Bu hafta son dakika değişikleriyle vizyona giren film sayısı üçe düştü. 19. Adana Altın Koza Film Festivali’nden En İyi Senaryo başta olmak üzere beş ödülle dönen Gözetleme Kulesi kuşkusuz bu haftanın en tercih edilesi filmi. Dağ, Nefes’in ardılı bir savaş-draması olarak dikkat çekerken; başımıza saran Alacakaranlık serisinin -nihayet!- son halkası Alacakaranlık Efsanesi: Şafak Vakti 2 haftanın son filmi. Herkese iyi seyirler…

Bu haftaki programda ticari sinema adına tek bir örnek bulunuyor, geri kalan her film kendi alanında sinema severlerin beğenisini kazanacak nitelikte. Haftanın filmi seçimi yapmak zor, ancak Thomas McCarthy'nin son filmi Kazananlar Kulübü, yönetmenin üç filmlik filmografisinin oluşturduğu bütünlükle daha bir öne çıkıyor.

Majid Majidi, sanıyorum ki, dünyada emekçi sınıfın sorunlarını merkezine alan –yoksa fakirin geçinme derdi mi demeliyiz?- bir sinema dili oluşturup, görselini provakatif ya da alışılmış toplumcu gerçekçi sinema kalıplarının içinde kullanmayan yönetmenlerin en ön gelenlerinden.

Bu hafta vizyon gören filmler arasında üç film öne çıkıyor sevgili okurlar: bunlardan birincisi Dardenne Kardeşler'in Cannes’da Jüri Büyük Ödülü’nü kazanan Bisikletli Çocuk’u, ikincisi İspanyol Pansiyonu’nun (L'auberge espagnole) yönetmeni Cédric Klapisch’in bu yılkı Filmekimi’nde de gösterilen son filmi Acı Tatlı Tesadüfler, son film ise Roman Polanski’nin beklenen filmi Acımasız Tanrı. Sherlock Holmes: Gölge Oyunları, blockbuster kontenjanını dolduran yapım olarak göze çarpmakta. Sinemamız Aşk ve Devrim'le devrimsizlik melankolisini sürdürmeye devam ediyor. Eğer bir komedisever’seniz sizin için en uygun seçenek Sümela’nın Şifresi: Temel olacaktır. Her türden sinema izleyicisini memnun edecek bir vizyon haftasındayız. Nitekim çocuklar da unutulmamış bu hafta: Alvin ve Sincaplar 3: Eğlence Adası çocuklar için eğlenceli bir seyir vaat ediyor. Haftanın sürprizi ise Mısır yapımı Mikrofon. Herkese iyi seyirler.

Kundo Koyama’nın, Shinmon Aoki’nin 1996 tarihli Coffinman: The Journal of a Buddhist Mortician adlı otobiyografik eserini baz alarak yazdığı senaryodan, Yojiro Takita yönetmenliğinde beyazperdeye aktarılan Son Veda, 2009 yılında ‘Yabancı Dilde En İyi Film Oscarı’nı büyük bir sürpriz yaparak ülkesine götüren aynı zamanda Japonya’da 10 dalda birden Akademi ödülü kazanmış bir başyapıt...

O sabah uyandım. Her zamankinden farklı olarak odamda değil bir hastane koğuşunda. Boynumu çevirmeye çalıştığımda duyduğum acı hareketimi tamamlamama izin vermedi ama kulağıma gelen seslerden yalnız olmadığımı anlamıştım. Birkaç dakika sonra gelen beyaz formalı doktor gözkapaklarımın içine baktı ve onun yardımcısı olduğunu sandığım hemşireye birtakım Latince isimler sıraladı. Odadan hızla çıkan hemşire az sonra elinde bir şırınga ile çıkageldi. Sağ kolumda hissettiğim acı ile uykuya dalmam bir oldu.

49. Uluslararası Altın Portakal Film Festivali’nde bu sene yarış, pek sönük geçeceğe benziyor. Ulusal Yarışma Filmleri arasında yönetmeni Ali Aydın’a 69. Venedik Film Festivali’nde 'Geleceğin Aslanı' ödülünü kazandıran Küf de bulunuyor. Fakat Hülya Avşar’ın ‘gişe filmi’ne ödül vereceği hakkındaki açıklamasını dikkate alacak olursak, Küf’ün pek şansı yok gibi.

2009 yapımı “Melekler ve Kumarbazlar” filmiyle tanıdığımız Ertekin Akpınar, 10 Yönetmen ve Türk Sineması adlı çalışmasıyla sinemamızın belleğine önemli bir katkıda bulunmuştu. Ertekin, şimdi...

Gerardo Naranjo’nun yönetmenliğini üstlendiği, Meksika’nın Oscar adayı olan, sosyal-gerçekçi bir drama olarak sınıflandırabileceğimiz Miss Bala’nın hikâyesi de Güney Amerika’nın artık suç üssü konumuna gelmiş Juarez’de geçiyor. 2006 ila 2011 yılları arasında sadece Meksika’da 36 bin kişinin ölümüne sebep olan, yılda 25 milyar dolarlık hacme sahip uyuşturucu trafiğinin ortasına düşen fakir bir ailenin kızı olan güzel Laura’nın (Stephanie Sigman) hikâyesi etrafında şekilleniyor esas olarak film.

Sinema literatürüne Alfred Hitchcock’un armağanı olan ‘cameo’, sinema jargonunda ünlü bir yüzün sürpriz bir şekilde, çok uzun olmamak koşuluyla perdede görünmesi anlamına geliyor. Sinema tarihinde yönetmen cameo’su sayılabilecek çok örnek var. Özellikle M. Night Shyamalan, Spike Lee ve ‘sinema tanrısı’ Quentin Tarantino gibi isimler, her defasında Hitch’e selam sarkıtırcasına, birçok filmde/filminde kadraja bir kenarından sızıverdi. Bu listede, pek uzun olmayan dolayısıyla da dikkatlerden kaçan, en ince ‘10 Yönetmen cameso’sunu sizlerle paylaşıyoruz…

7. Sinemardin Uluslararası Film Festivali, 8 Haziran akşamı yapılan açılışla start verdi. Açılışta Murathan Mungan’a Onur Ödülü takdim edildi. Ücretsiz olan gösterimler 15 Hazirana değin sürecek…
Ad