nincaportakal

17 Nisan 2011…SİYAD’tan atılmamla neticelenecek olayların fitilini ateşleyen maillerin yazıldığı bir dönem… Mailler SİYAD üyesi sinema yazarlarının birbirleriyle iletişimini sağlamak için kurulan mail grubunda paylaşılıyor. Yani yazılanları o gruba üye olan tüm sinema yazarları okuyabiliyor. Aşağıda okuyacağınız benim Alin Taşçıyan’a hitaben yazdığım ve benim düşüncelerimi, hislerimi çok iyianlattığına inandığım bir mail. Yazılış zamanlaması ise kendisinin sık sık takındığı aşağılayıcı üslubuyla beni kastederek yazdığı saygıdan yoksun bir maille tartışmalara dahil olmasına denk geliyor… Yazdığım mesaj önemli çünkü ismimin üstünün çizilmesine yol açan mail bu bence. Aslında isterdim ki bu mail benim gibi düşünen diğer sinema yazarlarının da – inanın birkaç tane var – seslerini yükseltmelerine vesile olsun. Bir iki ses yükseldi ama diğerlerinin sesi çok daha yüksek olduğu için duyulmadılar.

Tipik Alin Taşçıyan tavrı…

Onun gibi düşünmüyorsak, ya cahiliz ya da aptalız… Hatta belki de kötü niyetliyiz…

Onun duyarlı olduğu konuya duyarlı değilsek, ya duyarsızız ya da uygar değiliz…

Onun duyarlı olduğu konularda sesini yükseltmek demokratik hak, onun duyarlı olmadığı konularda konuşmak yakınmak, ses kirliliği. Hele ki karşı paktta olduğu konuda konuşuyorsak iyice abesle iştigal ediyoruz…. Hatta şeytan gibi gerçekleri çarpıtıp demagoji yapıyoruz insanları kandırıyoruz. Söylediklerimiz içinde doğru bir ayrıntı varsa da… Biz söylediğimiz için onun da kıymeti harbiyesi kalmamıştır zaten.

Onun sevmediği bir şeyi ya da birini seviyorsak, hata mutlaka bizdedir. Sevdiği bir şeyi ya da birini sevmiyorsak, hata yine bizdedir.

Onun kırmızı dediğine sarı diyorsanız. Bunu bir tek açıklaması olabilir. Renk körüsünüzdür.

En doğrusunu o bilir. Siz kafanız boş yere yormayın o yüzden. Söylenenlerin hangisinin ciddiye alınıp alınmaması gerektiğine o karar verir.

Düşünüyorum, öyleyse özür dilerim Alin Taşçıyan. Kendime ait fikirlerim olduğu için beni affet. Bundan sonra fikrim olursa da bunları size ait olan bu platformda dile getirmem merak etmeyin… Ya da sizin tercih ettiğiniz metaforla söylemek gerekirse FOKURDAMAM.

2 YORUMLAR

  1. Bazen şaşkınlığa(Kırk yılda bir alanı olmayan bir şey paylaştığında twitterde) uğratsa da film yorumları hoşuma gidiyor.Filmlerde özellikle cinsiyetçi tavırlara dikkat çekmesi ile diğerlerinden ayrı benim için.Yazıları da çok uzun değil.Kısacık ve ana noktalara değiniyor.
    Ondaki sert ve çok katı tutumu çok hoyratlığa maruz kalmış ve bunu asla unutmamış,unutmayacak da olan insanlardaki yüksek duvarlar olarak görüyorum.O duvarı öyle bir üzerinize yıkar ki,Allaallah ne yaptım buna bu kadar dedirtebilir mi?Sizi de haklı bulmadım dersem yalan olur.

  2. Radikalin haberin göre ;
    Sinema Yazarları Derneği’nden (SİYAD) yapılan açıklamada derneğin 10. dönem yönetim kurulu başkanlığını yürüten Alin Taşçıyan’ın görevinden istifa ettiği, başkanlık görevine Melis Behlil’in getirildiğini duyuruldu. Taşçıyan’ın istifasında danışma komitesinde yer aldığı Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde patlak veren sansür skandalının ardından sinema yazarların aldığı karşı tavrın etkili olduğu söyleniyor. Zira sansür skaldalının ardından SİYAD’ın konuyla ilgili açıklamasının sansüre yeterince tepki göstermediğini düşünen yaklaşık 75 SİYAD üyesi ayrı bir açıklama yaparak sansüre sert tepki göstermişti.

    http://www.radikal.com.tr/kultur/siyad_baskani_alin_tasciyan_istifa_etti-1221590

CEVAPLA