Sevgili okuyucular, ‘uçuş’ tercihinizi TNH (Ters Ninja Havayolları) ile yaptığınız için teşekkür eder, birazdan okuyacaklarınız karşısında olur da rahatsızlık hissederseniz diye, firmamız tarafından geri dönüşümlü olarak üretilmiş olan bu ‘acil durum’ torbalarını kullanmanızı tavsiye ederiz.

Tuğba Keleş

Bugün, vurdu kırdıyı bir kenara bırakıyor ve bizzat Shaw Brothers elinden çıkma 2 adet korku filmine eğiliyoruz. Aranızda evde kalmış veya benzeri dertlerden muzdarip olup,  hacı-hoca takımını gezmesine rağmen hâlâ bir devaya ulaşamamış olanlar varsa, Made in China etiketli ithâl kara büyü temalı filmlerimiz, kel başa şimşir tarak görevini gayet iyi üstlenecektir diye düşünüyorum. Sadece büyüye odaklanmak isteyenler, kalem-kağıt arayışına girerken, ben de Shaw Biraderler korku filmlerine çok kısaca değineyim.

Hong Kong sinemasında korku türünün ilk örneği 1937 tarihli Song at Midnight adlı, Operadaki Hayalet’ten uyarlanmış filmdir. O tarihten itibaren genellikle ‘hayalet’ kavramı etrafında dönen, hayalet ile wuxia’nın efil efilliğini birleştiren Hong Kong korku filmleri, işte tam da bu noktada batılı muadillerinden ayrılıyor. Shaw Brothers korku filmlerine gelecek olursak, “Biraderler”i gözümde yücelten yegâne şey, dünyadaki gidişata ayak uydurabilmek açısından 1970’lerin ortalarından itibaren çekmeye başladıkları, kabaca ‘ortaya karışık’ diyebileceğimiz türdeki korku filmleri. Özellikle batı filmlerinden apartılmış onca sahneyi bünyesinde barındıran bu akıllara zarar filmlerin de tıpkı kung fu filmleri gibi kendine has yıldız oyuncuları var. (Sayın okuyucular, işte tam bu noktada, torbalarınızı klavyenin altında bulabilirsiniz) İrili ufaklı kurtçuklar, çıyanlar, cerahatlar ve bu üçlünün çağrıştırdığı diğer türlü iğrençlikler, bir Ti Lung’u olsun, bir Lo Lieh’yi olsun ekrandan silebilecek kadar güçlü oyunculuklar sergilemekte, yeri geldiğinde de hiç çekinmeden rol çalmaktadırlar. Özellikle iki yönetmenin, Ho Meng Hua ve Kuei Chih-Hung’un, bu filmlerde el emeği göz nuru çoktur doğrusu.

Eskinin TRT4’ündeki açık öğretim fakültesinin yaptığı yayınlar gibi ‘ince eleyip sık dokuyarak’ ele alacağımız bugünkü filmlerimizin ikisi de işte bu yönetmenlerden birinin, bizzat Ho Meng Hua’nın elinden çıkma. 1950’lerin sonlarında, Shaw Brothers bünyesine katılan yönetmenin filmografisi tür açısından oldukça geniş (wuxia, dram, komedi vb.). İki yıl üst üste 2 ‘facia’ film (Bkz: Hong Kong King Kong’u Mighty Peking Man ile yağdan hallice Oily Maniac) çıkarabilmeyi başarmış yönetmeni canı gönülden tebrik ettiysek, yönetmenin korku furyasındaki ilk denemelerine geçebiliriz artık.

1975 tarihli ilk film Jiang Tou / Black Magic, doğulu insanın, kara büyü üzerinden ölümle temasını inceleyen, adeta nadide bir çiçek(!). Kendisini aldatan kocasının ve sevgilisinin ölmesini isteyen ‘mağdure’nin, kara büyü hocasına başvurmasıyla açılıyor film. Oldukça paragöz olduğu gözlemlenen kara büyü hocası, üç de yetmez beş tane diyerek kadından sövüşlediği paraları cebine sıkıştırdıktan sonra kurbandan alınmış kan, saç teli vb. gibi gerekli malzemeleri bir araya getirmek suretiyle akıllara durgunluk verebilme tehlikesi içeren bir kara büyü uygulamaya geçer. Kurbanları temsilen hazırladığı ‘voodoo’ bebeklerine sapladığı her iğneyle, işkence çeke çeke ölen iki kurbanın cesetlerini bulan başka bir kara büyücü, neyle karşı karşıya olduğunu anladığında, kendi yöntemleriyle kara büyü hocasına karşılık vererek, kötü hocanın bir müddet ortamdan uzaklaşmasını sağlar.

O saklanadursun, biz gelelim, filmin ‘insan’ oyuncu kadrosuna. Ti Lung tarafından canlandırılan genç mühendisin başı, yakışıklılığıyla derttedir. Zira daha yeni vefat eden müteahhitin Tanny Tien Ni tarafından canlandırılan zengin ve şımarık karısı, mühendise abayı yakmış, olur olmadık yerlerde tacize yeltenmektedir. Oysa ki genç ‘müyendiz’in gözü Lily Li tarafından canlandırılan nişanlısından başkasını görmemektedir. Aşk üçgenini dikdörtgene tamamlayan eleman da nedense kötü karakter rollerine daha çok yakıştığını düşündüğüm Lo Lieh’den başkası değildir. Tanny Tien Ni’ye gizlisi saklısı olmadan muhabbet besleyen Lo Lieh, tesadüfen bir arkadaşından aşk büyüsü yapan bir kara büyücünün adresini öğrenerek, o tarafa doğru yola çıkar. Büyücünün kulübesine vardığında karşılaştığı manzara cinsellik dozajını yavaş yavaş arttırmaya başlamış Hong Kong sinemasının da bir örneğidir. Kara büyü hocası, kendisinden “Yazasın iki büyü de, havamızı bulalım” diyerek büyü talep eden genç bir kadının malum organına pirinç pilavını tıktıktan hemen sonra, göğsünden sağdığı süte karıştırdığı yılan zehri ve kurbandan alınmış malum malzemelerle (kötü örnek olmaması açısından ayrıntılı (!) tarif verilmemektedir) karışımı hazırlayarak kadına teslim eder. Lo Lieh, bu tuhaf sahneye tanıklık ettikten hemen sonra, kadını baştan çıkarmak için hocadan yardım ister. Oldukça tekinsiz olduğu gözlerden kaçmayan hoca, Lieh’ye yardım edecek ama kendi parasal güvenliği açısından tedbiri de elden bırakmayacaktır.

İşler gittikçe kızışırken, tek bir gece işe yarayan büyü ertesi, kendisinde tuhaflık hisseden kadın, olan biteni öğrenecek, Ti Lung’u baştan çıkarmak için tüm servetini kara büyücünün önüne serecektir. Lâkin malın gözü olmasının yanısıra Hamletvari bir karakter çizmekten de geri durmayan büyücü, oldukça etkilendiği kadını kendisine aşağıdaki hokuspokus sahnesiyle aşık etmeye çalışacaktır.

Kısa süre içerisinde, Ti Lung tarafından canlandırılan karakter, büyünün etkisi altına girecek, evlilik töreni esnasında karısının suratını iğrenç bir şekilde görerek, fettan kadına yaklaşacaktır. Sonraki olaylar tahmin çerçevesinde, Ti Lung’un kurtuluşa erişi ve kara büyü ustasının hakkettiği cezayı bulması konusuna odaklanmaktadır.

Efendim? Ah, evet! Bir korku filmi hakkında yazdığımı söylediğim konusunda sizlere kazık attığımı düşünüyorsanız, filmin oyuncularından Lily Li, bizim için bir açıklama yapsın:

“Black Magic’te oynamak üzere Malezya’ya gitmeyi kabul ettiğimde, Ho Meng-hua, filmdeki fenomenlerin gerçekten var olduğunu ve bunları seyirciye göstermek istediğinden bahsetti… Çekimler uzun sürüyordu. Geceleri gerçekten korkuyordum. Başıma kötü şeyler gelebileceğini düşünüyordum. Bu tür filmleri sevmiyorum. Beni korkutuyor. Kara büyünün gerçekten var olduğunu düşünüyorum…”


Lily Li’nin açıklamasını  yemeyen okuyucular içinse Ho Meng Hua diyor ki:

“Black Magic’te büyücüyü canlandırdım. Filmi o kadar korkutucu bulmadım. O zamanlar CGI efektleri yoktu. Sahneleri daha korkutucu hale getirmek için, çekimler sırasında doğaçlama yapıyorduk. Çok zor değildi. Tamam, yılanlarla ve sıçanlarla olan sahne haricinde…”

1975 tarihli ilk film hem seyirciyi hem de yönetmeni kesmemiş olacak ki bir yıl sonra, 1976’da Gou Hun Jiang Tou/Black Magic Part II (Revenge of the Zombies) adında, hemen hemen aynı oyuncu kadrosunun yer aldığı, yeni biri kara büyü filmi çeker Ho Meng Hua. Kişisel açıdan bu filmin, senaryosunun ‘inandırıcılığı’ ve tekinsiz müziği gibi özellikleriyle ilkine nazaran kat be kat üstün olduğu aşikârdır. Kara büyü hocasının bu defa, kötü karizması ekrandan dışarı taşan Lo Lieh tarafından canlandırılan filmde, Ti Lung ve önceki filmde peşindeki fettan rolündeki Tanny Tien Ni mutlu çiftlerden birini, Lily Li ve Lam Wai-Tu ise diğer mutlu çifti canlandırmaktadır.

Her iki çiftimiz de kendilerini bilime adamış doktorlardır ve son günlerde tanımlanamayan deri üstünde fokurdamalı ve bol kurtçuklu bir hastalıktan muzdarip onlarca kişiyi tedavi etmeye çalışmaktadırlar. Bir türlü ne menem bir hastalık olduğunu anlayamadıkları bu durum karşısında çaresizlik hisseden doktorlardan biri, olayın kara büyüden kaynaklı olabileceğini diğerine kaş göz ederek anlatmışsa da, henüz filmin başında pek inandırıcı olmadığını söylemeye gerek yoktur. Film ilerledikçe, kendilerini bizzat büyünün merkezinde bulacak olan ekibimiz, araştırmalarına devam ededursunlar, bizler de kara büyü hocamızı daha yakından tanımaya çalışalım.

Brando’nun kollarındaki kediden hallice bir kediyle, ikide bir evinin o geniş salonunda arz-ı endam eyleyen büyücü, yine para karşılığı muskalar yazmakta ama asıl büyüleri kendi çıkarı için hazırlamaktadır. İlk filmdeki malzemelerin aynısını kullanmakla birlikte, büyülediği kişilerin kafasına çivi çakmak suretiyle onları bir nevi zombiye döndürmekte, sonrasında da kendi işleri için kullanmaktadır.

Çivi çakıldıktan sonra yeniden canlanan, çivi çıkarıldıktan sonra saçlarına aklar düşerek foslayan zombiler, o güzelim malikanenin bodrumunda cirit atarken, bizim kara büyücü de kadın sütünün tadına bakmakta, geçenlerde gittiği gazinoda göz koyduğu Lily Li tarafından canlandırılan karakteri kendine bağlayabilmek için çalışmalara başlamaktadır. Gerisi bilindik bir büyüden kurtarma hikâyesidir. Paul Gauguin tablolarına taş çıkartacak şekilde açılan filmde, atmosfer yaratmadaki başarısını takdir ettiğim yönetmen, yine korkutmayı başaramasa da en azından yerli seyirciye kara büyü ile ilgili ufak bir gözdağı vermeyi başarmıştır diye düşünüyorum.


One Armed Swordsman ve The New One Armed Swordsman gibi nice filmin senaryosunda parmağı bulunan Ni Kuang tarafından yazılan her iki filmde de mesnetsiz dini göndermeler, nedensiz kötülük ve insanoğlunun çirkinlik korkusunu görmek olası. Özellikle ikinci filmde, bilim ile metafizik dünyayı karşıkarşıya bırakan durumlara oldukça doğulu gözünden yaklaşıldığı aşikâr. Kara büyü gerçek midir değil midir bilinmez ama ben yine de son uyarımı yapayım: Filmlerde geçen ve yazıya konu olan büyünün Made in China olduğuna dikkat çekmek ister ve büyünün ters tepmesinden, Ters Ninja’nın hiçbir şekilde sorumlu tutulamayacağını eklemek isterim.

Paylaş

1 YORUM

  1. Yazınızı okudum. Gerçekten pek kayda girmeyen konuyu yazmışsınız. Black Magic'in türkçe dublajı yoktu sanırsam.

    Ben bu filmi yabancı bir siteden indirdiğimde, alt yazının ingilizce olduğunu gördüm ve bir arkadaş'a onun alt yazısı ingilizceyi türkçeye tercüme ettirmiştim. Alt yazı olarak eklemesini bilmiyorum.

    Fakat film'i arşivime upload etmiştim.
    http://www.4shared.com/video/muDkF5pu/Black_Magic… buradan izlenebilir.

    Eğer sizde bu film'i alt yazılı vs. kişilere sunmak isterseniz hazırlattırdığım yazıyı gönderebilirim. Bu Black Magic 1 ve 2'cisini izledikten sonra bende baş ağrısı ve mide bulantısı yaptığını da ekleyerek :) hayrlı paylaşımlar diliyorum.