2011 yapımı Devrimden Sonra ile yönetmenlik macerasına başlayan Mustafa Kenan Aybastı, yeni filmi Yolculuk‘ta gericiliğin ağına düşürdüğü çıkışsız bir gencin cihatçı terör örgütüne katılmasını konu alıyor. Aybastı’yla buluştuk ve Türkiye’nin halinin pür mealinden bağımsız sinemaya kadar uzanan keyifli bir sohbet gerçekleştirdik…

Yolculuk-Afiş-Medium

Siz “Yolculuk”u hazırlarken Türkiye aslında böyle bir siyasi iklimde değildi, fakat siz filmi bitirdiğinizde neredeyse birebir filminizdeki manzarayla karşılaştık ülke olarak. Cihatçı terör ülkemize güçlü bir biçimde sirayet etti.  Süreç nasıl gelişti, günümüz Türkiye’si ne kadar etkiledi filminizi?

Biz Yolculuk‘u hazırlarken Türkiye belki tam böyle bir iklimde değildi ama tam buna doğru gitmekte olduğu açıktı. Burada bizim için önemli soru şuydu; “Biz ne yapabiliriz?”. Halkımıza bu karanlık çeteler hakkında neler söyleyebiliriz? Bu korkunç çetelerin ve onların sahiplerinin yenilmez canavarlar değil ucuz birer taşeron olduğunu nasıl anlatabiliriz? Yolculuk bu sorularla hareket ederek çektiğimiz bir film.

Mehmet karakteri üzerinden cihatçı bir terör örgütünün içine sızıyoruz izleyici olarak. Bu kadar iyi nasıl anlatabildiniz bu örgütü? Herhangi bir çalışmanız oldu mu film öncesinde bu hususta?

Benim geçmişimde islamcı grupların az çok içinde olmam elbette işimi kolaylaştırdı. İmam Hatip lisesinde 4 yıl okudum. İslamcı grupların birçoğunu gördüm, tanıdım. Bu oranın atmosferini iyi aktarabilmemize yardımcı olmuştur sanıyorum. Bunun dışında da filme ve senaryoya iyi çalıştık. Mehmet karakterini oynayan dostum Beran’a her gün sohbet ve marş videoları gönderdiğim günler oldu. Ben yine gençliğimden alışık sayılırım bunlara ama Beran için oldukça “yeni” ve yorucu oldu sanıyorum.

 Yolculuk (19)

“Yolculuk” aslında prodüksiyon olarak ‘bağımsız’ bir film. Ne kadar sürdü filmi çekmeniz? Çekimler sırasında karşılaştığınız zorluklardan bahsedebilir misiniz biraz?-

Evet. Bağımsızlığı konusunda en şüphe götürmez filmlerden biri Yolculuk. Bir yapımcımızın olmaması biraz da nakit sermayemizin de olmaması anlamına geliyor elbette. Fakat bundan daha önemli şeylere sahibiz. Bu ülkede ilerici, eşitlikçi ve bu değerlere sadık, arkasında duran destekleyen çok insan ve kurum var. Bu kimi zaman oyuncu kimi zaman malzeme tedarikçisi kimi zamansa bir dernek çalışanı oluyor. Bu dostlarımızın katkısıyla bitirdik filmimizi. Zorluklar olmadı mı dersen, hayatta kolay bir iş yok der geçerim.

Bağımsız Sinema Merkezi’nin bir sonraki projesi ne olacak? Bu vesileyle Bağımsız Sinema Merkezi’nin sermaye sinemasına şarjından bahsedelim biraz da isterseniz.

Yolculuk filmi BSM için önemli bir aşama ve umarız gişede de başarılı olacak ve BSM’nin daha fazla kurumsallaşabilmesine, daha fazla, daha eksiksiz, daha büyük yapımlar üretebilmesine katkı sağlayacak. Elimizde birçok proje hali hazırda bekliyor. Fakat sırada ki projeyi birazda Yolculuk filmimizin başarısı belirleyecek. Ama asla geriye doğru gitmeyeceğimizin her defasında BSM’yi her anlamda ileriye taşıyacak yapımlarla yola devam edeceğimizi söyleyebilirim.

Yolculuk (22)

Temelde aslında çıkış arayan bir gencin filmi bu, sayısız genç bu durumda olabilir ülkemizde, bu film aileler için de bir kılavuz bir yandan. Neler söylemek isterseniz ailelere buradan?

Memleketlerine sahip çıkmalılar. Memleketi üç beş yobazı, hırsızın, katilin eline bırakmamalılar. Okullarına sahip çıkmalılar. İmamhatipleşmeye, okullarının imam hatipe çocuklarının müride, mücahide dönüştürülmesine karşı direnmeliler.

HENÜZ YORUM YOK