vardır. Rol için en başından beri önerilen isimlerden biri de henüz bir şöhret olmamış Arnold Schwarzenegger’dir. Ama seyirciye 50’li ve 60’lı yıllarda sinema piyasasını dolduran, Herkül benzeri kaslı aktörlerin rol aldığı İtalyan tarihi epikleri izlenimi vermemek için bu seçenek elenir. Perseus kaslarından çok zekasına ve dövüş becerilerine güvenen bir karakter olmalıdır.

Schneer ve Harryhausen film için lokasyon bakmaya 1978 yılında başlamışlardır. Sicilya, İtalya, Yunanistan hatta Türkiye gezilmiş, ama bir sonuç alınamamıştır. Daha önce de çalıştıkları İspanya ve Malta’yı tercih ederler. Bir tek filmin başlarında Perseus’un Medusa, dev akrepler ve Calibo ile savaşırken kullanacağı ilahi silahları bulduğu amfiteatr sahneleri Roma’ya bağlı Ostia ilçesindeki antik harabelerde çekilir.

Hazırlık aşamasıyla birlikte 3 seneye yakın bir sürede, 16 milyon dolarlık bir bütçeyle ve tam anlamı ile el emeği, göz nuruyla çekilen Clash Of Titans parasını çıkardı. Ama kendi zamanında bile -gişe Star Wars filmleri tarafından domine ediliyordu artık- gerek efektleriyle, gerekse hikâyelemesiyle “eski” kalıyordu. Zaten MGM de bu filmin devamı olarak önerilen Force of the Trojans projesini geri çevirdi. 61 yaşına gelmiş Harryhausen’ın kariyerini noktalamasının ardında bu gelişmelerden doğru sonucu çıkarmasının yattığını söylersek, bilmiyoruz katılır mısınız?

Yeni Nesil Titanların Savaşı

Harryhausen’ın atölyesinde yaptığı maketlerin yerini CGI tasarımların aldığı yeniden çevrim, elbette günün hafta sonu sinema seyircisinin alışkanlıklarına ve zevkine daha çok hitap ediyor. Örneğin yeni filmin Kraken’i Harryhausen’ın maketini ucuz yollu bir oyuncakmış gibi gösteriyor. Ama Louis Leterrier’nin yönettiği filmin seyircisine, zamanında King Kong, Sinbad ya da Star Wars filmlerinin o farklı heyecanını yaşatamadığı da gerçek. Nedeni ise basit. CGI teknolojisi herkesin ulaşabileceği ve filminde kullanabileceği bir teknoloji artık. Gözlerimize inanamayacağımız sahneler, çizgi roman uyarlamalarından bilim kurgu filmlerine, hemen her fantastik yapımda karşımıza çıkıyor zaten. CGI ve 3D teknolojisi arasında ne kadar az süre geçti farkında mısınız? Yani teknolojiyi nasl tükettiğimizin, yeniliklerin ne çabuk alışkanlığa, ardından da bıkkınlığa dönüştüğünün…

Titanların Savaşı (2010) filmi böyle bir ortam için aslında oldukça ideal. Seyret, eğlen, unut!

Titanların Savaşı (1981)


Clash of the Titans
Yönetmen: Desmond Davis
Oyuncular: Harry Hamlin, Laurence Olivier, Burgess Meredith, Judi Bowker, Ursula Andress, Maggie Smith

Titanların Savaşı (2010)


Clash of the Titans
Yönetmen: Louis Leterrier
Oyuncular: Sam Worthington, Gemma Arterton, Ralph Fiennes, Liam Neeson, Alexa Davalos

Harryhausen’ın hangi filmlerde parmağı var!

• Mighty Joe Young (1949)
• The Beast from 20,000 Fathoms (1954)
• It Came from Beneath the Sea (1955)
• The Animal World (1956)
• Earth vs. the Flying Saucers (1956)
20 Million Miles to Earth (1957)
• The 7th Voyage of Sinbad (1958)
• The Three Worlds of Gulliver (1960)
• Mysterious Island (1961)
• Jason and the Argonauts (1963)
• First Men in the Moon (1964)
• One Million Years B.C. (1966)
• The Valley of Gwangi (1969)
• The Golden Voyage of Sinbad (1974)
• Sinbad and the Eye of the Tiger (1977)
• Clash of the Titans (1981)

2 YORUMLAR

  1. Ray Harryhausen’in maket canavarlarının filmlerinin hemen hemen tamamını, çocukluğumdan bugüne gittiğim sinemalarda seyrettim.Evimdeki film arşivimde “Sinbat” gibi bazı filmleri var.Yıllar önce telvizyon kanallarımızdan birinde,Ray Harryhausen’in canavarlarını nasıl canlandırdığını gösteren bir belgesel izlediğimi anımsıyorum.Hareketler çizgi film yapar gibi tek tek çekilerek filmde hareketleri sağlanıyor.Şimdi bunların yerini bilgisayarların müthiş ve çarpıcı canlandırmaları aldı..

  2. Zevkle okuduğum bir yazı oldu. Şimdilerde gülerek izlediğim görsel efektlerin zamanında ne kadar emek harcanarak yapıldığını hatırlamamı sağladı

CEVAPLA