Yeni haftanın -benim açımdan- ilk gösterim gününü idrak etmek üzere G-Mall’a varıp, değerli yazarımız Turgay Özçelik‘i kahvesini yudumlarken bulduğumda, ülke olarak birlik ve beraberliğe en muhtaç olduğumuz şu günlere yakışır bi şekilde, Ters Ninja Cephesi’ni yeniden faal duruma geçirdim..

Numan Serteli

Turgay’la gerçekleştirdiğimiz, hoş geldin boş gittin, yok ne yaptın ne ettin faslından; yazın ve sinema dünyamızın değerli yazarlarından Banu hanımın masamıza olan mutat ziyaretini de savuşturduktan sonra, ilk filmimiz It’s Complicated (İlişki Durumu: Karmaşık)‘i seyretmek üzere salona intikal ettik..

Nancy Meyers‘in yönettiği It’s Complicated, biri evli üç çocuk sahibi ve on yıl önce de boşanmış olan eski bir çiftin, üç numaralı oğullarının üniversite mezuniyeti için bir araya gelmelerinin bi şekilde fırsat yaratmasıyla, küllenmiş aşklarının alevlenmesi üzerine bir romantik komedi..

Daha doğru deyişle- menopoz ve andropoz sonrası romantizminin iyi bir örneğini temsil eden filmde, kadın tarafını Jane (Meryl Streep), erkek tarafını ise eski koca Jake (Alec Baldwin) ve de Jane’in mutfağını değiştirmek üzere ortama dahil olup üçgeni oluşturan mimar Adam (Steve Martin) teşkil etmektedir..

Avukatlık yapan Jake, boşandıktan sonra kendisinden çok genç, dolayısıyla da eski karısından hem daha genç, hem de çok daha güzel olan (Siz rahatlıkla taş gibi de diyebilirsiniz..) Agness (Lake Bell)’le evlenmiştir..

Agness’in ve onun yaramaz çocuğunun huysuzluğu ve de nobranlığından zaten şikayetçi olan Jake, onlara nispeten adeta kanatsız bir melek olan, şefkat yüklü eski karısına -fırsat bu fırsat diyerek- yeniden aşık olmuştur..

Bu gayet tuhaf duruma Jane’de katkı sağlayınca, bir zamanların aldatılan kadınıyken işler tersine dönmüş, eski kocasının yeni metresi olarak bu duruma kendisi de şaşar olmuştur..

Yine de işler o kadar rayında gitmeyecek, mimar Adam’ın varlığıyla, ilişki durumları biraz daha karışacaktır..

Gayet genç bir yazar olarak pek emin olamıyorum ama, It’s Complicated’in orta ve daha yaşlılara çok daha anlamlı geleceğini tahmin edebiliyorum..

Bu arada, uzun yıllar boyunca erkeksizlikten imanı gevremiş Jane’nin kısmetinin açılarak, kısa bir sürede ilişki sayısında gençlere taş çıkartarak rekora koşması ise filmin en hislendirici tarafıydı..

Ha Landlord, Ha Kaptan Feza

İkinci film için verilen arada Landlord’da aramıza katılmış, Ters Ninja cephesini gayet muhkem hale getirmiştik..

Her zamanki gibi yine aç olarak teşrif etmiş bulunan Landlord hazretlerini çeşitli yiyecekler ısmarlamak suretiyle doyurduktan sonra, Ümit Ünal‘ın yazıp yönettiği Kaptan Feza‘yı seyre koyulduk..

Henüz bebekken anasını, biraz büyüyünce de, ‘Kaptan Feza’ adlı uyduruk bir uzay filminde tek baş rolünü oynamış eski bir artist olan babasını kaybeden Ömer (Hakan Karahan), ellili yaşlara merdiven dayamış bir mafya tetikçisidir..

Kanunsuz olduğu kadar da tehlikeli ve boktan bu hayattan sıdkı sıyrılmış Ömer, bu işleri bırakmanın ve köyünde aldığı eve taşınıp, sakin bir yaşantının hayalini kurmaktadır..

Ancak, çocukken kendisine sahip çıkmış patronunun ölümüyle yerine geçen oğlu gaddar Selami (Ahmet Mümtaz Taylan)’nin buna izin vermeye hiç niyeti yoktur.. Zira Ömer, bu mafya ailesinin tüm sırlarına vakıf olduğundan, varlığıyla onlar için büyük risk taşımaktadır..

Selami, bu arada kendisini aldatan sevgilisini öldürmek ve bu vesileyle Ömer’i de temize havale etmek için planını yapmıştır bile..

Buraya kadar anlattıklarımla filmin daha başındayızdır ve anlatılabilecek daha çok gelişmeler vardır ama ben burada kesmeyi daha uygun buluyorum.. Bu filmi görmeyi düşünenlere de tavsiyem, tanıtımları daha fazla okumadan, filmin tüm gelişmelerini ve heyecanını sinemada yaşamalarıdır..

İlham aldığı ‘B film’ estetiği ve mantığıyla çekildiği aşikar olan Kaptan Feza’yı sırf bu ‘naif’ özelliği nedeniyle beğenmeyeceklerin ve küçümseyeceklerin miktarının mebzul olacağının tahminini şimdiden yapmak mümkün..

Belki sırf bu açıklamamla, Ümit Ünal’ın böylesi bir -ateşli silahlı ve yakın dövüşlü- aksiyon filmi için pek hazır olmadığının üstünü örttüğüm iddia edilebilir.. Ama yok öyle bi şey..

Tamam.. Ben de o sahneleri başarılı bulmadım; lakin bilerek yapılmamış olsa bile, bu filmin havasına cuk oturduğu da kesin..

Başta Hakan Karahan, Ahmet Mümtaz Taylan, Meral Okay ve küçük oyuncu Dila Bölükbaş olmak üzere tüm oyunculukların başarılı olduğu Kaptan Feza’yı ben asıl, Ümit Ünal’ın senaryosundaki cesaret dolu hayal gücüyle ve de uygulamadaki ‘kontrollü’ fütursuzluğuyla değerli buluyor; yönetmenimizin, bu benzeri az bulunur sanatsal heyecanını yitirmemesini umarak, tebriklerimi sunuyorum..

42. SİYAD Ödülleri Adayları Açıklandı

Aday filmlerin ve sanatçıların açıklanacağı kokteyl öncesi, kardeş sanal dergi Cinedergi’nin pek değerli kadrosuyla (En değerlisi tabii ki Banu hanımdır..), Mis Sokak’ta bir mekana takılmak suretiyle yararlı olduğu kadar, oldukça da neşeli saatler geçirdik..

Daha sonra hep beraber toplantının gerçekleşeceği Club Connect’te müteveccihen yürümeye başladık..

Bu arada, alışık olduğumuz üzere her zamanki kazığını eksik etmeyen sayın Landlord, kendisinden başkasının inanmadığı bir bahane uydurarak, aramızdan uzamayı ihmal etmedi..

Kendisine güle güle dedik ve Turgay arkadaşımla birlikte, Tersninja’yı bu önemli kokteylde en iyi şekilde temsil ettik.. Sevinçliyiz, gururluyuz..

İşte adaylar:

EN İYİ FİLM

HAYAT VAR (Yapımcı: Ömer ATAY)

İKİ DİL BİR BAVUL (Yapımcılar: Orhan ESKİKÖY, Özgür DOĞAN)

PANDORA’NIN KUTUSU (Yapımcılar: Yeşim USTAOĞLU, Muhammet ÇAKIRAL, Serkan ÇAKARER, Behrooz HASHEMIAN, Setareh FARSI, Natacha DEVILLERS, Catherine BURNIAUX, Michael WEBER, Tobias PAUSINGER)

SÜT (Yapımcı: Semih KAPLANOĞLU)

VAVİEN (Yapımcı: Müge KOLAT)

EN İYİ YÖNETİM

Reha ERDEM (HAYAT VAR)

Semih KAPLANOĞLU (SÜT)

Yağmur TAYLAN, Durul TAYLAN (VAVİEN)

Yeşim USTAOĞLU (PANDORA’NIN KUTUSU)

Derviş ZAİM (NOKTA)

MAHMUT TALİ ÖNGÖREN EN İYİ SENARYO

Reha ERDEM (HAYAT VAR)

Yılmaz ERDOĞAN (NEŞELİ HAYAT)

Engin GÜNAYDIN (VAVİEN)

İnan TEMELKURAN (BORNOVA BORNOVA)

Yeşim USTAOĞLU, Sema KAYGUSUZ (PANDORA’NIN KUTUSU)

CAHİDE SONKU EN İYİ KADIN OYUNCU PERFORMANSI

Nesrin CAVADZADE (DİLBER’İN SEKİZ GÜNÜ)

Tsilla CHELTON (PANDORA’NIN KUTUSU)

Elit İŞCAN (HAYAT VAR)

Binnur KAYA (VAVİEN)

Nergis ÖZTÜRK (KISKANMAK)

EN İYİ ERKEK OYUNCU PERFORMANSI

Erdem AKAKÇE (KARANLIKTAKİLER)

Öner ERKAN (BORNOVA BORNOVA)

Mert FIRAT (BAŞKA DİLDE AŞK)

Engin GÜNAYDIN (VAVİEN)

Nadir SARIBACAK (UZAK İHTİMAL)

EN İYİ YARDIMCI KADIN OYUNCU PERFORMANSI

Derya ALABORA (PANDORA’NIN KUTUSU)

Övül AVKIRAN (PANDORA’NIN KUTUSU)

Büşra PEKİN (NEŞELİ HAYAT)

Damla SÖNMEZ (BORNOVA BORNOVA)

Serra YILMAZ (VAVİEN)

EN İYİ YARDIMCI ERKEK OYUNCU PERFORMANSI

Erdal BEŞİKÇİOĞLU (HAYAT VAR)

Kadir ÇERMİK (BORNOVA BORNOVA)

Settar TANRIÖĞEN (VAVİEN)

Mustafa UZUNYILMAZ (MOMMO: KIZ KARDEŞİM)

Onur ÜNSAL (PANDORA’NIN KUTUSU)

EN İYİ GÖRÜNTÜ YÖNETİMİ

Özgür EKEN (SÜT)

Florent HERRY (HAYAT VAR)

Levent SEMERCİ, Vedat ÖZDEMİR (NEFES: VATAN SAĞOLSUN)

Gökhan TİRYAKİ (VAVİEN)

Ercan YILMAZ (NOKTA)

EN İYİ MÜZİK

Mazlum ÇİMEN (NOKTA)

Fairuz Derin Bulut (ACI AŞK)

Reşit GÖZDAMLA (HAYATIN TUZU)

Erkan OĞUR (MOMMO: KIZ KARDEŞİM)

Attila ÖZDEMİROĞLU (VAVİEN)

EN İYİ KURGU

Reha ERDEM (HAYAT VAR)

Orhan ESKİKÖY, Thomas BALKENHOL (İKİ DİL BİR BAVUL)

Bora GÖKŞİNGÖL (VAVİEN)

Çiçek KAHRAMAN (GÖLGESİZLER)

Levent SEMERCİ, Erkan ERDEM (NEFES: VATAN SAĞOLSUN)

EN İYİ SANAT YÖNETİMİ

Eren AKAY (7 KOCALI HÜRMÜZ)

Ömer ATAY (HAYAT VAR)

Nilüfer ÇAMUR GİRİTLİOĞLU (KISKANMAK)

Naz ERAYDA (11’E 10 KALA)

Elif TAŞÇIOĞLU (VAVİEN)

EN İYİ BELGESEL

5 NO’LU CEZAEVİ (Yön: Çayan DEMİREL)

ÖLÜM ELBİSESİ: KUMALIK (Yön: Müjde ARSLAN)

ŞAİRİN ÖLÜMÜ (Yön: Elif ERGEZEN)

100 BİN KİŞİYDİLER (Yön: Metin KAYA)

ZİYARETÇİLER (Yön: Melis BİRDER)

EN İYİ KISA FİLM

CENNETTE DE ÖLÜM VAR (Yön: Savaş BAYKAL)

2932 (Yön: Veysel ÇELİK)

KÖY (Yön: Mustafa DOK)

ÜÇTE BİR (Yön: Ferit KATİPOĞLU)

YAZLIK (Yön: Eray MERT)

Bu yazılar da ilginizi çekebilir